Etiket: Allah

Allah Razı Olsun

Allah razı olsun

Sual: Allah bin kere razı olsun demek küfür olur mu? Çünkü Eshab-ı kiram kitabında (Allahü teâlâ, Eshab-ı kiramdan razı olduğunu bildiriyor. Allahü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Onlardan razı olması da sonsuzdur. Bunlardan razı olması değişmez) deniyor. Allah bin kere razı olsun denince, Allah’ın razı olma sıfatının sanki değişeceği anlaşılıyor. Bu ise küfürdür. Şu halde, Allah bin kere razı olsun demek caiz mi?

CEVAP
Caizdir, mahzuru yoktur. Kimse o manada söylemez, tekit [vurgulamak] için; yani işin önemini bildirmek için söylenir. Bu husus Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde de vardır. Eshab-ı kiram için bir kere cennetlik dense

Daha Fazlasını Oku

Allahü Teâlâyı Çok Anmalı

Allahü Teâlâyı Çok Anmalı
Allahü teâlâyı çok anmalı

Sual: Allah’ı hatırlamak için hangi duaları okumak gerekir?
CEVAP
Müslüman, itikadını düzelttikten sonra, kul ve Hak borçlarını ödemeye gayret etmeli, fırsat buldukça her işte Allahü teâlâyı hatırlamaya çalışmalıdır! Bildiği dua ve tesbihleri okumak da Allahü teâlâyı hatırlamak olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah’ı çok zikredenlerin [ananların] günahları affolur ve büyük mükafat verilir.) [Ahzab 35]

Daha Fazlasını Oku

Şeytanın Vesvesesi

Şeytanın Vesvesesi

Şeytan, daima müminlerle uğraşır. Eğer inanmayanlar ve münafıklar, ‘bizde vesvese yoktur’ diyorlarsa, bu doğru. Çünkü onlarda ahiret, tevbe, zikir, salih amel endişesi yok ki, şeytan onları kendi tarafına çekmek için bir çaba harcasın.

Şeytanın her türlü düşmanlığına rağmen, mümin, kalbine gelen vesveseden korkmaz, önemsemez ve Allah’a yönelip sığınırsa, vesvesenin ona hiçbir zararı olmaz. Hatta vesveseye uymadığı, Allah’a yöneldiği için sevap bile kazanır.

Rasulullah (A.S.) Efendimiz, nefis ve şeytandan kaynaklanan kötü düşüncelerin, konuşulmadığı ve onlarla amel edilmediği müddetçe insana bir zarar vermediğini ve affedildiğini müjdeliyor. (Buharî, Müslim)
Ashaptan bazıları Allah Rasulüne (A.S.) gelerek: Daha Fazlasını Oku

Marifetullah – Allahı Tanıma İlmi

Marifetullah - Allahı Tanıma İlmi

MARİFETULLAH”ALLAHI TANIMA İLMİ
Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihi ecmeîn.
Bismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur. Daha Fazlasını Oku

Dua Edelim

Dua Edelim

DUA EDELİM
Allah’ım sana devamlı ve büyüklüğüne lâyık bir hamdle hamd olsun. Resûlullah efendimize, Ehl-i beytine, Eshâbına, O’nun yardımcılarına hayır duâlar olsun. Yâ Rabbî! Yerde ve gökte sana itâat edenlere merhamet eyle. Ey kerîm olan Allah’ım! Lütuf ve keremin hürmetine bütün günahlarımızı, hata ve kusurlarımızı affeyle. Yaptığımız zulüm ve haksızlıklar sebebiyle olan kul borçlarından bizi kurtar. Kereminle Daha Fazlasını Oku

Kavramlarla Kurân-ı Kerim’e Bakış

Kavramlarla Kurân-ı Kerim'e Bakış

BEYİN

“İNSAN”

MİCRO EVREN

“YERYÜZÜNDE HALİFE”

İsmi “ALLAH” olarak tanıtılanın, algıladığımız boyuttaki en büyük mucizesi…

Yeryüzündeki en mükemmel ve en muhteşem yapı …

Allah’ın mahlûkatı (mikro evreni) oluşturduğu Arz’da (Bedende) var olan meyvedeki(İnsandaki) tomurcuklu (açılıma hazır) hurma ağacı…(55/10-11)

“Rasûl’ün Hakikati”ne(Kuantum potansiyele(“Esmâ Mertebesi”ne) ayna olan yapı

Esmâ mertebesinin, yaşamakta olduğumuz boyuttaki aynası

Kişinin “Levh-i Mahfuz”u

Allah’ın Semâdan (Esmâ mânâlarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzâl ettiği, arzdaki (bedendeki) kaynak….

