Tuva Türkleri


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Tıvalar (Tuvaca: Тывалар, Tıvalar) Rusya’nın Tuva Cumhuriyeti’nde ve Moğolistan’ın kuzeyinde yaşayan bir Türk halkıdır. Dilleri Türk dilleri’nin Sibirya grubu’na ait Tuvaca’dır. Toplam nüfusları 350.000 civarındadır.[1] Tuvalara bazı dönemlerde Soyon, Sayan, Soyot, Uranhay adları verilmiştir. Boy esasında ise Tuvaların Kırgız boyundan bazıları da Tuvaların Uygur boyundan olduğu bilinmektedir. Üst kimlik olarak Tuva adı benimsenmiştir. Moğolistan’da yaşayan Duhalar Tuvaların ayrıksı kabilesidir.

Tuva Türkleri Çin kaynaklarında Tu-po , Tu-p’o şekillerinde geçer. Bulundukları yerler kuzeyde Hsiao-hai ile batıda Kırgız Türkleri, güneyde Uygur Türkleri ile sınırlıdır. Üç boya ayrılmışlardır. Her biri kendini yönetir. Otları toplayıp kulübe yaparlar, tarım ile uğraşmazlardı. Tuva topraklarında çok miktarda ve çok türde ot bulunurdu. Bunların köklerini toplayıp şifalı yemekler yaparlardı. Avcılık yaparlardı. Kuş, balık yaygın olarak tüketilirdi. Samur kürk ve geyik derisi giyimleri vardı. Ölüleri ağaç kutu ile dağın içine ya da ağaların üzerine bırakırlardı. Kendilerini saf kan Türk kabul ederler. Toplumda cezalandırmaya gerek duyulmamıştı, çalınan mal olsa iki katı geri ödenirdi. Kurıkan Türklerine yakındırlar.[4]

“Tıva” – ırkkökeni ilk defa Sayan-Altay bölgesinde Türk Uygurları ile ilişkilidir.

Tuvaları geçim kaynakları göz önüne getirilirse tipik olarak iki gruba ayrılır:

Batı’da: Bozkır bölgelerinde tarım ve büyük-küçük baş hayvancılıkla uğraşanlar.
Doğu’da: Tayga bölgesinde, avcılık ve Ren geyiği-sürübesiciliği yapanlar.

Tuva tarihi, antik yerleşim kalıntılardan Paleolitik Çağa kadar geriye gittiği öne sürülür. Sayan Dağları yakınındaki Tayga bölgesinde avcılık ve balıkçık yaparak yaşamışlardır. Tuva’da Sakalardan kalmış bir çok buluntu vardır. M.Ö. 2. yüzyılda, Hun İmparatorluğu’nda yerleşik yaşamla birlikte göçebe yaşama da başlamışlardır.

Tuva adı eski Çin kaynaklarındaki T’o-pa boy adından gelmektedir. Topalar Eski Türklerin ana toprağı olan günümüzdeki Kuzey Çin topraklarında M.S. 4.-6. asırlarda 200 yıl kadar sürmüş olan Topa Devletini kurmuşlardır.

M.S. 500 yılından sonra, Türk yerleşimciler erken-ortaçağ’da Köktürk devletinin parçası olarak bölgede yaşamaya başlamışlardır.

M.S. 1000 yılında, Tuba (Dubo) kabileleri dağlık-Tayga’da, Sayan sahasında, Samodi halklarını devirerek bölgeye yerleştiler.

1207 yılında, Tuvalar Cengiz Han’ın işgaline uğramış ve Moğollar bölgede etki alanlarını artırınca, sonunda Moğol İmparatorluğu’nun bir egemenliğinde kalmışlardır. Moğol hakimiyeti yüzyıllar sürse de Tuva Türkleri Türklüklerini kaybetmemişler, Moğollarla ırki karışmaya engel olmuşlardır. O devirde yazılmış olan “Moğolların Gizli Tarihi” adlı eserde Tuva Türklerinden “Tuba” olarak bahsedilir.

1634 yılında, Moğol lideri Ombo Erdeni Altan Han (saltanat. 1627–1651) Rusya’ya bağlılığa yemin edmiştir.

17. yüzyılda Tuvalar Budizmi kabul etmişlerdir.

18. yüzyılda: Mançu ve Ch’ing Hanedanlığı Tuvalar üzerinde egemen olmuştur.

