Sultan Alparslan’ın Vefatı

Sultan Alparslan’ın Vefatı

SULTAN ALPARSLAN’IN VEFATI…
Sultan Alparslan, Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde çok sayıda atlı ile Maveraünnehr’e doğru sefere çıktı. Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu. Ordunun başında Buhara’ya yaklaştı. Amuderya nehri üzerinde bulunan Hana kalesini muhasara etti. Kale komutanı, batıni sapık fırkasına mensup Yusuf el-Harezmi, kalenin fazla dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını bildirdi. Hain Yusuf, Alparslan’ın huzuruna çıkarıldığı sırada Sultan’a hücum edip, hançer ile yaraladı. Yusuf’u derhal öldürdüler.
Fakat Sultan Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı. Dördüncü günü, 25 Kasım 1072 tarihinde; “Her ne zaman düşman üzerine azmetsem, Allahü tealaya sığınır, O’ndan yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda, askerimin çokluğundan, ordumun büyüklüğünden bana, ayağımın altındaki dağ sallanıyor gibi geldi. “Ben, dünyanın hükümdarıyım. Bana kim galip gelebilir?” diye bir düşünce kalbime geldi. İşte bunun neticesi

 

olarak, cenab-ı Hak, aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allahü tealadan af diliyor, tövbe ediyorum. La ilahe illallah Muhammedün resulullah!…” diyerek şehid oldu. Tahran yakınlarındaki Rey şehrine defnedildi. Yerine oğlu Melikşah geçti.

Malazgirt Savaşı ve Selçuklu Sultanı Alparslan

Malazgirt Savaşı ve Selçuklu Sultanı Alparslan

Bizanslıların elinde bulunan ve zabt edilemez denilen Ani Kalesini alan Sultan Alparslan daha sonra Gürcistan,Ermenistan ve Kars’ı ele geçirdi.Bu sırada Karahanlı ve Hazneliler ile dostluğunu ilerletti.Fakat Alparslan’ın gözü Bizans İmparatorluğundaydı.Sebebi ise bizanslılar’ın Müslüman topraklarına büyük rahatsızlıklar vermesiydi.

Anadolu’ya akınlarak düzenleyerek  maddi ve manevi kuvvetlerini azaltarak fetih için ortam hazırladı.Ordusuyla  1071 Nisan ayında halep’i teslim aldı.Bunu fırsat bilen Bizans İmparatorluğu iki yüz bin kişilik ordusu ile Doğu Anadolu’ya doğru yola çıktı.Bizans İmparatorluğu’nun amacı Sultan Alparslan’ın halep’te olduğu sırada kuzeyden çevirme yaparak  Türk Ordusu’nu gafil avlamaktır.

Bizans Ordusunun Doğu Anadoluya doğru ilerlediğini duyan Alparslan,Urfa,Diyarbakır,Bitlis’ten geçerek Ahlata gelir.Bu kadar hızlı bir şekilde Türk Ordusu’nun gelmesine kızan Bizans İmparatoru Diyojen (Romanos Diogones) Malazgirt Kalesi’ni işgal ederek kale içerisindekileri kılıçtan geçirir.

Sultan Alparslan 24 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt’in doğusunda bulunan Rahva Ovası’nda ordusunu hazırladı.Bu sırada Türk Ordusu’nda bulunan asker sayısı kırk bin civarındadır.İki yüz bin Kişilik Bizans ordusu

Alparslan Malazgirt’te Ordusuna Hitabı

ALPARSLAN.

Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:

-Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim.

Büyük bir inançla söylenen bu heyecanlı sözlere askerler hep bir ağızdan:
-Ey Yüce Sultan! Her zaman senin emrinde ve seninle olacağız, nereye gidersen oraya gideceğiz, diye haykırdılar.

Alparslan Türkeş Kimdir?

Yıl 1860 Orta Anadolu’da, Kayseri’nin, Pınarbaşı ilçesi’nin Yukarı Köşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz’in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilir.

Yıl 1917 ve Kasım’ın 25’i, öğle vakti.. yer, Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazi evde, Kıbrıs’a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve esi Fatma Zehra Hanimin Ali Arslan adini verdikleri oğulları dünyaya gelir.

Yıl 1921 ve 4 yıl 4 ay 4 günlük Ali Arslan, annesi tarafından yıkanır, yeni elbiseler giydirilir ve devrin âdetince fesi mücevherler ile süslenerek Sarayönü ilkokul’una (Sıbyan Mektebi) gönderilir. Sarıklı ve mübarek bir Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi’nin dizi dibine çöken Ali Arslan’ın ağzından çıkan ilk söz bir euzü besmeledir. Ey Rahman ve Rahim olan Allah’ım, annem beni yetiştirdi bu mektebe yolladı, okuyup yetişip, milletime hizmet etmek istiyorum dermişçesine bir besmeledir, Ali Arslan’ın ağzından dökülen..

Alparslan Türkeş’in Özlü Sözleri

* Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez
* Milliyetçilik; reaksiyon değil, aksiyondur. Dinamiktir.
* Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgar tayin eder.
* Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.
* Mülkiyetin;başkalarını sömürme, ezme aracı olarak kullanılmasına karşıyız.
* Milliyetçilik ülküsü, ideolojisi her türlü sınıf sistemlerine karşıdır.
* Fikir, iman, ülkü aşkı … İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Selçuklu Sultanı Çağrı Bey’in Alparslan’a öğütleri

Selçuklu Sultanı Çağrı Bey’in Alparslan’a öğütleri

Ey oğul! Allah’tan nasıl korkmak lazımsa öyle kork. Kalbinde utanma duygusu yer tutsun.

Sana ne bir yurt ne de bir hazine bıraktım. Senin en güzel hazinen ahlaktır.

Oğul!

Lider olmak ateşten gömlek giymektir. Eger ki insanlar seni seçmediği sürece. Seçildiğin zaman da Allah’ın emrinden ayrılmayasın.

Oğul!

Sultan Alparslan’ın Vasiyeti

Sultan Alparslan’ın vasiyeti

Selçuklu Devleti hükümdarıdır. Malazgirt zaferi (26 ağustos 1071) ile Anadolu’nun kapılarını, 200.000 kişilik Bizans ordusunu yenerek, Müslüman Türklere açmıştır.

Malazgirt’te yapılan bu savaştan önce askerlerini toplayan Alparslan atından inerek secdeye varmıştı ve; “Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. bana yardım et”, diye dua etmişti.