Abdulhamid’in Bidar Sultan’a Şiiri

Abdulhamid'in Bidar Sultana Şiiri

Abdülhamid Han’ın Bidar Sultan’a okuduğu Eşrefoğlu Rumî’nin yazmış olduğu şiir..

Cihanı hiçe satmakdur adı ‘ışk
Döküp varlığı gitmekdür adı ‘ışk

Elinde sükkeri ayruga sunup
Aguyı kendü yutmakdur adı ‘ışk

Bela yagmur gibi gökden yagarsa
Başını ana dutmakdur adı ‘ışk

Bu ‘alem sanki oddan bir denizdür
Ana kendüyi atmakdur adı ‘ışk

Var Eşrefoğlı Rûmî bil hakikat
Vücudı fani itmekdür adı ‘ışk

Mehmet Akif Ersoy’un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi

Mehmet Akif Ersoy'un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi

“Senin istifa ettirdigini bizde istifa ettirdik”
Mehmet Akif Ersoy, Sultan AHMET Camii’ne her gittiğinde orada iki gözü iki çeşme ağlayan yaşlı bir zâta rastlamaktadır. Bu yaşlı zât, başından geçen bir olayı kendisine anlatınca, Mehmet Akif Ersoy bundan çok etkilenmiş, bu yaşlı zatla aralarında geçen konuşmayı ise bizlere şöyle nakletmiştir:
Sabah namazlarını kılmak için Sultan AHMET Camii’ne gidiyordum. Her sabah ne kadar erken gidersem gideyim, mihrabın bir kenarına oturmuş, saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam, ümitsizce, bedbin bir şekilde durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki, ağlamadığı tek bir dakikayı yakalayamadım. Nihayet bir gün yanına sokuldum ve “Muhterem” dedim,”A efendim!” dedim.
“Niye bu kadar ağlıyorsun? ALLAH’ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu?”

Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun Duası

Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu'nun Duası

Ya RAB,

Kulluğumıuzu şu kelimeyle ilan ediyoruz; Estağfirullah, Estağfirullah, sümme estağfiruulah

İmanımızı da şu kelimeyle yeniliyoruz; Eşhedü en laiLAHE ilLALLAH ve eşhedü enne Muhammeden Abdühü ve Rasulühü.

Ya RABBi! Yaratılışımızın gayesi; ubudiyettir. Ve ubudiyet o dur ki, biz, fatır-ı Zülcelâlin dergah-ı rahmetinden affımızı talep ediyoruz yani; Estağfirullah ve Sübhanallah ile kusurumuzu, Hasbünallah ve Elhamdülillah ile

Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’ndan Güzel Bir Yazı

Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlundan Güzel Bir Yazı

Kıymetli Dostlarım!
Bugün din adına hareket ettiğini iddia eden bazı çevreler, İslam’a ve Müslümanlara hizmet ediyoruz diyerek “maneviyat”, adı altında insanlardan “maddiyat” talep etmektedirler.Hâlbuki Rabbimiz Yasin suresinde; “Uyun! sizden hiç bir ücret istemeyene ki o, hidayet üzerinedir,” buyurmuşlardır.

Bugün ücret istemeden doğru yolu gösteren kimdir?
Dini müdafaa ediyorum diye mücadele yaptıklarını söyleyenlerin asıl gayesi dini müdafaa etmek midir? Yoksa

Yedi-sekiz Hasan Paşanın Ayaklanmayı Durdurması

Yedi-sekiz Hasan Paşanın Ayaklanmayı Durdurması
YEDİ-SEKİZ HASAN PAŞANIN AYAKLANMAYI DURDURMASI
20 Mayıs 1878 günü saat 11.00’de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi… Galatasaray Lisesi

Abdülhamid Han’ın Filistin’e Yahudilerin Yerleşmemesi Emri

Abdülhamid Han'ın Filistin'e Yahudilerin Yerleşmemesi Emri

ABDULHAMİD HANIN FİLİSTİNE YAHUDİLERİN YERLEŞMEMESİNİN EMRİ

Yıldız Sarayı Hümâyûnu Baş Kitâbet Dairesi,

Beyrut Vilâyeti dahilinde Safed Kasabasında bulunan ve Hayfa’ya 440 (Dört yüz kırk) ecnebî Musevinin istidâları vechile Tâbi’iyyet-i Devlet-i Aliyye’ye kabulleri istîzânın hâvi resîde-i dest-i ta’zim olan 20 Zilhicce 1308 tarihli tezkere-i Sâmiye-i sadâret-penâhileri manzur-i alî oldu. Musevîlerin Kudüs civa­rında içtima’ ve iskân etmeleri, ileride orada bir Musevî hükümetin teşekkülünü intâc edebileceği müâbesesiyle kat’â câ’iz olmaktan başka; zaten

Sultan 2. Abdülhamid Han’ın İcraatları

* İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
* İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
* Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvay…
lar kuran,
* Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
* İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
* Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
* Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
* Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)
* Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran!
* Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktiren de, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de!

Abdülhamit Han’ın Filistin’i Satın Almak İsteyen Siyonistlere Cevabı

Abdülhamit Han'ın Filistin’i Satın Almak İsteyen Siyonistlere CevabıFİLİSTİN’İ SATIN ALMAK İSTEDİ

Yahudi Hahambaşı, Abdülhamid’in önünde diz çökerek kendisini ve halkını affetmesi için yalvardı.

Zaman yazarı Mustafa Armağan, son günlerde özür meselesi yüzünden gerilen Türkiye-İsrail ilişkilerinin tarihsel boyutuna ilişkin çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Armağan yazısında, Abdülhamid döneminde yahudi hahambaşının Sultan’ın önünde diz çökerek nasıl özür dilediğini anlattı.

İŞTE O YAZI

Mavi Marmara katliamı için İsrail’den beklediğimiz özür, askerî krize dönüşürken, Türkiye’nin B ve C planlarını devreye sokacağını açıklaması ortalığı karıştırdı. Bundan böyle donanmamızın Doğu Akdeniz’de seyrüsefer halinde olacağı açıklaması da malum lobilerde “Türkiye’ye neler oluyor?” sorusunun kuyruğunu tutuşturmuş oldu.
URGANLARI TEKER TEKER KOPARIYOR

Türkiye’ye bir şey olduğu yok, uykudan uyanıyor sadece. Cüceler ülkesindeki Gulliver, uykudan uyandığında kendisini sımsıkı bağlamış bulunan urganları teker teker koparıyor, hepsi bu. Yarın öbür gün Ayasofya ve 12 Ada dosyalarının açılmayacağını kimse garanti edemez; buraya yazıyorum.