Devamı var:

I. Dünya savaşı sırasında propaganda işlerinden sorumlu İngiliz Arnold Toynbee’nin yazdığı “Mavi Kitap”ta, ölen Ermenilerin 600 bin olduğu bildirilmektedir. Bu rakam daha sonra, Encyclopaedia Britannica’ya aynen geçmiştir. Toynbee, 5 Nisan 1916’ya kadar tehcirle, Zûr, Şam ve Halep’e ulaşan Ermenilerin sayısını 500 bin olarak zikretmektedir. Tehcire tabi olmayan 180 bin ve Kafkaslara giden 400 bine yakın Ermeni ile birlikte toplam Ermeni nüfusu, 1.300 bin olarak kabul görmektedir. Bu durumda ise ölenlerin 600 bin değil 200 bin civarında olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ermeniler’den sevk ve iskan olayında saldırılar sonucu 8500 kişi, hastalık vs. sebeplerden dolayı 52.000 kişi hayatını kaybetmiştir.Yusuf Halaçoğlu’na göre göç ve sevkıyat sırasındaki toplam Ermeni kaybı 60-62 bin civarındadır. Ermeni terör çeteleri ise bu süreçte Doğu Anadolu’da yaklaşık 518 bin sivil Türk’ü katletmişlerdir.

Bizzat, sevk ve iskan kanunu başta olmak üzere, I. Dünya savaşı sürecine ait Ermeni olayları ile ilgili hiçbir belge, tamim, talimatnâme, karar, gizli şifre vesikaları vs. bize iddia edilen Ermeni katliamına yahut soykırım-jenosid yapıldığına dair bir işaret yada bilgi vermemektedir. Bu iddialar,Türk milletine bir iftiraya ve açıkça düşmanlığa dönüştürülmek istenmektedir.

Amerikalı tarihçi Justin Mc Carty: “O dönemde bir savaş vardı ve soykırım söz konusu değildi. Bu savaş içerisinde Osmanlı hükümetine başkaldıran insanlar vardı. Hükümet bunlara reaksiyon gösterdi. Ermeniler öldüler, zaman zaman Türkler tarafından öldürüldüler. Ama çok daha fazla Türk insanı öldü. Bu bir savaştır, soykırım değildir”, demektedir.

I. Dünya savaşının sona ermesinden sonra Osmanlı Hükümeti, tehcire tâbi tutulan Ermeniler’den isteyenlerin tekrar eski yerlerine dönmeleri için bir kararnâme çıkarmıştır. 4 Ocak 1919 Dahiliye Nazırı Mustafa Paşa’nın Sadaret’e gönderdiği yazıda, Ermeniler’den dönmek isteyenlerin eski yerlerine nakledilmeleri konusunda ilgili yerlere tâlimat verildiği ve gereken tedbirlerin alındığı belirtilmektedir. Bu kararnâme on beş maddeden oluşmaktadır.

Nitekim, bu kararnâme üzerine, yüz binlerce Ermeni tekrar eski yerlerine dönmüştür. Keza, İngiltere Karadeniz Ordusu İstihbarat Birimi’nin Savaş kabinesi’ne sunduğu bir raporda, çeşitli Anadolu şehirlerinin 1914 nüfusuyla 1918 yılı nüfusu karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Bu belgede; Edirne ve İstanbul dahil Anadolu’daki 1914 Ermeni nüfusu 773.430, 1918’deki nüfusu da 658.900 şeklinde açıklanmıştır. Verilen istatistikî rakamlardan Anadolu’nun birçok şehrinde1914 yılına göre 1918 yılında Ermenilerin arttığı görülmektedir. Meselâ Ankara’da 1914’te Ermeni nüfusu 54.000 iken, 1918’de 80.000, Trabzon’da 1914’te 40.200 iken. 1918’de 58.000, Sivas’ta 1914’te 151.700 iken, 1918’de 162.000, Adana’da 1914’te 57.700 iken, 1918’de 72.000 olarak verilmiştir.

