Etiket: Avusturya

Avusturya’da Güzel Bir Köy Hallstatt (37 Fotoğraf)

Avusturya'da Güzel Bir Köy Hallstatt (37 Fotoğraf)

Avusturya Salzkammergut Göller Bölgesi’nde Salzburg ve Graz şehirleri arasında konumlanan Hallstatt nefes kesen manzarasıyla Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerindendir.Hallstatt doğal güzelliği yanı sıra 7000 yıla varan geçmişi ile de tarihi yönü olan bir kasaba.UNESCO, 1997 yılında Dünya Kültür Mirası listesine almış burayı. Şu anda da turistik amaçlı hizmet veren tuz madeni ve kasabanın kendi tarihini anlatan müzesi var.Ayrıca kasabanın ölen sakinlerinin boyanmış ve aile isimleri yazılmış kafatasları da sergileniyor.1997 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınan Hallstatt, sessiz sakin doğayla iç içe ve dinlenmek için ideal bir yer.Bu Hallstatt denen köy, fotoğraflarına bakmaya doyamayacağınız güzellikte bir memleket. Avusturya sınırları içinde yer alan bu şirin ötesi köy aynı zamanda dünyanın bilinen en popüler tuz kaynaklarından da biriymiş. Günümüzde ekonomik gelirinin çok büyük çoğunluğunu elbette ki turizmden elde eden Hallstatt köyünün bir özelliği de mezarlık alanının çok ama çok küçük olmasıymış. Dolayısıyla her 10 yılda bir mezardan kemikler çıkarılıyor ve yeni cenazeler için yer açılıyormuş. Lokal kiliselerinde de kafataslarından oluşmuş bir nevi sergi bulunuyormuş ve bu kafataslarının sahiplerinin adları, meslekleri ve ölüm tarihleri de özenle işleniyormuş. (Daha Fazlasını Oku)

Franz Joseph Haydn Kimdir?

Franz Joseph Haydn (31 Mart 1732; Rohrau, Aşağı Avusturya – 31 Mayıs 1809; Viyana) Klasik dönemin ünlü Avusturyalı bestecisi. Hem Mozart’ı hem Beethoven’ı etkilemiştir. Baba Haydn olarak bilinir. En çok senfoni türündeki eserleriyle tanınır; bu türde 104 eser vermiştir.
Yaşamı
31 Mart 1732’de Aşağı Avusturya’nın Rohrau kentinde doğan Haydn, yoksul bir ailenin çocuğuydu. Ailesi onu, 6 yaşında iken bir koroya katılmak üzere Viyana’ya gönderdi. Sesi kalınlaştıktan sonra da Viyana’da kalarak müzisyenlik yapmaya devam etti, bestecilik dersleri aldı. 1761’de Esterházy ailesinin yanında iş buldu ve hayatının 30 yıldan fazlasını bu soylu aileye hizmet ederek geçirdi. İşi, onların istekleri ve ihtiyaçlarına uygun müzik bestelemekti. Diğer bestecilerden ve müzik çevrelerinden uzak oluşu, onun yaratıcılığını ortaya çıkardı, ününün yayılmasına ise engel olmadı. 1780’lerde besteleri tüm Avrupa’da çalınmaktaydı. Ününden ötürü çeşitli yerlere davet edilir ve davet edildiği şehirde ilk kez çalınmak üzere bir eser bestelemesi istenirdi. Bu şekilde yazdığı Paris Senfonileri ve Londra Senfonileri en çok bilinenleridir. Yaylı dörtlüleri için yazdığı eserlerde de kendinden öncekilerden farklı olarak her çalgıya eşit rol vererek yenilik getirmiş ve bu düşüncesiyle Mozart’ı etkileyerek Haydn’a adanmış altı kuartet bestelemesine neden olmuştur. Beethoven’ın ilk dönem eserlerinde de Haydn etkisi görülür. Haydn ve Mozart’ın 1781’de başlayan arkadaşlıkları yıllarca sürmüştür. Beethoven’a ise Esterhazy sarayında özel ders vermiştir. (Daha Fazlasını Oku)