1883-1885 yıllarında Tuva’da Çin-Mançur yönetimine başkaldıran 300 kadar kahraman Tuvalıdan 60’ı başbuğları Sambajık başkanlığında Ötüken (Ödügen)’i korumak için çetin şartlara rağmen sonuna kadar direnmişlerdir. Bu olay Tuvaların en önemli ayaklanma olayıdır. Sonunda Çin yönetimi acımasızca bu kahramanları yakalayıp başlarını keserek Tuvaların mukaddes saydığı aşıtlara dikmiştir. Tuva Tarihinde bu olaya “Aldan Maadırlar” ve “Aldan Durgunnar” adı verilmiştir.

1911-1912 yıllarında “Homdu Dayını” adı verilen Çinlilerle Moğollar arasındaki savaşa binlerce Tuvalı katılmış ve Çinlilere karşı cephe alarak Moğolları desteklemişlerdir.

Tuvalar, 1914 yılında ilk Tuva Halk Cumhuriyeti’ni, sonra Tuva Özerk Sovyetler Birliği Cumhuriyeti’ni, ve en son günümüz de Tuva Cumhuriyeti (Тыва Республика)’ni kurmuşlardır.

Tuva’da Rusların geçmişteki dini yapılara verdiği zararlar sebebiyle Ruslar pek sevilmez. Tuva’nın tam bağımsızlığı için halkoylaması yapılması ihtimal dahilinde olsa çoğunluk tam bağımsızlığa destek verecek bir politika anlayışı içindedir. Tuva aydınlarının politik anlamda düşünceleri şöyledir.

Tuvaların büyük bir hayali vardır, tam bağımsız Tuva.
Gaspedilen Tuva topraklarının Ruslardan geri alınması gerekmektedir. Tanzıbey tekrar Tuvaların olmalıdır.
Gaspedilen yemyeşil Tuva toprakları Rusya’da çöle düldürülmektedir. Üretim oranın çevre yerlere göre en düşük Tuva’da olması bir iyi niyet ifadesi olamaz.
Tuva’nın Sibirya okruğuna bağlanması hoşnutsuzluk sebebidir.
Tuva’da vatan evlatlarının nüfusunun artırılması ve hedef 1 milyonun üzerinde bir Tuva nüfusuna sahip olmaktır.
İntikam duygusu hala yanmaktadır. Rusların Tuvalara ait dini tapınağı yakması Tuvalar tarafından lanetle karşılanmıştır.
Geçmişte Ruslar ve Çinliler Tuvalara karşı büyük bir soykırım yapmışlardır.
Ruslar ve emperyalist devletler Tuvaların ızdırap çekmelerini istemektedir.
Başkaldırının zamanı gelmiştir.
Egemenliğimizi ve yaşama irademizi ilan etmek istiyoruz.
Yaşasın Tuva halkının yeni mücadelesi
Rusya yönetimini protesto ediyoruz. Ruslar Tuva topraklarından çekilmelidir.
Tuva milleti tam bağımsızlığı savunmaktadır.
Çin kaynaklarına göre Tuvalar Kırgızlar’ın doğusunda, “Küçük Deniz”in (Muhtemelen Baykal Gölü) güneyinde ve Uygurların kuzeyinde bulunmaktadır. Bugün de Tuvalar buralarda oturmaktadırlar ve buraya da Tannu-Tuva denilmektedir. 1207 yılında Tuva, Cengiz Han devrinde Moğol Devletinin işgaline girmiştir. Moğolların Gizli Tarihi adlı tarihi esere göre Tuba, Tubas şeklinde kuzeybatıda, Hanghaslar ile birlikte söylenmiş bir Türk halkıdır.[2] Cengiz Han’ın oğlu Coçi, Oyrat, Buryat, Barhun, Ursut, Habhanas, Hakas ve Tuba’ları Moğollara bağlamıştır.[3] Moğolların egemenliği devrinde Tuva Türkleri, Türklüklerini sıkı bir şekilde muhafaza etmişlerdir. Moğol ırki ile her anlamda bir kaynaşmayı reddetmişler, hatta işgaller sırasında ormanlarda asırlarca saklanabilmişlerdir. Bazı kaynaklarda bu sebepten orman halkı manasında Uranhay adlandırılması yakıştırılmıştır.

Ardından Oyrotların ve Çungarya’nın egemenliğine dahil edilmiştir. Daha sonra ise Çin’in Mançu idaresine girmiştir.
Tuva Cumhuriyeti, 1860 yılındaki Rus-Çin antlaşması gereğince Rus tüccar ve göçmenlerine o günkü adı ile Uranhay-Uygurların ülkesinde yerleşme müsaadesi verilmişti. Tuva’ya Rus istilası başlamıştır. Aynı zamanda Çin işgali de söz konusudur. 1883 yılındaki Tuva ayaklanmasında Çin yönetimi çok sayıda Tuva Türk’ünü öldürmüştür. Tuva Türklerine karşı tam bir soykırım yapılmıştır. Soykırımdan kaçan bazı Tuva Türkleri Altay ve Hakasya’daki başka Türk topluluklarına sığınmıştır. Vatansever Tuva halkı ise 1911 yılında Çin’deki karışıklıkların olmasından da imkanını bulup bağımsızlığını ilan etmiştir. Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi. 3 yıl sonra Rusya’nın denetimine dahil edildi. Yani 1914’te Ruslar tarafından işgal olunmuştur. 1912-1918 yılları arası Tuva’ya gelen Rus nüfusu % 300 artmıştır. Rusya’daki 1917 Bolşevik Devrimindeki otorite boşluğunda Tuva’da Bolşevikler (komünistler), Beyaz Ordu (Rus çarı taraftarı Ruslar), Çinliler, Moğollar ele geçirme mücadelesine girişmişlerdir. Özellikle Kızıl (Çarlığa karşı Rus komünistler) ve Beyaz (Rus çar taraftarları) Rusların çatışmasında binlerce Tuva Türk’ü öldürülmüştür. Tuva Türklerinin gıda malzemelerine ve hayvanlarına el koymuşlardır. 18 Temmuz 1918 tarihinde toplanan Bütün Tuva Kurultayı (Huralı) Tuva’nın bağımsızlığını ilan etmiş, 1921’de Cumhuriyet olarak bağımsızlığını tekrar kazanmıştır. 13-16 Ağustos 1921 tarihinde Tuvanın bütün bölgelerinin önderlerinin katılımı ile Oyun (Tandı) ilçesinin, Sug-Bajı (Subaşı) adlı köyünde milli bir toplantı gerçekleştirilmiştir. bu toplantıdaki üyelerden Buyan Badırgı ise “Bundan sonraki toplantıları Tuvalar kendi aralarında yapmalıdır. biz kendi meselelerimizi, geleneklerimizi Ruslardan daha iyi biliyoruz” diye görüş bildirmiştir. 1925 Kasım ayında Moğolistan, Tuva’nın bağımsızlığını tanımış ve diplomatik ilişkiler başlamıştır. Tannu Tuva Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. 1926’da adı Tuva Halk Cumhuriyeti’ne dönüşmüştür. Tannu Tuva Cumhuriyetinin siyasi hayatında Rus ve Moğol etkisi arasında kaldığı görülmektedir. Tuva’daki aydınların çoğunluğu dindaş Moğolistan ile bütünleşmek istemişlerdir. Tannu Tuva Cumhuriyetinin ilk başkanı Donduk, Moğolistana yakın olmak ve Budizmi yaygınlaştırmak politikasını yürütmüştür. Buryat ve Kalmık dini önderleri Moğolistan ile birleşme politikları desteklenmiş ve onların propagandalarını geniş ölçüde gerçekleştirmişlerdir. 1926 yılında Moğolistan ile Tuva arasında Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. 1928 Mart ayında Tuva’da Budist Lamaların kongresi yapılmıştır. Bu devirde gazeteler Moğolca çıkmaya başlamış, Moğolistana Tuva Türklerinden öğrenciler gönderilmiş ve adlar Moğolcalaştırılmıştır. Bu dönemde Buryat Moğollarından Çenkirov ise Rus destekli olarak Tuvalar arasında marksizmi yaymak amacıyla Tuva Halk Devrim Partisini kurmuştur. Bu parti Tuva’nın Turan bölgesinde kurulmuştur. Tuva Devrim Halk Partisinde Moğolistan ile birleşimin gündemde olması ve Tuva devlet yönetiminin de anti-Rus siyaseti üzerine Rusya yönetimdekilerin etkisini azaltmak için Rus yanlısı Salçak Toka’yı destekleşmiştir. Ülke II.Dünya Savaşı devam ederken SSCB yarı bağımsız Tannu-Tuva Türk Devletini işgal ederek ülkenin 170.500 km2lik yerini kendi kaynaklarına katmıştır. 16 Ağustos 1946 yılında Tuva’nın Sovyetler Birliğine dahil olduğu açıklanmıştır. Tuva’nın zengin yeraltı ve verimli tarım-orman alanları sömürülmeye başlandı. Rusya’ya bağlı muhtar bölge haline geldi. Önceleri muhtar bölge olarak, 1965’ten itibaren de muhtar cumhuriyet olarak yerini almıştır. 1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra çözülüm dalgaları Tuva’da da etkisini gösterse de tam bağımsızlığa ulaşılamamıştır. Fakat özerk Cumhuriyet haline gelebilmiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılınca Rusya (Rusya içinde Rosya) Federasyonu içinde kalmıştır. Rusya Federasyonu içinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten biri de Tuva Cumhuriyeti’dir. Fakat 13 Mayıs 2000 yılında Rusya’nın eritme politikası gereğince Sibirya Federal Okruğu’na dahil edilmiştir. Nüfusları az olmasına rağmen Türk benliklerini iyi korumaktadırlar. Tuvalar Rusya’daki diğer Türk boylarına göre ana dilin korunmuşluğu açısından en üst sırada yer almaktadır. Doğusunda ve güneyinde Moğollar, kuzeyinde ve batısında Ruslar ile çevrelenen Tuva halkı’nın güney batısında Altay Türkleri bulunmakta olup bu vasıta ile Kazak Türklerine bağlantıları vardır.
Tuva Özerk Türk Cumhuriyetinin kuzeyinde, Tomsk, Abakan, Krasnoyarsk şehirleri çevresinde ve bu bölgenin batısındaki Tobol nehrinin kenarına kurulu, Tümen, Tobolsk, Tara, Barabinsk kentleri çevresinde, ayrıca yukarıda saydığım iki bölgenin arasındaki Baraba bozkırlarında Baraba Türkleri yaşarlar. Kemerova ilinde ise Şor Türkleri yaşamaktadır. Krasnoyarsk bölgesi içinde önceden çok nüfusa sahipken günümüzde çok az kalmış Tuva Türkleri de yaşarlar. Fakat Rusların baskısı sonucu Tuva Cumhuriyetine göç etmek zorunda kalmışlardır. Krasnoyarsk içindeki Tanzıbey taraflarının Tuvaların toprağı olduğu Tuva halkı tarafından hala bilinmektedir. Genel Bilgiler

Başkent Kızıl ve Moskova arası 4668 km’dir. Büyük şehirleri ve sanayi merkezleri, Kızıl, Ak-Dovurak (Ak-toprak), Şagonar,Çeder. Yer altı kaynakları, altın, demir, asbest, kömür ve başka hammaddeler. Büyük kaplıcaları ve çamur kaplıcaları mevcuttur. Tahıl bitkileri ve yem bitkileri vardır. İnek,merinos koyun ve keçi ile birlikte gücünden faydalanmak için at yetiştirilir. Ülke coğrafyasının çoğunluğu ormanlar, dağlar ve bozkırlardan meydana gelir. Ülkenin esas halkı olan Tuva Türkleri, Geniş Türk Dili’nin bir dalı olan Tuva Türkçesi ile söyleşirler.
Tuva adı

Tuva kelimesi günümüzde Tuva’da Tıva şeklinde yazılmakta ve söylenmektedir. Orijinal şeklinin Toba olduğu düşünülmektedir. Toba, toplum anlamına geldiği sanılır. Yenisey akarsuyunun eski adının Toba olduğu ve Toba akarsuyu çevresindeki Türk yerleşimcilere Toba dendiği söylentisi bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda Tuba adına Çin’in Su hanedanının (581-618) kayıtlarında görülmektedir. Bu kayıt kaynaklarına göre Tubalar Kırgızların doğusunda ve Baykal Gölünün güneyinde , Uygurların kuzeyinde yarı yerleşik olarak yaşamaktadırlar. Çin kayıtlarında yazılış şekli Dubo-Tubalar Sayan dağlarının geniş vadilerinde meskun idiler. “Moğolların Gizli Tarihi” adlı Çince eserde de Tuva Türklerinden “Tuba” diye bahsedilir. Çin Tarihi konusunda uzman olan W. Eberhard Tova (Toba) Devletini kuran 119 topluluğun Türk soyundan gelenler olduğunu belirtir.[1] Günümüzde Tuva (Tıva), Tofa(karagas), Tuba (Altay Türklerinin bir kolu) şekilleriyle karşılaştığımız adlar hep aynı kökene dayanmaktadır. Ünlü Türkbilimci N.F.Katanov da aynı soydan geldiklerini eserlerinde belirtmektedir.
Şehirler