Bir diğer hususta olayın propagandasından kaynaklanan yanlış ve yanlı bilgilerdir. Dünya’nın en büyük kütüphanelerinden biri olan Washington’daki “Congress Librery” de Ermeni meselesi ile ilgili, Ermenice 300 kadar kitap varken, aynı kütüphanede sadece 16 tane Türkçe kitap bulunmaktadır. California’daki Stanford Üniversitesi’nde Hoover Institute Kütüphanesi’nde ise, bu konuda iki Türkçe, yüzlerce Ermeni görüşünü destekleyen kitap bulunmaktadır.

Yusuf Halaçoğlu’na göre; bugün Ermeni soykırımı iddiasıyla Türkiye’yi suçlayan devletlerin tarihçi bilim adamları Osmanlı arşivinde yıllardır araştırma yapmaktadırlar. Ama üç bin’den fazla yabancı araştırıcının büyük önem verdiği ve güvendiği arşivin, ne gariptir ki, Ermenilerle ilgili olan belgeleri, Batı dünyasında inandırıcı bulunmamaktadır. Tarih araştırmacıları tarafından yayınlanan konu ile ilgili kitaplarda siyasi bir yaklaşımla değersiz sayılmaktadır. Ayrıca, 1921 yılından 2001 yılı başına kadar üç binden fazla yabancı ilim adamının araştırma yaptığı Osmanlı arşivinin kapalı olduğu iddia edilmektedir.

ABD’den 610, Fransa’dan 150, İngiltere’den 75, Almanya’dan 170 ilim adamı gelmiş; ama hiçbiri Ermeni konusunda araştırma yapmamıştır. Siyasi amaçlarla hareket edilerek Ermeni sorununu araştırmak istemedikleri dikkati çekmektedir.

1998-2001 yılları arasında son üç yılda Osmanlı Arşivi’nde 52 ülke araştırmacıları 549 araştırma yapmışlardır. Bunlardan hiç biri Ermeniler ve tehcir olayı ile ilgili izin talebinde bulunmamışlardır.

Belge ve bilgilerin ışığı altında görüleceği üzere, Ermenilerin sımsıkı sarıldıkları “soykırım” iddiası bir yalandan başka hiçbir şey değildir. Soykırım hiçbir zaman olmamıştır. Türk milletinin “haklı insanların vakarı içinde susması” adetâ, suçlu insanların sessiz kalışı gibi görülmek istenmektedir.

Benzer Konular:
İlmel Yakin, Aynel Yakin ve Hakkel Yakin

İlmel yakîn, Aynel yakîn ve Hakkel yakîn İlm-ül-yakîn, ilimle bilmek, Ayn-ül-yakîn, gözle görerek bilmek, Hakk-ul-yakîn, her şeyi ile bilmek, vakıf Devamını Oku

Genlerdeki İnanılmaz Aktarma Gücü (38 Fotograf)

Genler Yüce Allah'ın bize sunduğu  inanılmaz şeyler...Aynı yaşta ki ebeveynlerin görüntülerini görünce sizde buna şaşıracaksınız.Eminim bu benzerlikler sizlerin gözü önünde Devamını Oku

Yakın Tarihte Hayatı Değiştirecek Teknolojiler

1. Hologram TV: İlk önce LCD televizyonlar geldi, daha sonra LED ve OLED şimdi de 3 boyutlu televizyonlar. Bundan sonraki Devamını Oku

Çağatay Hanlığı Hakkında Bilgiler

Çağatay Hanlığı, Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın oğullarından Çağatay Han’ın adını taşıyan Türkleşmiş Moğol devlettir. Cengiz Han ölmeden önce topraklarını oğulları Devamını Oku

Güncelleme tarihi: 9 Mayıs 2020

Avatar for Kerim Usta
Kerim Usta Son Yazıları (Hepsini Gör)

Yorum yapın