Resulullah’ı Tanımamızdaki Ölçü

Resulullah'ı Tanımamızdaki Ölçü

Resulullah’ı tanımamızdaki ölçü nedir?

Her Müslüman, Peygamber efendimizin güzellik ve üstünlüklerini ilmi, ihlâsı ve Ona olan sevgisi kadar derece derece görmekte ve anlayabilmektedir.

Peygamber efendimize vâris olan yüksek İslam âlimleri ise Onu bütün güzellikleriyle görmüş ve âşık olmuşlardır. Bunların en başında Ebu Bekr-i Sıddık gelmektedir. O, Resulullah efendimizdeki

nübüvvet nurunu görmekte, Onun üstünlük, güzellik ve yüksekliklerini idrak ederek, Ona âşık olmakta öyle ileri gitmiştir ki, başka hiçbir kimse Ebu Bekr-i Sıddık hazretleri gibi olamamıştır. Bir keresinde, “Bütün iyiliklerimi, sizin bir sehvinize (yanılmanıza) değişirim” buyurmuştu.

Salâvat Bilinçli Olmalıdır

Salâvat Bilinçli Olmalı

ÇOK ÖNEMLİ BİR UYARI!

Eûzu billahi min’eş-şeytanir’racim… BismillahirRahmânirRahîm,

Değerli kardeşlerim, son yıllarda sanal medyada Hz. Peygamber’e (as) şu kadar salevat getirilmesi, şu kadar Yasin, Tebareke okunması hatta hatimler edilmesi şeklinde kampanyalar düzenlenmektedir.

İyi niyetle de olsa, bu tür gayretler, bizleri yanlış bir din anlayışına sürüklemektedir.

Allah’a ve Rasulüne olan sevgimiz, İslam davasına sahip çıkmamız, bu tür gayretlerle değil, Yüce Kitabımızın ahkamına ve Sevgili Peygamberinizin ahlakına sarılarak gerçekleşir.

Allah’ın emir ve yasaklarına, Rasülünün sünnetlerine uyarak gerçekleşir.

Ya Rasulullah Sen Bu Dünyaya Şeref Verdin

O En İyi Babaydı..O En İyi………..O En Vefalıydı..O En Takvalıydı..O En Mütevaziydi..O En Doğruydu..O En Adaletliydi..O En Masumdu..O En Dayanıklıydı..O En Zekiydi..O En Asaletliydi..O En Hatipti..O En Emniyetliydi..O En Teslimiyetliydi..O En Şefkatliydi..O En Cömertti..O Bir Beşerdi Lakin En Hayırlısıydı..O İlkti Ve Sondu..Sallallahu Aleyhi Ve Sellem…

“Yağmur; seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira’da süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle olsaydım
Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım”

Tasavvuf Gerekli

Tasavvuf, dînin kalbî hayatı ve özüdür. Tıpkı bir meyveyi makbul ve lezzetli kılan içindeki özsuyu gibidir.
Bilindiği gibi insanın beden ve rûh olmak üzere iki yönü vardır. Bunların her ikisinin de fıtrata bağlı olan talepleri mevcuttur. İslâm, yaratılıştan gelen bu temâyülleri inkâr etmez. Onları birer vâkıa olarak kabul eder. Ortaya koyduğu temel ölçüler çerçevesinde makbûl olan temâyülleri inkişâf ettirmeye, merdûd olanlarını ise, asgarî hadde indirmeye veya makbûl bir gâyenin emrine sokmaya çalışır.