Padişahların Ölüm Nedenleri

Padişahların Ölüm Nedenleri

OSMAN GAZİ
Doğum: 1258
Ölüm: 1326
Tahta çıktığı tarih:1281
Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326’da kalp yetmezliğinden öldü.

ORHAN GAZİ 2. Osmanlı padişahı
Doğum: 1281
Ölüm: Mart 1362
Tahta çıktığı tarih: 1326
82 Yaşındayken felç yüzünden 1362’de öldü.

II. MURAD 6.Osmanlı padişahı
Doğum: Haziran 1404

Fatih Sultan Mehmed Kimdir ?

Fatih Sultan Mehmed Kimdir ?

Fatih Sultan Mehmed (1432 – 1481) 29 Mart

1432’de Edirne’de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun’dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemalarından birisiydi ve yedi yabancı dil bilirdi. Alim, şair ve sanatkarları sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok değer verdiği alimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir komutan ve idareciydi. Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadaki adları Arap harfleriyle yazdırdı. Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul’a getirtirdi. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kuşçukendi döneminde İstanbul’a geldi. Ünlü Ressam Bellini’yi de İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptırdı. Şair ve açık görüşlüydü.

Genç Osman Kimdir?

II. Osman ya da Genç Osman divan edebiyatındaki mahlasıyla Farisî (d. 3 Kasım 1604, İstanbul – ö. 20 Mayıs 1622, İstanbul); 16. Osmanlı padişahı ve 95. İslam halifesidir.

Babası I. Ahmed, annesi Mahfiruz Haseki Sultandır. Mahfiruz Haseki Sultan Rum’dur. Sultan Genç Osman 14 yaşında iken, amcası Sultan I. Mustafa’nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. Sultan Genç Osman iyi bir terbiye ve tahsil gördü. Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini klâsiklerinden tercüme yapabilecek kadar güzel öğrendi. Genç Osman; zeki, enerjik, atılgan, cesur ve gözüpek bir padişahtı.

Sultan Genç Osman, Fatih Sultan Mehmed devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, Şeyhülislam Es’ad Efendinin ve Pertev Paşa’nın kızları ile evlendi. Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu. Kendisine plânlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı.

Divan-ı Hümayun

Divan-ı Hümayun
Osmanlıdan önce Divan
Divan, eskiden İslam devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. Başlangıçta bir devlet dairesi olan divan, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.İslam tarihinde ilk divan, ikinci halife Ömer döneminde (634-644) bir devlet dairesi olarak kuruldu. Devlet gelirleri ve giderleriyle ilgili işler burada yürütülüyordu. Emeviler döneminde (661-750) divanların sayısı artırıldı. Devlet merkezi Şam’da, vergi işlerini yönetmekle görevli olan Divanü’l-Harac giderek ana divan durumuna geldi. Merkezde çeşitli devlet işlerini yürüten başka divanların yanında eyaletlerde de divanlar vardı.

Osmanlı Sultanları Hacca Neden Gitmemişler?

Tarihi olaylarda tarih kitaplarına, dini konularda ise dini kitaplara bakılır. Hacca gitmek dini bir vazifedir. Bunun nasıl yapılacağı, hangi hallerde, kimlerin bu vazifeden muaf tutulacağı hakkında din kitaplarına bakılır. Hangi olayda hangi kitaplara, hangi kaynaklara bakılacağını, neyin nereye sorulacağını bilmeyen kimsenin boyundan büyük çam devirmesi işten değildir. Halkı yönlendiren, bir köşe yazarının rastgele yazması, çok tehlikelidir.

Kendi Irkına İhanet Edenin Sonu Budur

Kendi ırkına İhanet Edenin Sonu Budur

Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.

Yavuz Sultan Selim sorar:

-Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?

Satıcı:
-Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.

Osmanlı Armasının Anlamı ve Sırrı

Osmanlı Armasının Anlamı ve Sırrıİngiltere’de 1346′da Kral III. Edward tarafından Dizbağı Nişanı‘nın geleneği ortaya çıkarılmıştı. Bu gelenekte şöyle bir uygulama vardır: Nişanı alan kişi ya da hükümdarların armaları Londra‘da Windsor Sarayı‘nda bulunan Saint George Kilisesi‘nin duvarında asılmaktadır. Ancak o zamanlarda Osmanlı Padişahı’nın arması henüz bulunmamaktadır. Bunun üzerine Kraliçe Victoria, Prens Charles Young ismindeki arma uzmanını Osmanlı için arma tasarlamak üzere görevlendirir. İstanbul‘a gelerek araştırmalarda bulunan Young‘a, Etyen Pizani isminde bir tercüman yardımcı olur.

İngiliz tasarımcı, padişahlık alameti olan saltanat kavuğunu, sorgucu, ay-yıldızlı sancağı ve tuğrayı ön plana çıkararak bir arma hazırlar. Bir yılda hazırlanan arma, Osmanlı Devleti’nin Londra Sefiri Kostaki‘ye teslim edilir. Kostaki tarafından İstanbul’a gönderilen arma çizimlerini Sultan Abdülmecit de beğenir. Bu şekilde oluşan

Hayatta Olan Osmanlı Şehzadeleri

Osmanlı Devletinde padişahın erkek çocuklarına verilen ünvandır. Aynı şekilde şehzadelerinde çocukları bu ünvanı alırlar ve kendi erkek çocuklarınada geçirirlerdi. Yani Osmanlı hanedanına mensup padişah dışındaki tüm erkekler bu ünvanı taşırlardı. Avrupa ülkelerinde kullanılan prens ünvanına karşılık gelir. Şehzadeler klasik devirde bu ünvandan sonra sultan sonrada kendi isimlerini kullanırlardı.

Örnek: Şehzade Mustafa

Ekberiyet uygulamasına kadar okuma çağında yanlarına verilen lala ile eğitme başlayan ve sancaka çıkan şehzadeler yıllar süren zorlu bir taht mücadelesi sonrası tahta çıkıp padişah olurlar ya da çıkamayıp ya tutsak

Murat Han’dan Güzel Bir Hikaye

3.MURATMurat Han (III. Murat) o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:

– Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
– Akşam garip bir rüya gördüm.
– Hayırdır inşaallah.
– Hayır mı, şer mi öğreneceğiz.
– Nasıl yani?
– Hazırlan dışarı çıkıyoruz.

Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd’a çıkar, döner Vefa’ya. Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar ‘Kimdir bu?’ Ahali ‘Aman hocam hiç bulaşma’ derler, ‘ayyaşın meyhur’un biri işte!’

– Nerden biliyorsunuz?
– Müsaade ette bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.

ÖFKELİ KOMŞULAR
Bir başkası tafsilata girer.
-‘Biliyor musunuz?’ Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısında çalışır, nalının hasını yapar. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine.
Hele yaşlının biri çok öfkelidir. 

Fatih Sultan Mehmet Han’dan Güzel Sözler

FATİH SULTAN MEHMET HAN

* Eğer Padişah Ben İsem, Size Emrediyorum. Gelip Ordunun Başına Geçin. Eğer Padişah Siz İseniz, Gelip Devletinizi Düşmanlara Karşı Savunun.
* İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz.
* Ya Ben Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni.
* Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim
* Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım
* Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım.
* Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır.