Aşık Gufrani’nin Bir Taşlama Hikayesi

Aşık Gufrani'nin Bir Taşlama Hikayesi

Bilindiği üzere aşıklar, uzak veya yakın çok yerler gezer dolaşırlar. Yine böyle bir kış günü Karaman’ın Güdümen köyüne Aşık Gufrani’nin bir yolu düşer. O zamanlarda gittiğin yerden bugünkü gibi araçlar olmadığı için köyde misafir kalınırdı. Böyle durumlar için köyde misafir odaları bulunurdu. Eğer tanıdığınız biri varsa sizi misafir odasında değil kendi evinde ağırlarlardı.

Köyün namlı ağası Hacı İbrahim Ağa’nın evinde misafir olmaya karar verir. Ağanın evine geldiğinde Gufraniyi bir uşak kapıda karşılar. Uşak ağaya misafir geldiğini söyleyince Hacı

Karamanlı Aşık Hottoğlu Hakkında Bilgi

Karaman’ın tanınmayan ve kendisini tanıtmayan bir Halk Şairi olan Hottuoğlu, Aladağ’ın engin eteklerinin kuytu bir köşesinde; üst tarafları Çam ormanları aşağı tarafları Gök su nehrinin çevrelediği, Cennet meyvesi Zeytin Ormanları ile bezenmiş olan Çukur Köyündendir.

Asıl adı Ali olup 1863 doğumludur. Cahil olan Hottuoğlu; tabiatın latif ve hırçın, Göz ve gönül çekici bütün görevlerini etrafında toplayan, Çam ve Zeytin kokulu, küçük Köyünden sanki hiç dışarı çıkmamış, çok çekimser ve kabına çekilmiş, sakin ve latif mizaçlı bir Aşık tir. Hiç evlenmemiştir. (Hunsa olduğu da söylenirdi) çok kıymetli bir Horozu ile bir de Kedisinden başka hiçbir can yoldaşı yoktur. Temiz ve tertipli olup Köy kadınlarının yaptıkları işleri hiç beğenmez, ekmeğini, yemeğini kendisi yapar hatta elbiselerini de çok güzel bir dikişle kendisi dikerdi. Çok temiz ve titiz olmasına rağmen o nispette de alçak gönüllüdür. Köyünde ve civar köylerde, kadın erkek, küçük büyük her boy insanlarla ahbaptır. Herkesin

Şair İbrahim Tennûrî Hakkında Bilgi

Şair Şeyhî Hakkında Bilgi

Akşemseddin’in öğrencilerinden olan İbrahim Tennûrî Fatih devrinde yaşamış bir tekke şairidir. Doğum tarihi ve doğum yeri tam olarak bilinmemektedir. Fakat Sivas’ta veya Amasya’da dünyaya geldiği söylenmektedir. Bunun sebebi büyük bir ihtimalle Babası Sarrafoğlu’nun Hüseyin Sivas’lı, annesinin ise Amasyalı olmasıdır.

İbrâhim Tennûrî aile çevresinde başladığı öğrenimine Konya’da devam etti. Müderris Sarı Yâkub Efendi’den icâzet aldıktan sonra Kayseri’ye giderek bir süre Huand (Hunda) Hatun Medresesi’nde müderrislik yaptı. Bu yıllarda tasavvufa yönelen İbrâhim kendisine mânevî ilimleri öğretecek bir mürşid aramaya başladı. Önceleri Safeviyye

Aşık Veysel Şatıroğlu Hakkında Bilgi

 

Aşık Veysel Şatıroğlu Hakkında Bilgi

Aşık Veysel Şatıroğlu ; Anadolu da  Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve  Dadaloğlu’nun zamanımıza devrettiği  aşıklık görevini hakkıyla yerine getiren  son temsilcisiydi. Kördü ama herkesten daha iyi görürdü. İlk şiirini Mustafa Kemal Atatürk’e yazmıştı.

Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.Annesi Gülizar, babası “Karaca” lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel’in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi.

Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti.Aşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri’nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970’li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı

Aşık Paşa Kimdir? Aşık Paşa Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı

Asıl adı Ali olan Âşık Paşa bir büyük İs­lam âlimi ve tasav­vufta ön sıraları işgal eden Horasanlı Şeyh Baba İlyas’ın torunudur. Soy itibarıyla böyle ulu ve köklü bir ocağa mensuptur. Babası Muhlis Paşa’dır. Ancak o babasını iki yaşında kaybetmiştir.

Âşık Paşa ailesinin bü­yük bir dramı vardır. Aile bu acıların içinde kıvranmış ve bu durum 1239 yılından 1274 yılına kadar sürmüştür. Âşık Paşa’nın dedesi Şeyh İlyas, öğrencilerinin çokluğu ile ünü yayılmış bir hocadır. Ancak her gelenin, “Baba İlyas müridiyim” demesi onlara olan hâkimiyetini ve onları görüp gözetmeyi de güçleştirmiştir. Böylece Baba İlyas’ın müritleri ara­sına yabancı ve gayrimillî emeller besleyen Hristi­yanlar da katılmıştır. Baba İshak bunların başında gelmektedir. Aslen Karamanlı veya Kefersudlu

Karaman’lı Aşık Gufrani ve Eserleri

1

Aşık Gufrani(1864-1926) Karaman’a bağlı Başkışla köyünde 1864 yılında dünyaya gelen Gufrani’nin asıl adı Durmuş Ali’dir. Babası köyün ağalarından, Ferhat oğullarından Mehmet Ali Ağa’dır. İlkokul tahsilini , köyündeki “Sıbyan Mektebi’nde” yapmıştır.

1879 yılında Gufrani 15 yaşındadır.O yıl kış mevsimidir ve gece başlayan kar,gece yarısına kadar yağmıştır. Kar dindikten sonra her tarafı kaplayınca dolunayın ışığ ile ortalık sabah gibi aydınlanır.Gufrani bir ara uykusundan uyanır ve pencereden dışarı bakınca sabah olduğunu sanarak elbisesini giyerek okulun yolunu tutar.Kapıyı açıp içeri girdiğinde öğretmenin makamında üç hocanın oturduğunu görür.Hocalar Gufraniye yanlarına gelmesini söylerler.Gufrani yanlarına yaklaşınca hocanın birisi diğer hocaya;

Doldur ver; der…

Aşık Edebiyatı

Âşık,Türk Halk Edebiyatında XVI. yy’ın başından itibaren görülen şair tipidir.Âşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “âşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır. Rüya da genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır.Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır.Bardağın rüyada tas halinde görülmesine de sık sık rastlanır.Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere aşk dolusu denir. Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bâde adını da almaktadır.Bunlar;erlik, pirlik ve âşk badesi diye adlandırılırlar.

Âşıklarımız genellikle bir usta âşığın yanında yetişirler.Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler.Âşık meclislerinde,kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince