Osmanlı Devleti’nde Askeri Teşkilat Yapısı ve Görevleri

Osmanlı Devleti'nde Askeri Teşkilat Yapısı ve Görevleri

Ordu-yi Hümâyûn :Osmanlı İmparatorluğu’nun ordusudur .

Osmanlı kara ordusu; Kapıkulu askerleri ve Eyalet askerleri olarak ikiye ayrılır.

Kapıkulu Askerleri ve Piyade Birlikleri:

* Acemi Oğlanlar Ocağı: Devşirme kanununa göre toplanan Hıristiyan çocukları bu ocakta eğitilir ve kabiliyetlerine göre diğer ocaklara gönderilirdi.
* Yeniçeriler Ocağı: Ocaklar içerisinde en önemlisi olup komutanlarına Yeniçeri Ağası idi. Yeniçeriler savaşta padişahın otağının yanında bulunurlardı. Barış zamanında İstanbul’da şehrin güvenliğini sağlarlardı. Ayrıca yangın söndürme gibi işlere de bakarlardı. Yeniçeri ocakları kendi aralarında; Ağa bölükleri, Sekban bölükleri ve Yaya ortaları olmak üzere üçe ayrılırlardı.
* Cebeci Ocağı: Ordunun ok, yay, kalkan, kılıç, tüfek, balta, kazma, kürek, kursun, barut, zırh, tolga, harbe gibi savaş aletlerini imal, tamir ve tedarik eden ocağa “Cebeci Ocağı” denirdi. Cebecibaşı en üst rütbeli komutanlarına

Türk Polis Teşkilatının Kuruluş Yılı Kutlu Olsun

Türk Polis Teşkilatı Yılı Kutlu Olsun

Kurulduğu 10 Nisan 1845 tarihinden bugüne kadar ülkemizde huzur ve düzenin bozulmaması ve bizlerin güvenli bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için gece gündüz fedakârca görev yapan, Türkiye Cumhuriyeti devletimizin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü halkımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, huzur ve asayişi temin etmek, suç

Teşkilat-ı Mahsusa

Teşkilat-ı Mahsusa

XIX. yy sonlarında, Osmanlı Devleti’ne karşı ayrılıkçı hareketlerin yoğunluk kazanması ve isyanların genişlemesi, istihbarat ve espiyonaj çabalarını da arttırmıştır.

Balkan Savaşı’nın (1912- 1913) sonuna kadar Osmanlı Devleti’nde geniş olarak istihbarat yapan gizli bir teşkilata rastlanılmamaktadır. Balkan Savaşı’nın getirdiği kötü sonuçlardan sonra, Osmanlı İmparatorşuğu gibi üç kıtaya hükmetmiş, çeşitli ırk ve mezhepte çeşitli milletleri idare etmiş bir devlet için gizli modern bir istihbarat teşkilatına mutlak surette ihtiyaç olduğu artık anlaşılmıştır. Böyle bir teşkilata sahip olma zorunluluğunu düşünen Harbiye Nazırı Enver Paşa olmuştur.
İşte Enver Paşa tarafından Osmanlı Devleti’nin siyasi birliğinin korunmasını sağlamak, ayrılıkçı hareketleri önlemek ve yabancı devletlerin Orta Doğu’daki istihbarat ve gerilla faaliyetlerine karşı koymak amacıyla kurulan istihbarat teşkilatına ”Teşkilât-ı Mahsûsa” veya Umûru Şarkiye Dairesi adı verilmiştir.

Osmanlıda Düyûn-i Umûmiye Teşkilatı

Osmanlıda Düyûn-i Umûmiye Teşkilatı

DÜYÛN-İ UMÛMİYE
Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletlerine olan borçlarınının takibi ve tasfiyesi için 1881 yılında kurulan teşkîlât.

Mustafa Reşıd Paşa’nın, 16 Ağustos 1838 târihinde; önce İngiltere, sonra da diğer Avrupa devletleri ile imzaladığı ticâret andlaşmaları, Osmanlı ülkesine serbest ticâret düzenini getirmiş ve zenâat sektörüne büyük darbe indirmişti. Afrika ve Uzakdoğu’daki sömürgelerinden getirdiği insanları köle gibi yarı aç, yarı tok çalıştıran Avrupa devletleri, fabrikalaşmaya yönelmişler, bu sayede daha ucuza ürettikleri malları gümrüksüz olarak Osmanlı ülkesinde satmaya başlamışlardı. Dolayısıyle pahalıya mal edip, pahalı satmak mecburiyetinde olan Osmanlı sanayii ortadan kalkmıştı . Bu arada gerileme devrinde savaşların uzun sürmesi ve bir çoğunun mağlûbiyetle neticelenmesi ile eski gelir kaynaklarını kaybeden Osmanlı Devleti, mâlî bakımdan zâten zor duruma düşmüştü.