Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinde Eğitim ve Kültür Meseleleri


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 10 Mayıs 2020 Kerim Usta

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Özet:

1990-1991 yıllarında Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde Türkistan ve Kafkaslarda, Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır. Ancak, bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri birçok mesele ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu meseleler; eğitim ve kültür başta olmak üzere, askerî, iktisadî, siyasî, çevre, din, sosyal ve toplumsal konular olarak ifade edilebilir. Doğal olarak yeni kurulmuş olan Türk Cumhuriyetleri, vaktiyle Sovyetler Birliği zamanında Rusların yönetimi ve etkisi altında kalmışlardı. 1991 yılından itibaren bağımsızlığını ilan eden bu devletler; Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan Türk Cumhuriyetleri’dir. Türk Cumhuriyetleri, değişen dünya şartlarında bir hayli zorluklar çekmek durumunda kaldılar.

Bildiride, Sovyetler Birliği’nden sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Asya’da yeni kurulan Türk Cumhuriyetleri ve diğer Türk toplulukları ile eğitim ve kültür ilişkileri, bu konuda ortaya çıkan meseleler ve öneriler, bu uğurda yapılan çalışmalar, gündeme gelen görüşler hakkında yapılan değerlendirmelere yer verilmiştir. Türk dünyasında, eğitim ve kültür meseleleri, bilimsel açıdan çeşitli alanlarda yapılan faaliyetler ve gelişmeler ortaya konulmuştur.

Bugün Türk Cumhuriyetleri ve Türk toplulukları diğer alanlarda olduğu gibi, eğitim ve kültür alanında fevkalâde ciddî meseleler ile karşı karşıyadır. Bu konunun temelleri, Rusya Çarlığı ve daha sonra Bolşevik ihtilâlin ardından kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne kadar dayanmaktadır. Ayrıca, Türklerin dağınık bir şekilde ve çok geniş coğrafî sahalarda yaşamaları, kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan meseleleri de buna ilave etmek gerekir. Türkiye Cumhuriyeti ile Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları arasındaki eğitim ve kültür meseleleri tarihî bakımdan bu çerçevede ele alınacak ve somut öneriler sunulacaktır.

Giriş:

Milletlerin ve toplumların hayatlarında tarihî bakımdan şüphesiz eğitim ve kültür iki önemli kavramdır. Milletlerin bağımsızlığında, millî birliğinin ve bütünlüğünün sağlanmasında, nesiller arasındaki bağların devam ettirilmesinde eğitim ve kültür büyük rol oynamaktadır. Tarihin kaydettiği büyük milletlerden biri de Türk milletidir. Türkler 21. yüzyıl’da 250 milyon Türkçe konuşan insanıyla dünyada hatırı sayılır büyük bir kitledir. Türkler, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte yedi devlet tek millettir. Bu Türk devletlerinin dışında milyonlarca Türk insanının da başka toplumlar ile bir arada yaşadığını ifade etmeliyiz.

Özellikle, Türk devlet ve bilim adamları tarafından, Türk dünyasındaki bağımsızlık gelişmeleri ve soydaş toplulukların kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi görüşü, öteden beri arzu edilen bir husustu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün Türk dünyası hakkında beyan ve işaret ettiği hususlar, Türkiye’de ve Türk dünyasında Türk aydınları tarafından bilinmekteydi. Türklerin bağımsızlığının ve dayanışmasının Türk kültürü ve tarihine olan bağlılıkları ile gerçekleşeceği mütemadiyen vurgulanmıştır.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir