Etiket: Muhsin

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Güzel Bir Hikaye

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'ndan Güzel Bir Hikaye

KAZA NAMAZI
Gardiyanların ayak sesleri koğuşun kapısında son buldu, getirdikleri genç bir mahkumu bıraktılar ve gittiler.

Yeni gelen genç içeridekilere selam verdi ve kendisine gösterilen boş yere oturdu. Koğuştakiler ona hoş geldin, geçmiş olsun dediler.

İçlerinden en yaşlı ve olgun olanı gencin yanına yaklaştı ve ona ilgi gösterdi, bir anlamda sahiplendi.

Çünkü selam verişinden ve simasından bu gencin nasıl biri olduğunu hemen anlamıştı.

Genç oldukça yorgun ve bitkin görünüyordu, epeyce bir müddet konuşmadı. Daha sonra yaşlı adamdan bir seccade istedi ve kıblenin ne taraf olduğunu sordu. Sonra kalktı ve yavaş yavaş ikindi namazını kıldı.

(Daha Fazlasını Oku)

Muhsin Yazıcıoğlu Sözleri

Muhsin Yazıcıoğlu Sözleri

* Ahlak her şeyin esasıdır.
* Allah’a vereceğimiz hesapla milletimize ve tarihimize vereceğimiz hesap arasında herhangi bir farklılık ya da çelişki yoktur.
* Alperenler, çelik bilekli, cesur yürekli, bilge Türklerdir.
* Alperenler, milletimiz için birer Bozkurt rehber, manevi çöküşte olanlar için Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli ve Mevlana ölçüsünde manevî önder ve milli davalarda her biri birer Mustafa Kemal’dir.
* Bir hayalim var: Bütün vatandaşlarımızın, ayyıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum. Bir hayalim var: Başını örtenle, açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum. Bir hayalim var: Kürt-Türkmen, Alevi-Sünni ayrımı olmadan, zengin-fakir ayrıcalığı görülmeden imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum. Kısacası; Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar kaynaşmış, güçlü bir Türk dünyası hayal ediyorum. Büyük bir Türkiye hayal ediyorum. (Daha Fazlasını Oku)

Seyda Hz.’nin Muhsin Yazıcıoğlu İle Sohbeti

 Seyda Hz.'nin Muhsin Yazıcıoğlu İle Sohbeti
Her fırsatta Bu güzel insanın davasını güdüyoruz diyenler, gerçekten bu değerli şahsiyeti tam anlamıyla tanıyorlar mı?

Bizim dâvâmız, kuru bir kavga ve cihângîrlik dâvâsı değil, “i’lâ-yı kelîmetullâh”dır, yâni Allâh’ın dînini yüceltmekdir!

|Muhsin Yazıcıoğlu(r.a)’nun, Seyyid Muhammed Raşid Erol(k.s) Hazretleri ile ilk karşılaşmaları.

— Sayın Yazıcıoğlu, Seyyid Muhammed Raşid Erol Hz. (k.s.)’leri ile ilgili ilk karşılaşmanızı anlatır mısınız?

M. Yazıcıoğlu: Kendisini 1970’li yıllarda uzaktan görmüştüm. O zamanlar çok yakın bir temasımız olmamıştı. Ancak, 1987 yılında ,’de kendisiyle görüşmek nasip oldu. Kendisiyle uzun uzun göz göze geldik. Elbette o manevi derinliği ve manevi atmosferi daha ilk bakışta yaşadığımı söyleyebilirim. Benim ilk karşılaştığımdaki intibaım hep tasavvuf kitaplarında okuduğumuz ama ulaşamadığımız, yaşayamadığımız, hissedemediğimiz güzel duyguları yaşama ve hissetme durumunda oldum. Orada benim yarım saatlik hemen hemen yarısı sessiz geçen, bir o kadarı da çeşitli konularda görüşlerine başvurduğumuz ve dinlediğimiz an olarak geçti. Akşam kendilerinin emirleri üzerine bizi Mübarek Divanı’nda misafir ettiler. (Daha Fazlasını Oku)