Devamı var:Yunan Mitolojisinde Kahramanlar

Dafni
Destana göre, Yunan deniz tanrılarından biri olan Peneus’un kızı Dafni’ye, Apollon aşık olmuştur. Dafni’ye umutsuzca aşık olmasının nedeni, aşk tanrısı Eros’un oklarından birine hedef olmasıdır.

Apollon aslında çok iyi bir okçudur ve kendiyle övünmeyi çok sever. Birgün kendisi gibi iyi bir okçu olan Afrodit’in oğlu genç Eros ile karşılaşır ve onun okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyler. Buna karşılık, Eros öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok Apollon’un kalbine saplanır ve Dafni’ye umutsuzca aşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok Dafni’nin kalbine saplanmıştır. Dafni, Apollon’dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.

Bir gün Dafni yine kaçarken Apollon’a yakalanır ve babası Peneus’dan yardım ister. Peneus, Dafni’yi Defne ağacına dönüştürür ve Dafni sonsuza dek defne ağacı olarak kalır.

Apollon ise, Defne ağacından aldığı yapraklarla kendine bir taç yapar ve bu tacı başından hiç çıkartmaz. Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz defne yapraklarından yapılmış tacın sebebi budur.

Egeus
Yunan mitolojisi karakterlerinden biri. Ege Denizi’ne ismini vermiştir.
Aegeus, Atina kralı Theseus’un babasıdır. Theseus, Minotor’a karşı kazandığı zaferden dönerken beyaz yelken çekmediği için Aegeus oğlunun yenildiğini zannederek kendini denize atmıştır. Aegeus’un kendine attığı denize o günden sonra Ege adı verildiği rivayet edilir.

Erikhthonios
Erikhthonios, Erichthonius veya Erechtheus, Yunan mitolojik kahramanlarından biridir.
Hephaistos’un oğludur. Hephaistos, Athena’ya tecavüz etmek ister fakat başarısız olur. Semeni yere dökülmüştür ve Erichthonius’un bu yüzden yeryüzünden doğduğu söylenir. Başka bir söylentiye göre semen Athena’nın bacağına gelir. Athena bir parça yün ile semeni silerek yere atar ve Erichthonius böylece bir parça yün ve yerden meydana gelir. Hephaistos’un Athena ile evlenmek istediği ve ilişki sırasında Athena’nın birden ortadan kaybolduğu, Hephaistos’un da semeni bu nedenle yere akıttığı da söylenir. Athena, Erichthonius’un bakımını üstlenir ve daha sonra onu bir kutuya koyar ve Kekrops’un üç kızına (Herse, Pandrosa ve Aglaura) emanet eder.

Erikhthonios büyünce çok bilge bir insan olmuş ve Atina krallığını ele geçirmiştir.

Hektor
Hektor, eski Yunan mitolojisinde tarihin gördüğü ilk ve gerçek kahramandır.
Truva kralı Priamos ile Hekabe’nin en büyük oğlu ve Paris’in kardeşidir.Truvalıların en büyük savaşçılarındandır. Halkı tarafından çok sevilir. Kimsenin karşılaşmaya bile cesaret edemediği yarı-tanrı Akhilleus’a karşı durmuş, Truva ordularını komuta etmiş ve şehrin düşmesini 10 sene geciktirmiştir. Sonunda tanrıların tanrısı Zeus zaferi Hektor’a ve Truvalılara vermeyi kararlaştırmışken karısı Hera ve kızı Athena’nın entrikalarıyla Hektor’un ölüm kararını vermiştir.Zeus’un emriyle Hektor’u koruyan tanrılar savaştan çekilmiştir. Akhilleus yanında Hera ve Athena ile birlikte Hektor’la savaşmış ve ancak Athena’nın yardımlarıyla Hektor’u öldürmeyi başarmıştır. Bu olay Hektor’u efsanevi bir kahraman yapmıştır. Cesedi şehrin etrafında defalarca döndürülmüş ve Truvalılar moral açıdan çökmüşlerdir. Hektor’un bedeni daha sonra Truvalılara geri verilmiş ve şanına yaraşır bir cenaze töreni düzenlenmiştir. Hektor olmadan Truvalılar genede dayanmış ve şehir düşmemiştir. Durum böyle olunca Athena ve Hera yine entrikalara baş vurup mertçe savaşarak değil hileyle şehri düşürmüşlerdir. Akhilleus ise Hektorun ölüsüne yaptığı saygısızlıklardan dolayı ölmüştür.Homeros’un yazmış olduğu ve Truva savaşını anlatan tek kaynak olan İlyada da Hektor ölünce kitap biter. Yani kahraman ölür ve film biter. Bu sebeple gerçek kahraman Hektor dur akhilleus değil. yarı tanrı akhilleus in ölümü ise Paris tarafından gerçekleştirilmiştir. Paris akhilleus in yaralanabileceği tek yere yani topuğuna ok atmıştır.

