Tütün Bitkisi ve Tarihi Hakkında Bilgiler

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 1 Mayıs 2021 Kerim Usta

Tütünün Tarihi
Tütün bitkisi, kurutulmuş yaprakların yakılması ile ortaya çıkan dumanın içe çekilmesi veya tozlarının enfiye halinde buruna çekilmesi veya özel işlem görmüş yapraklarının çiğnenmesi suretiyle kullanılır.

Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır. Yerliler dini törenlerinde kokulu bitkilerle birlikte tütün yapraklarını tütsü olarak kullanmışlardır.
Dumanı teneffüs eden yerliler zamanla bu bitkinin keyif verici etkisini fark etmişler ve adi kamış ve bambudan yapılmış Y şeklinde bir borunun çatal kısmını burunlarına sokarak veya ağızdan üfleyerek dumanı içe çekmeyebaşlamışlardır. Böylece piponun en eski şekli ortaya çıkmıştır.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfine kadar Avrupa’nın tütünden ve tütün içme adetinden haberi olmamıştır.
Kolomb ve arkadaşları, kırmızı derili insanların kuru bir otu mısır koçanına sararak içtiklerini, ağız ve burunlarından duman çıkardıklarını ve yerlilerin buna “tabaco” veya “tombac” adını verdiklerini hayretle görmüşlerdir.
Tütün içme adeti, Amerika’yı keşfeden Portekiz’li ve İspanyol gemicilerin önce kendilerinin alışması ve daha sonra yanlarında diğer şehirlere götürmeleri sonucunda yaygınlaşmaya başlamıştır.
Gemilerin iki kıta arasında gidip gelmesi suretiyle İspanya, Portekiz ve diğer Avrupa şehirleri, tütünü ve içme adetini tanımışlardır.
Meksika’nın “Tabesco” bölgesinde tütün tarımının yapıldığını gören İspanyollar, Küba’da tütün içme borusuna “tabaco” adının verildiğini duymuşlar ve “tabaco” adını kullanarak her gittikleri yerde bu adın yayılmasını sağlamışlardır.AVRUPA’DA TÜTÜN

1518 yılından sonra tütün tohumu, İspanya, Portekiz ve Fransa’ya getirilmiştir.
Avrupa, tütünden önce süs bitkisi olarak fakat kısa bir süre sonra da şifa bitkisi olarak faydalanmıştır.
Nikotin adı, Fransa’nın Lizbon büyükelçisi Jan Nicot’un adından gelmiştir.
Jan Nicot, bu bitkinin çıban ve yaraların tedavisinde kullanıldığını bir mektupla bildirmiş ve bitkinin fide ve tohumlarını kraliçe Katerina’ya göndermiştir.

Kraliçe ve büyük rahip, bitkileri dikkatle sarayın bahçesinde yetiştirmişlerdir. Dumanı kraliçenin baş ağrısına iyi geldiği için bu bitkiye “kraliçe otu” adı verilmiştir.

Avrupada Tutun Kraliçe otu olarak adlandırılan tütünün kullanımı hızla artmaya başlamıştır. Hatta, bir üniversitenin tütünün birçok hastalıklara ve vereme karşı şifa verici olduğunu bir kitap yazarak açıklaması üzerine bu eser birçok dile çevrilmiştir.

Bu dönemde tütünün içimi daha çok enfiye halinde burundan çekilmesi şeklinde yaygınlaşmıştır. İngiltere’de tütüne olan ilgi halkın aynı dönemde tanıştığı patatesten daha fazla olmuştur.
Tütün İngiltere’den Almanya’ya ve İtalya’ya gemilerle limana sokularak buradan Avusturya ve Macaristan’a, deniz yoluyla da Rusya ve İstanbul’a girmiştir. Böylece önce ibadet sonra şifa ve en sonunda keyif bitkisi olarak kullanılan tütün, kısa zamanda dünyaya yayılmıştır. Çünkü Portekizliler ve İngilizler tütünü Japonya ve Çin’e kadar götürmüşlerdir.

Yazar: Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir