Seyyid İmadeddin Nesîmî Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
İmadeddin Nesimî, daha çok Seyid Nesimî mahlası ile tanınan, 14. yüzyılda (1360-1417) yaşamış [1] Azeri ya da Türkmen Hurûfi divan şairidir. Kaynaklarda doğum yeri ve tarihi hakkında yeterli bilgi bulunmadığı gibi araştırmacıların çalışmalarında da farklı bilgiler vardır.Bazı kaynaklara göre doğum tarihinin 1369-1370 yılları arasında olduğu tahmin edilmektedir.[2]

Azerbaycan Türkçesinde ve Farsça divanların yanı sıra Arapça şiirler de yazmıştır.Şairin doğum yeri, hatta ismi konusunda bilgi kirliliği ölümünden sonra şöhret bulduğu içindir.Doğum yeri olarak ise Azerbaycan,İran,Irak ve Türkiye olmak üzere farklı yerler gösterilmektedir.

* Azerbaycan kaynaklarında Azerbaycan’ın Şamahı şehrinde,
* İran kaynaklarına göre Şiraz ya da Şirvan’da,
* 16. yüzyıl Osmanlı yazarlarından Aşık Çelebi Diyarbakır’da,

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye’nin ilk yıllarında yaşamıştır. Seyyid ve Hüseyin kolundandır. Moğol istilâsı sebebiyle Irak’tan Doğu Anadolu’ya yerleşmiş ve çok sayıda âlim yetiştirmiş bir aileye mensuptur. Halife Mustafa Efendi’nin oğludur. 1860’ta o zaman Hakkâri vilâyetinin merkezi olan ve şimdi Van’a

Nakib-ül-Eşraf Nedir?

Nakib-ül-eşraf Nedir? Osmanlı devlet’inde Seyyidlerin ve şeriflerin doğum ve ölüm kayıtlarını tutan kuruluşun idarecisine verilen addır.Bilindiği üzere  hazreti Hüseyin’in soyundan gelenlere seyyid, hazret-i Hasan’ın soyundan gelenlere ise Şerif denir. Nakib-ül-eşraf adı verilen memur Peygamber efendimizin torunlarının işlerine bakar, neseblerini kayıt eder ve saklar, doğumlarını ve vefâtlarını deftere geçirir, onları kötü işlerden ve şanlarına uygun olmayan sanatlara girmekten alıkoyarlardı.Fena hallere düşmelerini engellemek için vergi ve ganimetlerden pay alıp Seyyid ve şeriflere dağıtırlardı. Bu sülaleden olan kadınları dengi olmayan biriyle evlendirilmemesini sağlamkla görevliydiler.Nakib-ül-eşraf,Secere-i Tayyibe defteri adında bir defteri merkez ve taşrada kayıt altında tutardı.Sefere çıkıldığında ise görevleri Sancak-ı şerifin altında yürümektir.Nakib-ül-eşraf’tan sonra ki en yüksek makam Alemdarlık’tır.

Seyyid Kutup Sözleri

-Şüphesiz ki İslam Kelime-i Şehadet getirmek ve Allah’dan başka ibadete layık ilah olmadığına şahitlik etmektir.

-Allah’dan başka ibadete layık ilah olmadığına şahitlik ise; evrende sadece yüce Allah’ın tasarrufda bulunduğuna, kulların ibadet kasıtlı davranışlarını ve hayatla ilgili tüm meselelerini ona sunacaklarına, kulların yasa ve hükümlerini sadece ondan edineceklerine, hayatlarına ilişkin konularda tek başına onun hükümlerine boyun eğeceklerine inanmakla gerçekleşir.

-Kim -bu anlamı ile- Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına şahitlik getirmezse hiç bir zaman şehadet getirmemiş ve İslam dinine girmemiş demektir.

-Adı ne olursa olsun…Soyu ve lakabı ne olursa olsun değişmez…

Ashabı Uhud Şehitleri

1. Vebi Seyyidinâ Hamza İbni Abdulmuttalib el-Muhâcirîyy (R.A.)
2. Vebi Seyyidinâ Ebî Eymen Mevlâ Amr el-Ensariyy (R.A.)
3. Vebi Seyyidinâ Ebî Hanne el-Ensariyy (R.A.)
4. Vebi Seyyidinâ Ebî Suryan İbni el-Haria el-Ensariyy (R.A.)
5. Vebi Seyyidinâ Ebî Hubeyre ibn-i el-Hâris el-Ensariyy (R.A.)
6. Vebi Seyyidinâ Enes ibn-i Nadr el-Ensariyy (R.A.)
7. Vebi Seyyidinâ Uyens ibn-i Katade el-Ensariyy (R.A.)
8. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i el-Erkam el-Ensariyy (R.A.)
9. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i Sabit el-Ensariyy (R.A.)
10. Vebi Seyyidinâ İyas ibn-i Evs el-Ensariyy (R.A.)