Cuma Suresi’nin Meal ve Manası

Cuma Suresi'nin Meal ve Manası

Cuma suresi Medine döneminde inmiştir. Sure “Sebbeha” kelimesi ile başlamaktadır. Müsebbihat sureleri arasında yer almaktadır. Cuma suresinin mushaftaki sıralamada altmış ikinci, iniş sırasına göre ise yüz onuncu suredir. Cuma suresi, Saf suresinden sonra, Münafikun suresinden önce gelmektedir. Surenin nüzul sebebi olarak gösterilen olaya 11.ayette değinilmiştir. Cuma suresi, Cüz 28’de bulunur.

CUMA SURESİ TÜRKÇE MEALİ –  MANASI
Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.
2. O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
3. (Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
4. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
5. Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
6. De ki: “Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!”
7. Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.
8. De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”
9. Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
11. (Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

TÜRKÇE OKUNUŞU

1. Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl’ardıl elmelikilkuddusil-‘aziyzilhakiymi.
2. Huvelleziy be’ase fiyl’ummiyyiyne resulen minhum yetlu ‘aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu’allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin.
3. Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel’aziyzulhakiymu.
4. Zalike fadlullahi yu’tiyhi men yeşa’u vallahu zulfadlil’azıymi.
5. Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi’se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.
6. Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze’amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne.
7. Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu ‘aliymun bizzalimiyne.
8. Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila ‘alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta’melune.
9. Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu’ati fes’av ila zikrillahi ve zerulbey’a zalikum hayrun lekum in kuntum ta’lemune.
10. Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl’ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le’allekum tuflihune.
11. Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma ‘ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne.

Ramazanın Kalbi Mukabele

Mukabele nedir?

Mukabele karşılık verme, karşılıklı okuma anlamına gelir. Bir kimsenin Kur’an’ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve onu dinleyen topluluğun da sessizce Kur’an’dan takip etmesine “mukabele” denirmukabele
Edebiyat terimi olarak mukabele nedir?Aralarında tezat ve tekabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurma diye tanımlanmıştır.
Mukabele nasıl ortaya çıkmıştır?Hz. Muhammed’e 610 yılında ilk vahyin gelişiyle başlayan Kur’an’ın indiriliş süreci, 632 yılına kadar, yaklaşık yirmi üç yıl devam etmiştir. Peygamberimizle Cebrail, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur’an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlardı. Önce Cebrail okur Peygamberimiz dilerdi. Daha sonra da Peygamberimiz okur, Cebrail dinlerdi. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez tekrarlanmıştır. Böylece Kur’an ayetlerinin unutulmasına meydan verilmemiştir. Peygamberimizin bu davranışını kendilerine örnek alan Müslümanlar, bunu dini bir gelenek olarak günümüze kadar sürdürmüşlerdir.
Mukabele’de Kur’an-ı Kerim okumanın adabı

Devamını Oku…