Etiket: Türkler

Şamanizm’den Kalan Adetler

Şamanizm'den Kalan Adetler

Türkler’in Şamanizm’den İslamiyet’e geçişi yüzyıllar öncesine dayansa da, günümüzde Şamanizm’den kalan birçok adet ve gelenekleri bulunuyor.

İşte onlardan birkaçı:
Ay:Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türklerin eski Gök tanrı inancından kaynaklanmaktadır.
Su dökerek uğurlama:

Gidenin arkasından su dökmek eski Türklerdeki su kültünün doğurduğu bir adettir.
Mum yakma, çaput bağlama:Cami avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir. Daha Fazlasını Oku

Kur’an-ı Kerim’in İlk Türkçe Tercümeleri

Türkler Müslüman olduktan sonra, yeni dinin öğretilerini ve esaslarını öğrenmek ve ana kaynak olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için onu Türkçeye tercüme etmişlerdir. Eldeki bilgilere göre Kur’an önce, Samanoğulları’ndan Mansûr b. Nuh (350-365/961-976) zamanında, Taberî Tefsiri’nden Farsçaya tercüme edilmiştir. Bu tercüme Horasanlı ve Maveraünnehirli bilginlerden kurulan bir heyet tarafından yapılmıştır. Bu heyette Türk üyelerin de bulunduğu bildirilmektedir.

Kur’an’ın ilk Türkçe tercümesi ise Zeki Velidi Togan’a göre, Farsçaya yapılan ilk tercümeyle aynı zamanda, belki de aynı heyetteki Türk üyeler tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme “satır-arası” kelime kelime bir tercüme olup, Taberî Tefsiri’nden yapılan Farsça çeviriye dayanmaktaydı. Daha Fazlasını Oku

Terekeme Ağzı Sözcük ve Anlamları

Bu araştırmam ile Terekeme-Karapapak Türkleri ağzına ait sözcükleri bir araya getirdim.Yaşadığım şehir olan Karaman İç Anadolu’da olmasına rağmen şaşılacak derecede ağız  benzerlikleri beni oldukça çok şaşırttı. 2012 yılından bu zamana kadar toparlayabildiklerimi bir araya getirip arşiv oluşturdum.Terekeme ağzı ile şiirler yazan  Hasan Demirci(Emekli Öğretmen) hocamdan öğrendiğim sözcükleri de ilave ettim.Eğer ilave etmek istediğiniz veya yanlış sözcük varsa yorumdan iletiniz.

Abi: Gaga.
Abla: Aba, Kız Kardeş.
Adahlı: Nişanlı.
Ahan: İşte, Burada.
Aheey: Eyvah Anlamında Olan Sözcük.
Ahora: Yakın Bir Yer.
Ajans: Radyo.
Ak-Ağ: Beyaz.
Al: Kırmızı.
Alaca: Siyah-Beyaz.
Alazlanma:Yüzde Ve Vücutta Çıkan Çıbanlar, Kızartılar.
Alaşa: Arsız, Çemkiren Orta Yaşlık Kadın.
Aloy (Yaloy): Alev
Alça: Erik.
Anaç: Kuluçkaya Yatan Tavuk. Ana Gibi Davranan,
Andır: Her Hang Bir Parça, Vücut Parçası Da Olabilir.
Anne: Ana.
Arh: Ark.
Arheyin: Rahat, Gamsız. Daha Fazlasını Oku

Sümer Kültürünün Medeniyete Katkısı

Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur. Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler. (Bu yönüyle medeniyet, çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)

Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu Batı Asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar kerpiç ve tuğladan yapılmış olduğundan zamanın acımasız etkisine dayanamamış bu yapılar günümüze yeterli sayıda ve sağlam olarak kadar ulaşamamıştır.

Tarih döneminin başlangıcı olarak kabul edilen yazının icadı acaba bin yıl önce veya sonra gerçekleşmiş olsa idi bugünkü medeniyetin nasıl olabileceği her zaman tartışılabilirdi.

Sümer kültürünün medeniyete başlıca katkıları: Daha Fazlasını Oku

Türk Tarihinde Müzikle Tedavi

Türk Tarihinde Müzikle Tedavi

Türklerde müzikle tedavi

Müzik, duyguları yoğunlaştıran bir özelliğe sahip olduğundan, pek çok medeniyetlerde dini duyguların güçlenmesinde, hastalıkların tedavisinde oldukça yaygın bir yöntem olarak kullanılmıştır. Türklerde müzik, Türk tarihi kadar eskiye gitmektedir. Bazı tarih ve müzik bilim adamları en az 6000 yıldan beri devam eden bir Türk müziği Daha Fazlasını Oku

Türkler Neden Bozkurdu Sembol Olarak Seçtiler?

Türkler Neden Bozkurdu Sembol Olarak Seçtiler?

Cenabı ALLAH bütün varlıkları yaratırken farklı özeliklerle yaratmıştır.
Ruslar ayıyı, İngilizler aslanı, Amerikalılar kartalı, İspanyollar boğayı milli sembol saymışlar.

Biz? Neden başka bir hayvan değil de
Gök yeleli Bozkurt’u sembol edindik?

Bozkurt’un özelliklerini temel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür

1 – Bozkurtlar atasına bağlıdır; Bozkurt sürüsünden ayrılan bir erkek bozkurt karşılaştığı
bir kara kurt sürüsüne girer. Girdiği sürünün liderliğini alır;

2 – Bozkurt özgürlüğüne düşkündür. Dünyada evcilleştirilememiş tek hayvan olma unvanı
Orta Asya bozkurtlarındadır.

Hayvan yakalandığında tüm hayvanların aksine gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalar
ve intihar eder.

Bozkurt esareti kabul etmeyen bir varlıktır.

Bozkurt’un boynuna tasma takıp bir kafese koyamazsınız.
Bozkurt ölümü kabul eder kendisini parçalar ve intihar eder. Daha Fazlasını Oku

Türklerin Orta Asya’dan Göçü

orta-asya-goc-haritasi

TÜRKLERİN ORTA ASYA’DAN ÇIKIŞI VE GÖÇLER
Türklerin tarih içerisinde çok geniş bir coğrafyaya yayıldıkları ve göç ettikleri bölgede güçlü devletler kurduklarını biliyoruz. Bu Türk göçleri, atalarımızın ilkel göçebe bir toplum yapısına sahip oldukları gibi, yanlış ve haksız bir iddianın da ispatı olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Halbuki bu göçlerin neden ve sonuçları göz önüne alındığında, Türklerin ilkel göçebe bir anlayışla değil, aksine, kendine özel yüksek bir kültür ve uygarlığın sahibi ve yayıcısı olarak göç ettikleri görülür. Dünya üzerinde atı ilk kez ehlileştiren ve onu binek hayvanı olarak kullanan Türkler, atın sağladığı hız ile yüksek devlet ve toplum oluşumunu geniş coğrafyalar üzerinde egemen kılmıştır. Konar göçer, atlı yaşantının temelinde büyük oranda hayvancılık ve kendine yeterli bir ziraat kültürü yer alır. Dolayısıyla, Türk göçleri bu yaşantıya uygun olan sahalara doğru olmuştur. Daha Fazlasını Oku

Kağan Şu Destanı

Kağan Şu Destanı
Şu Destanı, Türkler’in en eski destanlarından biridir. Destanın kahramanı olan Şu, bilginlerin tahminlerine göre MÖ dördüncü yüzyılda yaşamış bir Türk kaganıdır. Şu Destanı’nın konusu, Makedonyalı İskender’in Asya içlerine doğru ilerlerken Türkler’le yaptığı savaşlardır (?). Ama, türkolog Zeki Velidi Togan’a göre, destanda adı geçen İskender’in Makedonya’lı İskender ile bir ilgisi yoktur ve Şu Destanı’nın konusu Makedonyalı İskender’in istilası değil daha önceki yüzyıllarda oluşmuş bir Aryani istilasıdır. Daha Fazlasını Oku

Zafer Bayramı Güzel Sözleri

ZAFER BAYRAMI

* Gençler! Geleceğe güvenimizi güçlendiren ve sürdüren sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitimle, bilgi ile, insanlıkta üstünlüğün, yurt sevgisinin, düşünce özgürlüğünün en değerli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni kuşak! Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.. (Mustafa Kemal ATATÜRK)
* Ne biz ne de her kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları bundan sonra tutamayacaksınız. Mustafa Kemal ve Türkler ki, kendileri için hazırlanan tabutu yayılmacıların başına geçirmişlerdir. Şimdi Dünyada Daha Fazlasını Oku

Kazan Hanlığı

Kazan Hanlığı

İdil (Volga) Irmağı kıyısındaki Kazan şehrinde kurulmuş bir Türk Devleti. Kuzeydoğu Avrupa’ya göç eden Türkler tarafından 15. yüzyılda kurulup, 16. yüzyılın ortalarında Ruslar tarafından yıkıldı. Ruslar, Türkleri sevmediklerinden buranın ahâlisine Moğollara izafeten Tatar diyerek onları kötülemektedirler

Kazan Hanlığı, Volga Bulgarlarının yaşadıkları bölgede, Altınordu Devleti’nin eski hanlarından Uluğ Muhammed Han tarafından 1437 târihinde kuruldu. Hanlığın ahâlisini Orta Asya’dan gelme yerleşik ve yarı göçebe Türkler ve Finliler meydana getiriyordu. Uluğ Muhammed Han devleti için gelişmesini mahzurlu gördüğü Moskova Knezliği’ne karşı sefere çıkıp, Rus kuvvetlerini bozguna uğrattı ve Knez Vasili’yi esir etti.

Ruslar, Kazan Hanlığı’nın hâkimiyetini tanıyıp, harp tazminatı olarak her yıl haraç vermeyi, Kazan memurlarının Rus şehirlerinde vazife yapmasını ve Oka Nehri boyunu şehzâde Kâsım’a yurt olarak vermeyi kabul ettiler. Oka Nehri boyunda kurulan “Kâsım Hanlığı” sâyesinde Moskova Knezliği kontrol altında tutuldu. Hanlığın kuruluş safhası 1437-1445 yılları arasında tamamlanmıştır. Daha Fazlasını Oku

Yabancıların Türkler Hakkında Görüşleri

* İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin
yanında hem erkeği,hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak.İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler
Napoleon Bonaparte (Fransız imparatoru)

* Türklerden bahsediyorum… Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yananda ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur.
Tasso (İtalyan- şair) Daha Fazlasını Oku