Binlerce Kelimeyle Anlatılamayan Fotoğraflar (47 fotoğraf)

Bu gönderideki fotoğrafların çoğunun sizin dikkatinizi çekmesiyle kalmayıp,kartpostallara da basılmaya değer olduklarını göreceksiniz. Renklerin şaşırtıcı öykülerini ve inanılmaz doğal güzellikleriyle dolu olan bu resimleri görüntülemenizi tavsiye ederiz.Çünkü bu resimlere her yerde raslayamazsınız.

Binlerce kelime yerine fotoğraflar (47 fotoğraf)

Kedinin Düşme Anı

Fakat iki ayak üstüne… 🙂 Muazzam bir amortismanı var.Düşme anındaki yere değmesinden itibaren bir daha dikkatlice seyrediniz.Tek kelimeyle harika…Konunun devamında.

Ani Harabeleri

Doğal koşullarının uygunluğu, askerî ve ticarî önemi nedeniyle tarih boyunca yoğun bir yerleşmeye sahip olan Kars şehri, askerî bir kale olarak 1750 metre yüksekliğindeki plato üzerine kurulmuştur.

Urartular Döneminde (M.Ö. 860-665) “Diavehi Ülkesi” ya da “Akhuryan Ülkesi” olarak adlandırılan bölge, Aras Nehri’nden Çıldır’a kadar uzanmakta ve Ani’yi de içine alan Arpaçay Nehri’nin havzasını kapsamaktadır. Ermeniler Döneminde, Kars Irmağı havzasının bulunduğu bölge Vanand/Vanant adıyla tarih kaynaklarında geçmektedir[1].

M.Ö. 860’tan itibaren Urartu hâkimiyetinde uzun süre kalmış olan şehir, M.Ö. 665 yılında İskitlerin eline geçmiştir. M.Ö. 549-330 yılları arasında Pers İmparatorluğu hâkimiyeti altında bulunan bölge, İmparator Darius tarafından “Armenia” adıyla 13. satraplık hâline getirilmiştir. Bu satraplığın sınırlarına kuzeyde Aras Nehri’nden Yukarı Dicle Nehri’ne kadar olan bölge, güneyde Boton Çayı’na, Fırat ve Dicle havzasındaki eyaletler bağlanmıştır[2].