Ülkenin yüz ölçümü 170.000 km2’dir. Türkiye, yüz ölçüm olarak Tuva’dan dört kat büyüktür. Başkenti Kızıl’dır. Ülke nüfusunun yaklaşık üçte biri başkenttedir. Başkent Kızıl şehrinin eski adları Hem Beldiri, Kızıl Hoto olmuştur. Turan, Erzin, Ak-dovurak (dovurak: toprak) belli başlı şehirlerdir.
coğrafya
Tuva Yukarı Yenisey Irmağı havzasında yer alır. Moğolistan’a komşu olan cumhuriyetin yüzölçümü 170.500 km²’dir. Bölgenin başlıca yüzey şekilleri olan geniş Tuva ve Todja havzalarının sularını Yenisey Irmağının iki ana kolu toplar. Aralarında kuzeybatıdaki Batı (Zapadni) Sayanlar’la kuzeydoğudaki Doğu Tuva dağ sıraları bu iki havzayı kuşatır. Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde başta başkent “Kızıl” olmak üzere beş kent ve üç kentsel yerleşme vardır. Ülkede 400’e yakın irili ufaklı göl yer alır bunların başlıcaları Azas, Tere-Höl, Çağatay, Süt-Höl, Hindiktiğ-Höl ve Noyan-Höl dür. Moğolistan ile Tuva arasındaki Tannu-Ola (Tuva Türkçesi: Таңды-Уула Tañdı-Uula dağları) güney Sibirya’da yer alan önemli bir dağ sırasıdır. Tuva Cumhuriyetinin güney tarafındadır. Bu dağ yamaçlarında hayvancılık tarih boyunca yaygın haldedir. İnek, at, koyun yetiştiriciliği hayvancılıkta daha öne çıkan çeşittir. Yöre halkının dilinde maljılık (sığır sürücülüğü) diye adlandırılır. Yüzlerce at, koyun, inek sahibi kişiler bulunur.
İklim

İklimi kışları çok katı olup karasal bir iklime sahiptir. Ocak ayı sıcaklık ortalaması 35 C’dir. Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 20 C’dir. Vadiler yılda 150 mm.ve 300 mm. arasında yağış alırken dağ yamaçları 400 mm. ve 600 mm. arası yağış almaktadır.
Yönetim Biçimi

Tuvalar, Soyotlar ya da Uryanhaylar olarak da bilinir. Büyük bölümü Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Cumhuriyeti’nde, küçük bir bölümü ise Moğolistan’da yaşayan ve Moğolcadan etkilenmiş bir Türk dili konuşan halktır. Yenisey Irmağının kaynak sularının arasında, hem Sibirya taygasının, hem de Orta Asya bozkırlarının özelliklerini taşıyan bir bölgede yaşarlar. Geleneksel uğraşları avcılık ve çobanlıktır; kollektif tarım 1950’lerin başından bu yana önem kazanmıştır. Darı üretimi ve balıkçılık öteden beri önemini korumaktadır. Geleneksel Tuva barınakları step bölgelerine özgü yurt adı verilen keçe çadırlarla, ağaç kabuğundan yapılma, Sibirya’ya özgü huni biçiminde çadırlardan oluşur.

17. yüzyıldan sonra giderek Rus kültürünün etkisinde kalan Tuvaların geleneksel toplumsal örgütlenmeleri boy (aşiret) sistemine dayanır, geleneksel dinleri ise şamanizmdir. Günümüzde Rusya Federasyonu’nda yaklaşık 180 bin, Moğolistan Halk Cumhuriyetinde ise 24 bin kadar Tuva yaşamaktadır.
Bölgeler
Bay-Tayga İli
Barıın-Hemçik İli
Çöön-Hemçik İli
Kaa-Hem İli
Kızıl İli
Möngün(gümüş) Tayga İli
Övür İli
Piy-Hem İli
Süt-Göl İli
Tandı İli
Tere-Göl İli
Tes-Hem İli
Toju İli
Uluğ-Hem İli
Çaa-Göl İli
Çedi-Göl İli
Erzin (Ersin) İli
Eğitim

Tuva Cumhuriyeti’nde eğitim öğretim Rus dili ile yapılmaktadır. Tuva Türkçesinin konuşulma oranı yüksek olsa da bu oran azalabilir. Tuvada milli hareket bir dil ve kültür hareketi olarak başlamıştır. 1989 yılında başkent Kızıl’da bir ortaokulun Tuvaca eğitim veren bir okula dönüştürülmesi için kampanya başlatılmıştır. Kampanyayı gerçekleştirenler 25 Ekim 1989 yılında Tuva Sosyal Merkezi’ni kurmuşlardır. Merkezin önderliğine de 39 yaşındaki dilbilimci Tuva Türk’ü Kadır-ool Biçeldey geçmiş ve Biçeldey aynı yıl Tuva Halk Cephesi’ni kurmuştur. Sonra ad değiştirilerek Demokratik Orak Hareket adını almıştır. Tuva’da demokratikleşmenin önündeki en büyük engelin bürokrasi olduğu vurgulanmıştır. Eski komünist partisine ait uygun binaların kültürel ve diğer faaliyetler için kullanılması talep edilmiştir. Tuva’da 157 ortaokulda (6.600 öğrencisi), 6 teknik okulda (4.000 öğrenci), 1 üniversitede (2900 öğrencisi) bulunmaktadır. Yılda, Tuvaca çok sayıda kitap, 2 dergi, 5 gazete yayınlanır. Her 10 bin kişiye 36 doktor düşmektedir. Sağlık hizmetleri devletin tekelindedir.
Kültür ve Din

