Trabzon Valisi Şehzade Selim ve Faaliyetleri


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

ÖZET:

Sultan Selim XVI. Yüzyıl’da Osmanlı Devleti’ne padişah olmadan önce çeyrek yüzyıl Trabzon’da vali olarak görev yapmıştı. Bu araştırmada Sultan Selim’in Trabzon valisi iken yapmış olduğu faaliyetler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Trabzon valisi olan Şehzade Selim, 1482’den itibaren padişah olmadan önce adeta bir hükümdar gibi hareket etmiştir. Şehzade Selim, Gürcistan ve Doğu Karadeniz bölgesine akınlar yapmış ve Akkoyunlu hanedanlarından bazılarını himayesine almıştır. Şii-Safevîlerin faaliyetlerini yakından takip etmiştir. Şah İsmail ve Kardeşi İbrahim Mirza’yı Erzincan’da mağlup ederek başarılar kazanmıştır. Şii-Safevî tehlikesi karşısında babasını uyarmış ve Devletin yönetimini ele almak zorunda kalmıştır.

ABSTRACTS:

Before becaming Sultan to Ottoman Empire, The Sultan Selim governed Trabzon about guarter century. In this research ıt was explored activities of Sultan Selim, during the his administrative period. He became governor in 1482 during this period, He administrated such as a Sultan. He has surged into Georgia and East Black sea region. He took under the protection dynasty of Akkoyunlu. He follewed activities of Şii-Safevî. He overcomed Shah İsmail and his brother İbrahim Mirza in Erzincan. He worned his father Sultan Bayezid about Şii-Safevî danger and he has to took state administration.

XVI. Yüzyılın tarihi şahsiyetlerden biri olan Yavuz Sultan Selim, Osmanlı Devleti tahtına padişah olmadan önce, Trabzon’da çeyrek yüzyıldan fazla vali olarak görev yapmıştır. Osmanlı Padişahı olarak, Yavuz Sultan Selim dönemini aydınlatan pek çok eser bulunmaktadır. Biz bu araştırmamızda, Yavuz Sultan Selim’in (1470-1520), Trabzon’da şehzâde olarak, valilik yaptığı dönem içerisindeki faaliyetlerini, ortaya koymaya çalışacağız.

Osmanlı Devleti’nin tahtında XV. yüzyılın ortalarında Fatih Sultan Mehmed (1451-1481) bulunmaktaydı. Fatih Sultan Mehmed’in, Ortaçağı kapatarak, Yeniçağı İstanbul’un fethinde kullandığı modern topların icâdı ile açtığı kabul edilir. 1461 yılında Doğu Karadeniz bölgesini, Trabzon’un fethi ile Osmanlı ülkesine katmayı başarmıştı. Böylece Fatih Sultan Mehmed zamanında, İstanbul’da bulunan Bizans İmparatorluğu (1453) ile Trabzon’da bulunan Rûm İmparatorluğu (1461) ortadan kaldırılmıştı. Fethedildikten sonra Trabzon ve havâlisi, uzun bir müddet her hangi bir eyalet teşkilâtına bağlı bulunmaksızın, müstakil olarak idareci ve kumandanlar tarafından, kale dizdarları, subaşıları, şehir ve kasabalarda kadı, zaim ve ümerâ vasıtası ile idare edilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed zamanında, Sivas Vilâyetinin Amasya Sancağında, büyük oğlu Şehzâde Bâyezid, sancakbeyi iken, yine Sivas Vilayetine bağlı Trabzon Sancağında da, Şehzâde Bâyezid’in büyük oğlu Abdullah, sancakbeyi bulunuyordu. Trabzon’da İçkale Câmii şadırvanında sancakbeyi Abdullah’ın 875/1470 tarihli bir kitâbesi kalmıştır. Şehzâde Abdullah’ın Trabzon Sancakbeyi olarak 886/1481 yılına kadar bu görevde kaldığı anlaşılmaktadır.

Trabzon’da Şehzâde Abdullah’tan sonra, Trabzon Sancakbeyi olan ikinci ve son şehzâde, Yavuz Sultan Selim’dir. Şehzâde Selim, babası II. Bâyezid, Amasya’da sancakbeyi iken, 875/1470 yılında doğmuştu. Fatih Sultan Mehmed’in vefâtı ile II. Bâyezid Han (1481-1512), Osmanlı Devleti tahtına pâdişâh olarak cülûs ettiği zaman, oğlu Şehzâde Selim’i 886/1481 yılında, Trabzon Sancakbeyi olarak tayin etmiştir. Şehzâde Selim, gemi ile Kefe’ye oğlu Süleyman’ın yanına gidişine kadar, 886-915/1481-1510 yılları arasında yaklaşık olarak yirmi dokuz yıl, Trabzon’da valilik yapmıştır.

Osmanlı Devleti tahtına, 7 Safer 918/24 Nisan 1512’de Osmanlı hânedânının dokuzuncu hükümdarı olarak oturan Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) babası II. Bâyezid, annesi ise Dulkadıroğlu Alâuddevle’nin kızı Ayşe Hâtun’dur. Yavuz Sultan Selim’in çocukluğu ağabeyi Şehzâde Korkud gibi, dedesi Fatih Sultan Mehmed’in yanında geçmişti. Devrin ünlü hocalarından ders almıştı ve Halîmî Çelebi hocası idi. Şehzâde Ahmed ve Şehzâde Korkud’un yumuşak huyuna karşılık, Şehzâde Selim sert ve cevval bir şekilde amansız hareket ederdi, ondan dolayı “yavuz” lakabını almıştır. Kendisi aynı zamanda şair bir kimse idi. Türkçe, Farsça ve Tatarî şiirler söylerdi.

Aynı zamanda şair bir kişiliğe sahip olanYavuz Sultan Selim, fizikî görünüm olarak, târife göre; orta boylu, toparlak ve kırmızı ile karışık beyaz yüzlü, çatık kaşlı, beyaz dişli,omuzları ile göğüs arası açık, sakalsız, uzun bıyıklı ve sert bakışlı bir kimse idi. Şehzâde Selim’in Trabzon’da Sancakbeyi iken, kaldığı uzun süre içerisinde, devlet yöneticiliği, komutanlık tecrübesi, kitleleri sulh ve idare kâbiliyeti, asker kişiliği iyice gelişmişti.

Yavuz Sultan Selim’in kişiliği ve karekteri ile ilgili olarak yabancı bir araştırmacı; “Selim’in arkasında, Trabzon’daki valilik yılları boyunca kazandığı imrenilecek bir şöhreti vardı. Selim birliklerinin bizzat başına geçen üstün bir komutan, doğruluktan şaşmayan ve başarılı bir idareci, yobazlığa varmayan tam bir Sünnî, lükse ve zevke fazla eğilimi olmayan bir kimseydi. Bu sert asker kabuğu altında, hükümdarımız geniş bir kültür sahibiydi. Gözünde gözlük durmadan okuyor ve Farsça başarılı şiirler yazıyordu.Yalnız başına yaşamayı seven ve sır vermez bir kişiliğe sahip olan Selim, kararlarının çağdaşlarınca anlaşılıp anlaşılmamasının kaygısında değildi”, demektedir.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Paylaşabilirsiniz
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir