Ülkemizde ve Dünyada Batıl İnançlar

Batıl İnançlarımız

BATIL İNANÇLAR

Batıl inanç, mantıksal bir temele dayanmayan inanç ve davranışlara denir. Bazen, nedenini bilmediğimiz davranışlarda bulunur ya da sözler söyleriz. Yolculuğa çıkan birisinin arkasından yere su dökmeyi, merdiven altından geçmemeyi, gece tırnak kesmemeyi, hapşıran birisine “Çok yaşa!” demeyi bunlara örnek olarak verebiliriz.

Batıl inançların kökenini, eski paganist inançlarda aramak gerekir. Bu çağlardan kalma batıl inanç dediğimiz alışkanlıklar devam etmiş, oysa bir zamanlar bunları anlamlı kılan inançlar çoktan unutulup gitmiştir. Türk batıl inançları ise diğer ülkelere göre genel olarak daha fazla sahiplenilmiştir.

Batıl inançların büyük bir bölümü kadınlara dayanır. Bazıları çok eski tarihlerden gelen boş inançlara ilişkin yalnızca bazı varsayımlarda bulunabiliriz. Günümüzde Ay’ın Dünya’nın bir uydusu olduğunu biliyoruz. Oysa bundan binlerce yıl önce yaşamış insanlar Ay’ın bir tanrıça olduğunu sanıyor, insanlara zenginlik ve uğur getirdiğine inanıyorlardı. Günümüzde yeni ay çıktığında sevdiği kişinin yüzüne bakmak ya da altına el sürmek türünden davranışlar o dönemlerden kalmış olabilir. At nalının uğurlu sayılmasının nedenlerinden biri, belki de eski Avrupa topluluklarından Keltlerin atın kutsallığına inanmalarıdır. Eskiçağlarda topraktan çıkarılan demir cevherinden demir eşya üretme sanatının büyücülük olduğuna inanılması da bu inancı doğurmuş olabilir.

Dünya’da Batıl İnançlar

  • İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.
  • Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.
  • Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.
  • Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.
  • Kara ağaçtan düşen yaşamaz.
  • Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
  • Kırklı çocuk yalnız bırakılacağı zaman başucuna bıçak, soğan, sarımsak bırakılır.
  • Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
  • Masada bıçakların üst üste gelmesi durumunda yani hane içerisinde masada duran bıçaklar çakışırsa o evde kavga olacağına inanılır.
  • Birinin bardakta yarım kalmış suyuna su ilave ederek içilmez kötü kader getirir.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.
  • Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
  • Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.
  • Beş taş oynamak kuraklığa işarettir.
  • Kediyi Hz. Ali sıvazladığı için hiçbir zaman sırtüstü düşmez.
  • Yakınlarda bir baykuş 3 kez öttüğünde oraya ölüm getirdiğine inanılır kimilerince.
  • Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.
  • Tırnaklar veya saçlar kesildikten sonra yakılmalı veya gömülmelidir.
  • Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
  • Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.
  • Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.
  • Tavuğun horoz gibi ötmesi uğursuzluktur, öten tavuk kesilir.
  • Güneş güzele vurur.
  • Gece göle girmek iyi değildir. Geceleri cinler, peri kızları gölde yıkanırlar. Geceleri su üzerinden atlanmaz.
  • Ekin ekili tarlada işenmez, cinsel ilişkide bulunulmaz.
  • Yeni ayakkabılar masanın üstünde bırakılmaz.
  • Cuma günü ana rahmine düşen çocuk bilgili olur.
  • Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.
  • Dolunayda doğan çocuk uğurludur, geleceği ışıklıdır. Dolunayda doğan kızlar ay gibi parlak ve güzel olur.
  • Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.
  • Ev yılanı o evin bekçisidir.
  • Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.
  • Dolu ilk yağdığında birkaç tane yemek sağlığı iyi gelir.
  • Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.
  • Birine karşılığında başka bir şey almadan eldiven vermek kötü şans getirir.
  • Hıdrellez günü dikiş dikilmez, ağaç, bitki kesilmez, canlı öldürülmez.
  • Bismillah demeden yemek yiyen kişi doymaz. Şeytan da onunla birlikte yemek yer.
  • Kurtlar uluyunca inekleri yemesinler diye gökten ağızlarına yiyecek düşer.
  • Bir kişi gerdeğe girmeden önce yanlışlıkla kediye basarsa başarısız olur.
  • Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.
  • Pazartesi başlanan işler ağır gider.
  • Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.
  • Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.
  • Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
  • Arife ve bayram günü ağaç kesilmez.
  • Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.
  • Akşam sakız çiğnenmez, akşam çiğnenen sakız ölü etidir.
  • Köpek havaya doğru bakarak havlarsa kan dökülecek demektir.
  • Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.
  • Tencerede su boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.
  • Bıçakla ekmek kesilmez, evin bereketi kaçar.
  • Akşam kapının önü süpürülmez.
  • Sebebi ve temeli bilinmese de evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık getirdiğine inanılır.
  • Kaynayan suya bıçak sokulmaz.
  • Cadılardan korunmak için mavi boncuk taşınır.
  • Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.
  • Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içerisinde ve bereketli olur.
  • Çorap giyilirken ayağın Kıble’ye doğru uzatılması doğru değildir.
  • İyi bir şeyden bahsederken ve zarar gelmesi istenmiyorsa tahtaya 3 kez vurulur.
  • Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.
  • Yarım çay içen kadın dul kalır.
  • Bayram günü tıraş olunmaz.
  • Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.
  • Evin temeline karataş koymak iyi değildir.
  • Fırtınalı havada saç kesmek iyi şans getirir.
  • Gökkuşağının altında bir erkek geçerse kız, kız geçerse erkek olur.
  • 13. Cuma: İskandinav mitolojisinde 12 tanrıya 13. kötü tanrının katılmasının insanlara kötü talih getirdiğine inanılır.
  • Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.
  • Birçok toplumda batıl olarak ev içerisinde şemsiye açmanın kötü şans getirdiğine inanılır.
  • Antik Mısır’da Tanrıça Bast siyah bir kedi olarak tasvir edilirdi. Hristiyanlarca diğer dinleri çağrıştıran her türlü obje kötü şans getirirdi ve dinlerine karşı çıkardı siyah kedi de dinlerine zarar verecek tanrıyla aralarına girecek bir objeydi. Hatta kedileri olan kadınlar bir dönem cadılıkla suçlanıp cezalandırılmıştı Engizisyon Mahkemeleri zamanında.
  • Kediler bebeklerden uzak tutulur, kedilerin bebeklerin nefesini çaldığı söylenir.
  • Gece evden eve tuz verilmez.
  • Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.
  • Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur.
  • Nisan yağmuru zemzem suyu gibidir, uğurludur. Nisan yağmurunda ıslanmak insana sağlık verir.
  • Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.
  • Gece aya doğru tükürmek, sövmek uğursuzluk getirir.
  • Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.
  • Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
  • Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.
  • Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.
  • Köpeğin vakitsiz gece havlaması, horozun vakitsiz ötmesi, öküzün gece böğürmesi kötü şeylere işarettir.
  • Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
  • Hamile kadın aş ererken neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.
  • Şimşek çaktığında yere bıçak saplanır.
  • Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer. Ava giden kişinin arkasından karısı süpürge atar.
  • Gece gizlice ay ışığında, gölgede yıkananlar ay gibi parlak olur.
  • Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
  • Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.
  • Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.
  • Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.
  • Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
  • Gece ıslık çalmak günahtır.
  • Kulağınız yanıyorsa biri sizi anıyor demektir. Sol kulak yanıyorsa kötü sağ kulak yanıyorsa iyi şekilde
  • Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.
  • Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.
  • Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.
  • Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.
  • Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.
  • Ayakkabının ters gelmesi hastalığa işarettir.
  • Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
  • Eğer köprüde bir arkadaşınıza hoş çakal derseniz o arkadaşınızı bir daha göremezsiniz.
  • Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.
  • 2 ayaklı merdiven açıkken bir üçgen oluşturur. Altından geçmek bazı Hıristiyanlarca kutsal üçlemenin bozulmasına neden olduğuna inanılır. Kutsal üçleme kırılarak şeytanla bir anlaşma içerisine girildiği söylenir ve kötü şans getirir.
  • Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.
  • Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.
  • Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.
  • Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
  • Ortada hiçbir şey yokken evin içinde bir köpeğin havlaması sonucunda evde birinin hastalanacağına inanılır.
  • Sağ avuç kaşınırsa para gelir, sol avuç kaşınırsa elden para çıkar.
  • Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.
  • İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür
  • İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.
  • Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
  • Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.
  • Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.
  • Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.
  • Ocak ayının birinci günü görülen kimse sana iyi gelirse o yıl yaşarsın, iyi gelmezse hasta olursun
  • Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
  • Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.
  • Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur. Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
  • Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.
  • Sol elinizin avuç içi kaşınıyorsa kavga edeceksiniz sağ elinizin avuç içi kaşınıyorsa para gelecek
  • Yıldız kaydığında bir insan ölür.
  • Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
  • Yeni eve taşınırken eski evin süpürgesi yeni eve götürülmez.
  • Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
  • Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.
  • Külün üstüne su dökülmez, işenmez.
  • Süpürgeyle vurduğunuz kişi tembel olur.
  • Kırklı kadın evden fazla uzaklaşmaz.
  • İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.
  • 1 Mayıs’tan önce ağaçtan çiçek koparıp eve getirmek kötü şans getirir.
  • Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.
  • Akşam tırnak kesilmez.
  • Eğer fakir birine yeni bir çift ayakkabı vermezseniz hayatınız boyunca öldükten sonra diğer yaşama çıplak ayakla gidersiniz.
  • Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.
  • Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.
  • Suya, denize taş atmak kötü şans getirir.
  • Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.
  • El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
  • Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.
  • Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.
  •  

    Yorum yapın