Tuva’da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği egemenliğinden önce 1928 yılında 4813 lama (din anlatıcı kişi) ve 28 Buda dini ibadet yeri vardı. Bunlar aşamalı olarak azaltılmış ve son olarak 1950 yılında da son “hüree”(Buda dini ibadet yeri) de yok edilmiştir. Tuvada Sovyet etkisi ile sistemli bir şekilde Şamanların halk arasındaki itibarı zedeletilmiş, aydınlar ve din adamları öldürülmüştür. Baskı ve yasaklar aşırı artmıştır. Türkiye ile yaklaşı olarak aynı sayılan Latin Alfabesi yasaklanmış ve yerine Rusların milli alfabesi olan Kiril alfabesi dikta edilmiştir. Tuva’ya komşu Hakas ve Altay ile Saha Kiril Alfabelerinden ayrı harflerin olmasına en yüksek oranda çalışılmıştır. Rus ve Ukraynalılar Tuvaya yerleştirilmiş sanayi dalında işler öncelikli olarak Slav kökenlilere verilmiştir. Tuva Türklerinin nüfus oranı % 85’ten böylece % 57’ye kadar düşmüştür. Tuva’nın Sovyetler Birliğine dahil edildiği 1944 yılında Tuva’nın nüfusunun yaklaşık % 85’i Tuva Türkleri idi. 1959 yılında ise Tuva Türklerinin nüfus oranı % 57 olmuştur. Tuvaların yüksek doğum oranının etkisiyle 1989 yılında Tuva Türk nüfusu oranı % 70’e yükselmiştir. Günümüzde bu oran % 90 kadar olmuştur. 1989 yılında Tuva yöneticilerinin çoğunluğu Ruslardan oluşmasına karşılık günümüzde neredeyse hemen hemen hepsi Tuva Türklerinden oluşmaktadır. 1990 yılının yaz ayında Hovu-Aksu şehrinde Tuva Türk gençleri ile Rus sivil güvenlik görevlileri arasında başlayan çatışmalar Tuva’nın başka yerlerine de yayılmıştır. Tuva, Sovyetler Birliği’nin “sıcak noktası” olarak kalmıştır. Rusların baskıcı politikaları daha da artmış Tuva Türklerinin faşistlikle, şovenizmle suçlamaya başlamışlardır. Fakat Rus basınının etkisi ters teperek Tuvaların arasında milli bilincin yükselmesine sebep olmuş ve Tuva’daki Rus kökenli 3000 kişi Tuva’yı terk etmiştir.
din
Tuva Türkleri, inanış olarak Eski Türklerin dini olan Şamanizm diye bilim adamlarının kabul ettiği Gök Tanrı veya Tengrijilig inancına mensuptur. Aynı zamanda Budizm dini de kabul edilmiştir. Çok az sayıda Tuvalı ise Rusya’nın ve başka Hıristiyanların yaptığı misyoner faaliyetler sonucu Hıristiyanlık dinine geçmiştir. Müslüman olan Tuvalı da az da olsa vardır. Kuranı Kerim ve önemli İslami kaynak eserler Tuva Türkçesine henüz tercüme edilmemiştir. 15 Ağusto 1921 yılı Tañnı Tıva Cumhuriyetinin 22 maddelik anayasasından 4.maddede ” Tañnu-Tuva vatandaşları istedikleri dini seçme özgürlüğüne sahiptir. Din görevlileri kendi işlerini yaparlar” denilmiştir.
müzik
Tuva kendine has müzik üslubu ile bölgesinde bir önderdir. Gerek Buryat, Moğol ve gerekse Altay, Hakas şarkıcıları Tuva sanatçıları kadar etkili olamamışlardır. Tuva da boğazın derinliğinden söylenen şarkılar dünyaca tanınır. Tuva’nın Gırtlak Sanatçıları epey vardır. Kuvezin Tuva halk topluluğu Huun-Huur-Tu’nun (aslı Hün-Hürtü) kurucu üyelerinden birisidir ve Tuva halk/rock/elektro/post punk grubu Yat-Kha’nın lideridir. Benzersiz, kontra-bass biçimi Tuva kargıraa gırtlak şarkıcılığı, kendi deyimiyle “kanzat kargıraa”, ile ünlüdür.
Ekonomik Yapısı

Ren geyiği evcilleştirme Türk toplulukları tarafından başlatılmış ve daha sonra terk edilmiştir. Fakat Samoyedler (Samodi-Halklar) tarafından, kuzeye götürülmeden önce kabul edilmiştir. Altay-Sayan bölgesindeki Eski Çağ kaya oymalarındanki resimlerden Ren geyiklerinin evcilleştirmesi en azından M.S. 1. yüzyıla kadar geriye gittiği izlenimini uyandırır. Bilim adamları (Laufer, Leimbach, Mänchen-Helfen) Tuva tarzı geyik-sürübesiciliği, Avrasya’nın en eski biçimi olabiliceğini söylerler.

Yeraltı zenginlikleri yönünden önemli bir ülkedir. Tuvada kömür, demir, cıva, altın, asbest, kobalt, nikel, bakır, çinko, kurşun, taşkömürü, madeni tuz çoktur. 1970 yılında Tuvanın en büyük sanayi kuruluşu olan asbest fabrikası, Akdovurak dolayında açıldı. Tuva’nın ekonomisinde tarım sektörü ağırlıklıdır. Burada 115.000 ton hububat elde edilir. 27.000 ton patates üretilir. Tuvada besicilik yaygındır. Hayvancılık da önemli yer tutar. Tuva’da 1.229.000 küçükbaş hayvan, 201.000 büyükbaş hayvan yetiştirilmektedir. Koyun, inek, domuz gibi hayvanlarla birlikte at, deve ve Ren geyiği beslenir. Tuvanın çoğunluğunun ormanlık olması buralarda vahşi kürk hayvanlarının avlanmasına uygundur. Sanayide önemli yeri hammadde çıkarılması faaliyetleri almaktadır. Bununla beraber kereste imalatı, gıda maddeleri üretimi, hafif sanayinin bazı kolları gelişmiştir. Başkent Kızıl şehrinde ağaç, deri ve gıda sanayileri mevcuttur. 433 km’lik şose yolu mevcut olup ana yollar Kızıl-Abakan,Teeli-Kızıl, Kızıl-Erzin arası yollardır. Verimli topraklara rağmen ziraat ise çok az yapılmaktadır. Buğday, arpa üretilir. Demir yolunun Tuva topraklarından politik sebeplerle geçirilmeyişi Tuva halkının ulaşımında sıkıntı ortaya çıkarmaktadır. İpek Yolu Treni veya Türk Dünyası Demiryolu ağı oluşturma kapsamında Tuva-Altay-Kazakistan-Azerbaycan-Türkiye hattında en kısa olacak şekilde bir demiryolunun gerçekleşmesi umudu vardır. Böyle bir proje bütün bölgeyi ekonomik alanda çekici hale getirecektir. El sanatları olarak en çok dikkati çeken yumşak mermer gibi taşlardan yontularak yapılan hayvan heykelcikleridir. Özellikle Baytayga bölgesi taraflarında yaygın bir el sanatı niteliğindedir.

Rusya Federasyonu İçindeki Durumu
Rusya Federasyonu içinde Rusya’nın adı Rosiya olarak belirlenmiştir. Bu tabirle bir etnik unsur yani Ruslar kastedilmediği vurgulanmak istenmiştir. Her ne kadar içerde farkedilmese de uluslararası sahada Rossiya yerine Rusya denilerek Rusların yaşadığı ülke anlamına gelmektedir. Tuva Anayasasının (21 Ekim 1993 yılındaki anayasa) ilk maddesinde

Rosya (Rusya) Federasyonu içerisinde egemen demokratik bir devlet olan Tuva Cumhuriyeti, cumhuriyet boyunca yapılan halk oylamasıyla Rusya Federasyonundan çıkma hakkına sahiptir.

Bu ilk maddenin kaldırılması 2000 yılının sonrasında Rusya Federasyonu başkanı Vladimir Putin’den sonra olmuştur. Ocak 1995 yılında Tuva parlamentosu, Tuvalı askerlerin Çeçenistan’a Müslümanlarla savaşmasına karşı çıkarak bu durumu protesto etmiştir.
Uluslarası İlişkiler
Tuva ve Türkiye arasındaki devlet düzeyinde ilk ilişkiler 1994 yılının Temmuz ayında gerçekleşmiştir. Dönemin Tuva cumhurbaşkanı Şerig-ool Oorjak Tuva devlet heyetiyle birlikte Türkiye’ye konuk olmuştur. Günümüzde kendi cumhurbaşkanı, bayrağı, kendi anayasası, parlamentosu, hükümeti, milli marşı olan Tuva Cumhuriyeti her an tam bağımsız devlet durumuna geçebilir. Rusya Federasyonu yönetimi Tuva Cumhuriyetini ekonomik olarak serbest bırakmak istemese de Tuva Türkleri mücadelelerinden bir adım geri atmamaktadırlar. Ulaşım imkanları artırılmalı ve İstanbul ile Tuva’nın merkezi Kızıl arasına demir yolu ağı kurulmalıdır. Hızlı Tren projesi de hazırlanması gerekiyor.
Tuva Türklerinde boylar
Günümüz Tuva Türkleri aynı Türkiye Türkleri gibi harmanlaşmıştır. Yani türlü Türk boyları arasında büyük bir karışım söz konus olmuştur. Bilhassa soyadlarda kimin hangi boydan geldiği yaklaşık olarak tahmin edilebilir. Tuva’daki Türk boylarının adları şunlardır: Aba, Tele, Uygur, Payagu, Tas, İrgit (İrkut), Soyan, Çodu Sarıg, Telek, Baysara, Kırgız, Hal, Balıkçı, Hertek, Kuskun, Mungat, Şagay vs. Ayrıca 17. yüzyıl Rus gezginlerinin eserlerinde bahsedilen Tuva boyları da bulunur. Soyan, Maadı, Oorjak, Küjit, Toju, Karzzal, Çoodu, Todot, v.s. 13. asır elyazma eserlerde Monguş, Tumat, Toju, Tongok ve Salçak (veya Selçuk) geçmektedir.
Tuvada yaygın adlar
Tuvada Tuvalar kız ve oğullara genel olarak Türkçe adlar vermektedirler. Fakat Türkçe adların dışında en çok Tibetçe adlar göze çarpar. Belli bir yaş serisindeki kişilerde ise Rusça adların görülmesinin sebebi Sovyetlerin eski zamanlarda yaptığı Rusça adları yaygınlaştırma, güzel gösterme çalışmalarının bir sonucudur. Tuvalarda Tibetçe adların görülmesinin sebebi ise dini yakınlıktan dolayıdır. Tuvalar Tibet Budizmi’ne mensuptur.

Ayas (Türkçe erkek adı), Mergen (mahir,akıllı. Erkek adı), Şolban (Türkçe.yıldız.Erkek adı), Sayan (Erkek adı), Aldınay (Türkçe kız adı. Altın-ay), Çinçi (Türkçe kız adı. boncuk), Çoygana (iğne yapraklı bir tür ağaç. Kız adı), Çoduraa (kara yemişenli bir tür ağaç.kız adı). Sayzana (bir tür çocuk oyunu. kız adı), Baylak (bereket,zenginlik. Türkçe erkek ve kız adı), Belek (Tanrıdan kutsi hediye. Türkçe kız ve erkek adı).
Alfabe
Tuva Türklerinin ulusal alfabesi Göktürk, Köktürk, Orhun, Yenisey diye de bilinen Turan Alfabesidir. Turan Alfabesinin bütün Türk Dünyasında kullanımının kaybolması üzerine Uygur Türklerini de içinde barındıran Tuva Türkleri Sogd kökenli olduğuna inanılan alfabeyi, yani Uygur Türk Devleti alfabesini kullanmaya başladılar. Bu kullanım asırlarca sürmüştür. 20. yüzyıla değin komşuları Moğollarla birlikte Uygur Alfabesini kullanan Tuva Türkleri 20. asırda Latin Alfabesine geçmiştir. Fakat Sovyet Rusya işgali ile sovyet propagandaları ile Kiril Alfabesine zorla geçirilmişlerdir. Günümüzde eğitim sisteminden bütün diğer alanlara kadar Rus Kiril Alfabesi kullanılmaktadır. Latin Alfabesine geçiş ile ilgili mali herhangi bir altyapı desteği olmadığından Rus Kiril Alfabesini kullanmak mecburiyetinde kalmıştır. Rusya Federasyonu Kiril Alfabesinden kopmayı engellemek için siyasi çevikliğini kullanmaktadır.

Konuyu Paylaş

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?