Etiket: Nefis

Nefsiniz Hala Fark Etmiyormu?

Nefsiniz Hala Fark Etmiyormu?

NEFSLERİNİZDE!
HÂLÂ (fark etmiyor) GÖRMÜYOR MUSUNUZ?

“Yerleri, gökleri ve ikisi arasındakileri Hak olarak meydana getirdik” (15/85)
Yerler, gökler, ve ikisi arasındaki her şey, Hakk`ın dışında bir şey değildir!.
Sen, Hak`kın varlığıyla meydana gelmiş olanlara, algılama araçlarının sana verdiği verilere dayanarak değişik isimler taktın.. Yer dedin, gök dedin, insan, hayvan dedin vs.
Halbuki, bu varlık, gerçeğiyle Tek bir varlık; Tek bir yapı halindeki varlık!. Daha Fazlasını Oku

Allah’a Ulaştıran Mertebeler

Allah'a Ulaştıran Mertebeler

Allâh’a Ulaştıran Basamaklar

İman ve İslâm mevzuunu böylece anladıktan sonra; İslâm Dini’ne iman etmiş, dolayısıyla İslâm’ın bildirdiği Allâh’a, Rasûlüne, meleklere, kitaplara, diğer Nebi ve Rasûllere, âhiret gününe, hesap ve kitaba, yeniden dirileceğine iman etmiş bir kişinin ilerlemesi nasıl oluyor?..

Bu ilerlemeyi, tekâmülü, Allâh’a ulaştıran basamakları, bazıları yedi mertebeye ayırıyor, bazıları üç mertebeye ayırıyor, bazıları dört mertebeye ayırıyor. Bu ayırım çeşitli kişilerde çeşitli tasniflere tâbi tutulmuş.

Baştan alalım…

Yediye ayıranlar: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Radiye, Mardiye ve Sâfiye olarak ayırmışlar.

Dörde ayıranlar: Emmâre, Levvâme, Mülhime ve Mutmainne olarak ayırmışlar.

Üçe ayıranlar: Levvâme, Mülhime, Mutmainne demişler; Emmâreyi zaten hiç saymamışlar!..

Emmârenin sayılmamasının nedeni:

Emmâre; emredenden geliyor. Emmâre, emredici nefs demektir!

Emmâre emredici nefs demekse, nefs emrediyor! Emreden kim?.. “Nefs” isminin arkasında o fiile emreden, onun terkibi yani emreden, “Rabbi” oluyor!.. Rabbine uymuş oluyor!.. Daha Fazlasını Oku

Kullu Nefsin Zaikatul Mevt – Her Nefis Ölümü Tadacaktır

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne).

* Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar? (ENBİYA/34)
* Allah, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir. (NAHL/70)
* Sonra siz bunun ardından, muhakkak ki öleceksiniz. (MÜ’MİNUN/15) Daha Fazlasını Oku

Bugün Allah İçin Ne Yaptık

Hemen hemen hepimiz YÜCE RABBİMİZ’ in rızasını kazanmak için çok çeşitli yollar olduğunu ve bizlerin rıza kazanmakla sonsuza dek sürecek olan ahiret hayatımızın huzur içerisinde geçeceğini biliriz. Peki bunun için neler yapıyoruz, neler yapmıyoruz? Farz ibadetlerimizin dışında aşağıdakilerle kendimizi sorgulayalım bakalım. Her gün ALLAH’ ın rızasını kazanmamız için yapmamız gereken kulluk görevlerimizden hangisini yapabiliyoruz. Ya da yapmak için çaba sarf ediyormuyuz, yoksa önümüze çıktıkça mı yapıyoruz veya arayış içerisine girip muhakkak birini veya bir kısmını muhakkak yapıyormuyuz? Vicdan rahatlığı ile uyuyabiliyor muyuz. Birde aksi olarak bütün bunları bilmemize rağmen hastaya, yaşlıya, Daha Fazlasını Oku

İslamda Gizli İlimler

İlim-i ledün veya ledünnî ilim, Allah ile ilgili bilgi ve sırlara ait ilim, gayb ve mârifet ilmidir. Allah, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: “Orada, kendi indimizden bir rahmet (vahiy ve nübüvvet veya uzun ömür) verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birini (Hızır’ı) buldular.” (Kehf sûresi: 65)

Hem Sa’lebî’nin hem de İmâm-ı Rabbânî’nin ifâde ettikleri gibi, Hızır aleyhisselâm, güzel ahlâk sâhibi, cömert ve insanlara karşı çok şefkatliydi. Allah’ın izni ile kerâmet ehli olup, kimyâ ilmini bilirdi. Hak teâlânın bildirmesiyle ledünnî ilim verilmişti. Muhammed Pârisâ; “İlm-i ledünnî verilmesinde Hızır aleyhisselâmın rûhâniyeti vâsıta olmaktadır.” buyurmuştur. Daha Fazlasını Oku