Herakles
Yunan mitolojisinde Herakles Roma Mitolojisi’nde Herkül, Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene’nin oğludur. Kadına aşık olan Zeus ona kocası kılığında yaklaşmıştır. Herakles’in Zeus’un çocuğu olduğunu anlayan Hera onunla sürekli uğraşmış ve ölümüne neden olmuştur. Herakles doğduğu günden itibaren tanrısal bir kuvvete sahiptir. Hera’nın gönderdiği iki büyük yılanı öldürdüğünde henüz birkaç günlük bebektir. Herakles üstün bir eğitim görmüştür. En iyi yaptığı işler ok atmak, araba kullanmak ve güreşmektir. 18 yaşına geldiği zaman Kitharion ormanlarında yaşayan ünlü canavarı öldürmüştür. Kendisine ödül olarak Thebai kralının kızı Megara verilmiştir. Bu kızdan üç oğlu olmuştur. Hera işe karışarak Herakles’i çıldırtmış, Herakles’te karısını ve çocuklarını öldürmüştür. Suçlarından arınması için Miken kralının hizmetine girip, onun her istediğini yapması gerekmiştir. Kralın Herakles’e yaptırdığı 12 işe mitolojide Herakles’in 12 görevi ve ya işleri denir.

Kassandra
Kassandra Yunan mitolojisinin bir kahramanıdır. Truva’nın son kralı Priamos’un kızı olarak savaşı yaşamış ve etrafındakileri hem savaştan dolayı, hem de Truva atı’nın getirdiği tehlikeden dolayı uyarmaya çalışmıştır, ancak onu dinleyen olmamıştır.

Christa Wolf Kassandra’yı önemli ve dünyaca ünlü bir eserinde ön plana çıkarmıştır.

Kassandra’nın en büyük arzusu geleceği bilmek ve rahibe olmaktı. Tanrı Apollon görür görmez bu güzel kızdan çok etkilendi ve ona bir teklif sundu; Kassandra onunla birlikte olursa ona geleceği görme yeteneği verecekti. Kassandra bu teklifi kabul etti ve geleceği görme yeteneğine sahip oldu. Ama Apollon ile birlikte olmadı. Bakire bir rahibe olma isteği Apollon’a verdiği sözden daha ağır basmıştı. Bir rivayete göre de aslında en başından beri Apollon ile birlikte olmaya niyeti yoktu, sadece geleceği görme yeteneği almak için Apollon’u kandırmıştı. Apollon bu duruma çok sinirlendi ve Kassandra’yı lanetledi. Lanete göre; Kassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktı. Ve asıl ağır darbe; asla rahibe olamayacaktı. Tam tersine bir kadın olarak aşağılanacaktı. Gerçekten de öyle oldu. Truva Savaşı’nı ve savaşın sonucunu görmesine rağmen kimseyi gördüğü şeylerin yaşanacağına inandıramadı. Çaresizlikle savaşın başlamasını ve bitmesini izlemek zorunda kaldı. Olacakları bilmene rağmen onları engelleyememek ne acı bir duygudur. Dahası, Agamemnon tarafından esir edildi ve onun cariyesi olmak zorunda kaldı. Bu rahibe olma hayali kuran bir genç kız için yaşanabilecek en kötü kaderdi. Ama belki kaderin cilvesi olarak bu yaşadığı durum yine bir kadın tarafından sonlandırıldı. Truva’ya savaşmaya giden Agamemnon’un karısı boş durmamıştı. Aşığı ile kocası ülkeye döndüğünde onu öldürmek için bir plan yaptı. Büyük bir zafer kazanmış olarak Kassandra ile ülkesine dönen Agamemnon’un gemisi karısının görevlendirdiği askerler tarafından Yunanistan açıklarında durduruldu. Agamemnon, aralarında Kassandra’nın da bulunduğu cariyeleri ve Agamemnon’u savunan askerler öldürüldü.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Ergunca

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir