Etiket: Süleyman

Süleyman Şah Kimdir?

Süleyman Şah Kimdir?

Osmanlı Türkleri, Oğuzların Bozok kolundan Kayı boyuna mensupturlar. Kayıhan, Günhan’ın oğludur. Kayı kelimesi ise dağdan inen sel, tipi, çığ manasına gelmektedir.Oğuzlar, Oğuz Han’ın neslinden gelen en temiz bir soydur. Bunlar Müslümanlığı kabul edince, Türkmen adıyla adlandırılırlar. Türkler, Avrupalı kavimler gibi beyaz ırka mensupturlar. Moğollarla katiyen bir alakaları yoktur. Oğuz Türkleri beyaz tenli, kumral saçlı, ela gözlü, kuvvetli vücutlu yüksek ahlaka sahip insanlardır. Hürriyet ve istiklallerine aşık bir millet olduklarından, tarihin hiçbir devrinde, esaret boyunduruğuna girmemişlerdir.Oğuzların cihan tarihinde devletleri 3000 yıldan beri devam etmektedir. Oğuz Türkleri, Hun Türkleri, Göktürk İmparatorluğu, Selçuklu İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere devamlı olarak dört büyük imparatorluk kurmuşlardır. İlk üç imparatorluğu Çinliler ve Moğollar, daimi akınlarıyla yıkınca bu defa Oğuz Türkleri Osmanlı İmparatorluğunu kurdular. (Daha Fazlasını Oku)

Şehzade Mustafa Kimdir?

Şehzade Mustafa Kimdir?

Şehzade Mustafa (1515, Manisa – 6 Ekim 1553, Konya), Kanuni Sultan Süleyman’ın Mahidevran Sultan’dan olma oğlu.Saruhan, Amasya, Konya sancak beyliklerinde bulunmuştur. Babasının tahtına göz dikmekle suçlanmış; Nahcıvan seferi’ne giden Osmanlı ordusunun Konya’da konakladığı sırada, padişahın otağında boğdurulmuştur. Katli, devlete isyan suçundan dolayıdır; ancak deliller ve şahitler konusunda tartışma bulunmaktadır.[1] Hürrem Sultan’ın tahta kendi oğullarından birini geçirmek için Şehzade Mustafa’ya tuzak kurduğu ve ölümünü hazırladığı iddia edilmektedir. (Daha Fazlasını Oku)

Hz. Süleyman’ın Mührü

Hazreti Süleyman a.s.’ın mührü bir yüzüktü ki dört köşeli bir kaşı vardı. Bu yüzüğü Cebrail a.s. Cennetten çıkarıp Allah cc.’nin emri ile Davut a.s’a getirdi. Bir köşesinde “El mülkü lillah” (Mülk Allahındır) yazıyordu. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki :
-”Ey Davut! Hak Tealadan sana bir yüzük ve on soru getirdim. Allahu Tealanın buyruğu odur ki: Evlatlarını toplayıp bu on soruyu onlara sor. Kim doğru cevap verirse senin yerine o geçsin. Devleri, Perileri, Ademoğullarını, yelleri, kuşları, canavarları, dünyada ne ki varsa hepsini buyruğuna başeğdirsin, itaatli kılsın. Ve bütün dünyaya padişah olsun” dedi. (Daha Fazlasını Oku)

Kanuni Sultan Süleyman’ın Bali Beye Mektubu

Kanuni Sultan Süleyman'ın Bali Beye MektubuMeşhur akıncı ailesi Malkoçoğulları’na mensup olan Gazi Bali Bey, Bosna ve Rumeli Beylerbeyliği yapmış ve Sultan İkinci Bayezid Han’ın damadı olmuş Malkoçoğlu Damad Yahya Paşa’nın üç oğlundan biridir. Koca Bali Paşa diye de bilinir. İkinci Bayezid’in kızı Aynışah Sultan’ın kızıyla evlenmiştir.
Genç yaşta akıncılığa başlayan Gazi Bali Bey, Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’ı fethinde (1521) bulunmuş ve büyük kahramanlıklar göstermiştir. 30 Ağustos 1521’de Belgrad’ın fethinden sonra kale muhafızlığına Yahya Paşazade Bali Bey tayin edilmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman 1526’da Macaristan seferine çıktıktan sonra Yahya Paşazade Bali Bey 5 bin kadar süvari birliğiyle öncü vazifesiyle gön¬derilmişti. Mohaç muharebesi sırasında Macar ordusunu arkadan çevirerek hezimete uğratmakta büyük gayretler gösterdi. (Daha Fazlasını Oku)

Sadrazam (Pargalı) İbrahim Paşa Kimdir?

Pargalı İbrahim Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Frenk İbrahim Paşa ya da öldürüldükten sonraki ünvanıyla Maktul İbrahim Paşa (1493, Parga – 15 Mart 1536, İstanbul) I. Süleyman saltanatı döneminde 27 Haziran 1523 – 15 Mart 1536 arasında sadrazamlık yapmış, önemli siyasal ve askeri olaylarda rol oynamış Osmanlı devlet adamı. Eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’dır. (1496-1538),.[1]

Kökeni

Bugün Yunanistan’da kalan Parga yakınlarındaki bir köyde doğdu. Değişik kaynaklarda doğumunda Rum ya da İtalyan kökenli olduğu belirtilmektedir Babası bir balıkçıydı. 6 yaşında korsanlar tarafından kaçırılarak Manisa’da (Daha Fazlasını Oku)

Osmanlı – Özbek Siyasi İlişkileri (1530-1555)

OSMANLI – ÖZBEK SİYASİ İLİŞKİLERİ (1530-1555)

Türk yüzyılı olarak nitelenen XVI. yüzyıl da, Kanuni Sultan Süleyman devri (1520-1566), Türk Dünyası ile olan ilişkilerimiz açısından aktif olan dönemlerdendir. Bu dönem de özellikle İran’a karşı oluşturulan, Osmanlı Devleti ile Özbek Hanları arasındaki dayanışmayı ortaya koymak gerekir. Yavuz Sultan Selim Han(1512-1520) devrinden sonra Osmanlı Devleti ile Türkistan Hanlıkları ilişkileri kısmen zayıflamıştı.
Ancak bu ilişkiler, Kanuni Sultan Süleyman iktidar da iken, 1530-1555 yılları arasında süren Osmanlı-İran savaşlarında tekrar canlanmıştır. Öteden beri, Türkistan’da bulunan Özbek Hanları, İran’da hüküm süren Safevi Şahları ile sürekli savaş halinde bulunuyorlardı. Özbek Göçgüncü Han(1510-1530), Safevi hükümdarı Şah İsmail(1501-1524) ve Şah Tahmasb’la (1524-1576) sürekli savaşmış ve bu savaşların çoğu Özbekler lehine sonuçlanmıştı.
Özbekler’in Horasan bölgesini kısmen ele geçirmeleri üzerine, Şah Tahmasb büyük bir ordu ile harekete (Daha Fazlasını Oku)

Kanuni Sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferi

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’IN IRAKEYN SEFERİ (1533-1535) ÖNCESİ ANADOLU’DA ORTAYA ÇIKAN BAZI GELİŞMELER

Irakeyn Seferi (1533-1535), Osmanlı Devleti Padişahı Kanuni Sultan Süleyman;ın (1494-1566) İran;da hüküm süren Safevi Devleti Hükümdarı Şah Tahmasb;ın (1514-1576) üzerine yaptığı üç büyük seferinden ilkidir.
Kanuni Sultan Süleyman;ın fütuhâtının çoğu Balkan ve Avrupa toprakları üzerine olmuştur. Kendisi bizzat on üç büyük Sefer-i Hümâyûn;a çıkmış, ancak Safevi Şah;ının tavırları onu zaman zaman İran üzerine de yürümeye mecbur etmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman’ın bu meşhur seferi kaynaklarımızda “Irakeyn Seferi” olarak zikredilir. Arapça’da “İki Irak” anlamına gelen Irakeyn’den maksat; “Irak-ı Arab” denilen Bağdat ve havalisi ile, “Irak-ı Acem” denilen; Bağdat’ın kuzeybatısıdır ki, Hemedan’dan Tebriz ve havalisini içine alan coğrafyadır.
Kanuni Sultan Süleyman’ın 1520’de tahta geçmesinden itibaren, 1533’te başlayan Irakeyn Seferi’ne kadar, Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti cephesinde meydana gelen gelişmeleri öneminden dolayı bu çalışmamızla ortaya koymak istıyoruz.
Sultan Süleyman’ın İran’la ilgili olarak ele aldığı ilk konulardan birisi, babası Yavuz Sultan Selim’in Tebriz’den (1514) sürüp getirdiği altı yüz ev’den mürekkep sürgünlere hürriyetlerini iade etmesidir. İsteyenlerin (Daha Fazlasını Oku)