Sabah-akşam (âfakî ve enfüsî seyirde) Allah’ı tesbih eden ev…(24/36)

Allah’ın, “Nur = Hakikat ilmi”nin yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esmâ’sının elvermesiyle) izin verdiği ev…(24/36) Daha Fazlasını Oku

Kuran-ı Kerimde Allah’ın Tarifi

Kuran-ı Kerimde Allah'ın Tarifi

İşte “Kur’ân”daki “Allâh” Tarifi

Evet, şimdi “İHLÂS Sûresi”nde bize anlatılan Hz. MUHAMMED’in açıkladığı “ALLÂH”ı özetle tekrar ede­lim…

Bakalım bizim kafamızdaki “TANRI” anlayışıyla Kur’ân­-ı Kerîm’de anlatılan “ALLÂH” anlayışı birbirine uyuyor mu?..

“ALLÂH”, “AHAD” oluşu dolayısıyla, sınırsız-sonsuz, zerrelere cüzlere ayrılmaktan berîdir!

“ALLÂH”, “SAMED” oluşu dolayısıyla öyle bir tümel varlıktır ki, ne kendisine bir varlığın girmesi veya katılması söz konusu olabilir; ne de kendisinden ikinci bir varlığın çıkışı, meydana gelişi! Hiçbir eksiği, noksanı ve bu yüzden de bir şeye muhtaciyeti düşünülemeyecek olandır “ALLÂH”!

“ALLÂH”, “LEM YELİD” oluşu dolayısıyla, kendisinden meydana gelecek ikinci bir varlığın mevcudiyetinden söz

Daha Fazlasını Oku

Beş Duyudan Kayıtsız Düşünelim

Beş Duyudan Kayıtsız Düşünelim

Bize göre, yani beş duyulu birimlere göre, içinde yaşadığımız bir evren; ve gene bize göre makro-mikro sayısız âlemler mevcuttur… Ancak dikkat edelim, bütün bunlar, hep, gözle algıladığımız verilere göre, böyledir!
Oysa…
Şu içinde bulunduğunuz mekânı alsalar, tavanını açarak, altmış milyar defa büyütme kapasitesi olan elektron mikroskobunun lâmına oturtsalar…
Ve sonra da siz geçip o mikroskobun üzerinden, az önce içinde bulunduğunuz mekâna baksanız…
Acaba ne görüyor olacaksınız? Daha Fazlasını Oku

Allah’a Ulaştıran Mertebeler

Allah'a Ulaştıran Mertebeler

Allâh’a Ulaştıran Basamaklar

İman ve İslâm mevzuunu böylece anladıktan sonra; İslâm Dini’ne iman etmiş, dolayısıyla İslâm’ın bildirdiği Allâh’a, Rasûlüne, meleklere, kitaplara, diğer Nebi ve Rasûllere, âhiret gününe, hesap ve kitaba, yeniden dirileceğine iman etmiş bir kişinin ilerlemesi nasıl oluyor?..

Bu ilerlemeyi, tekâmülü, Allâh’a ulaştıran basamakları, bazıları yedi mertebeye ayırıyor, bazıları üç mertebeye ayırıyor, bazıları dört mertebeye ayırıyor. Bu ayırım çeşitli kişilerde çeşitli tasniflere tâbi tutulmuş.

Baştan alalım…

Yediye ayıranlar: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Radiye, Mardiye ve Sâfiye olarak ayırmışlar.

Dörde ayıranlar: Emmâre, Levvâme, Mülhime ve Mutmainne olarak ayırmışlar.

Üçe ayıranlar: Levvâme, Mülhime, Mutmainne demişler; Emmâreyi zaten hiç saymamışlar!..

Emmârenin sayılmamasının nedeni:

Emmâre; emredenden geliyor. Emmâre, emredici nefs demektir!

Emmâre emredici nefs demekse, nefs emrediyor! Emreden kim?.. “Nefs” isminin arkasında o fiile emreden, onun terkibi yani emreden, “Rabbi” oluyor!.. Rabbine uymuş oluyor!.. Daha Fazlasını Oku

Rab Ne Demektir?

Rab Ne Demektir?

“Rab” Ne Demektir?

Efâl mertebesi dediğimiz mertebede tasarruf eden, Efâl mertebesini meydana getiren, mutlak varlıktır… Allâh’tır!.. Efâl mertebesini meydana getirmesi ve Efâl mertebesinde mutlak mutasarrıf olması hasebiyle “Rab” ismiyle anılır.

Evet… “RAB”; terbiye edici, mürebbi anlamındadır. Ancak, bir annenin çocuğunu, bir öğreticinin öğrenciyi terbiyesi gibi bir terbiye asla anlaşılmamalıdır; çünkü bu tür anlayış, tam bir bataklığa saplar insanı!.. Bu anlayış, neticede bir sen ve bir de seni terbiye eden, senden ayrı, yukarıda ikinci bir TANRI anlayışına sürükler seni!..

“RAB” kelimesindeki terbiyeyi nasıl anlayacağız öyle ise?..

Daha Fazlasını Oku