Astronom Hükümdar Uluğ Bey Hakkında Bilgi

Astronom Hükümdar Uluğ Bey Hakkında Bilgi
1394 yılında dünyaya gelen ve asıl adı Muhammed Taragay olan Uluğ Bey, 1409 yılı itibariyle Maveraünnehir’in hâkimi, 1447 yılı itibariyle ise imparatorluğun resmen hükümdarı olarak siyasî tarih sahnesinde yerini almıştır. Siyasî kimliğinin yanında kendisinden sonraki dönemde astronomi çalışmalarına ilham olmuş mühim bir Orta çağ İslam âlimi olmasıyla da dikkat çekmiştir.

Asıl adı Muhammed Taragay olan Uluğ Bey, H. 19 Cemaziyülevvel 796 / M. 22 Mart 1394 tarihinde Sultaniye’de dünyaya geldi. Dedesi dönemin en büyük hükümdarlarından biri olan Emir Timur, babası imparatorluğun ikinci hükümdarı Şahruh, annesi ise Çağatay asilzadelerinden Gıyaseddin Tarhan’ın kızı Gevherşad’dır. Uluğ Bey’in doğduğu aynı yıl kardeşi İbrahim de dünyaya gelmiştir. Her iki kardeşin doğum yılından anlaşıldığı üzere Şahruh’un Gevherşad haricinde başka bir hanımı ve İbrahim’in annesinin farklı olduğu görülmektedir. Aile geleneklerine göre, doğan çocuklar bir atabeg veya büyük bir hanım tarafından yetiştirilir. Uluğ Bey de Timur’un büyük eşi Saray Mülük Hanım tarafından yetiştirilmiştir. Kendisine Muhammed Taragay adı verilmesine rağmen Timur’un torununa bağlılığından dolayı saray erbabı tarafından ona “Uluğ Bey” denilmiştir. Sürekli bu isimlezikredildiği için asıl isminin unutulduğu söylenir.

Hoş Geldin Ya Rasulallah

Hoş Geldin Ya Rasulallah
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in dünyaya teşriflerinin 1444. yıldönümünü, birlik ve beraberlik duyguları içinde idrak etmenin mutluluğuna erişmiş bulunmaktayız. Ey Solmayan Yeryüzünün Gülü Bizleride Şefahatlerine Nail Eyle. Ya Rasulallah Biz Seni

Müslüman Boksör Muhammed Ali Hayatı

Müslüman Boksör Muhammed Ali Hayatı

“Ben Peygamber’in (sav) ismini taşıyorum, bu sebeple insanların bu ismin üstünde gezmesine müsade edemem” diyerek teklifleri reddeder.Bunun üzerine üzerinde Muhammed Ali’nin ismi olan yıldız duvara asılır. Duvara asılı tek ‪isim‬ Muhammed Ali’nin ismidir.
Mekanın ‪cennet‬ olsun ‪şampiyon‬…
Muhammed Ali (Önceki adı: Cassius Marcellus Clay Jr., 17 Ocak 1942; Louisville, Kentucky – 3 Haziran 2016; Phoenix, Arizona)[2], Amerikalı profesyonel boksör. Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali, kariyeri boyunca yaptığı maçların yalnızca 5 tanesini kaybetmiştir.

Muhammed Sadık’tan Babası İmamı Rabbaniye Mektuplar

Muhammed Sadık'tan Babası İmamı Rabbaniye Mektuplar

İMÂM-I RABBÂNÎ’ye büyük oğlu Muhammed Sâdık “aleyhirrahme” tarafından yazılan birinci mektûb:

Kölelerinizin en aşağısı Muhammed Sâdık, şerefli kapınıza bildirir ki, buradakilerin hâlleri, durumları, yüksek teveccühlerinizin yardımı ile, çok iyidir.

Bedenlerimiz bir arada olduğu gibi, kalblerimiz de toparlanmış olarak yaşamaktayız. Çok zamandan beri, hizmetcilerinizi düşünüyor ve ayrılık sebebi ile üzülüyorduk. Bu satırların yazıldığı gün, meyân Bedreddîn gelerek âfiyette olduğunuzu bildirdi. Bizleri sonsuz sevindirdi. Rahatlığa kavuştuk.
Bunun için, Allahü teâlâya çok hamd olsun!

Harzemşahlar (Harezmşahlar) Hakkında Bilgiler

Harzemşahlar (Harezmşahlar)

Harzemşahlar (Harezmşahlar)

On  birinci yüzyıl sonlarında Harezm bölgesinde kurulan Türk devleti.
Harezmşahların atası Anuştegin, bir Türk kölesiydi. Büyük Selçuklu emirlerinden Bilge Tegin, onu satın alarak, saraya getirmiş ve özel olarak yetiştirmiştir. Selçuklu sarayında taştdârlık vazifesinde bulunan Anuştegin, gösterdiği başarılar neticesinde, Harezm valiliğine getirildi. Ölümünden sonra oğlu Kutbeddin Muhammed, Harezmşah unvanı ile Sultan Sencer tarafından aynı vazifeye tayin edildi. Büyük Selçuklu Devleti’nin valisi

Hz. Ebu Bekir’in İlk Müslüman Oluş Hikayesi

HZ. EBÛ BEKİRİN İLK MÜSLÜMAN OLUŞ HİKAYESİ

Hz. Ebû Bekir, eskiden berr Resûli Ekrem Efendimizin en yakın dostlarından biri idi. Samimî görüşür ve konuşurlardı.

Onda da göze çarpan en mühim vasıf, Câhilliyye devrinin çirkin âdetleri, kötü ahlâk ve yaşayışları ile fıtratını bozmamış olması, ruh, kalb ve aklını şirk inancıyla kirletmemiş bulunmasıydı. Tanınmış bir tüccardı. Kavminin ileri gelenleri her zaman fikrinden istifade ederlerdi. Kureyş’in kan dâvalarını halleden de oydu. Bir diğer mühim

Hz. Mevlana Diyor ki!

Hz. Mevlana Diyor ki!

Hz. Mevlana Diyor ki!

Men bende-i kur’anem eger can darem, (Ben yaşadıkça Kuran’ın bendesiyim)

Men hâk-i reh-i muhammed muhtarem, (Ben, Hz. Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum)

Eger nakl kuned cüz İn kes ez güftarem, (Biri benden bundan başkasını naklederse)

Bizarem ez u vez an suhen bizarem. (Ondan da , o sözden de şikayetçiyim)

 

Hz. mevlâna muhammed celâl-ed-dīn rûmî (k.s.)

 

Yavuz Sultan Selim Devri Osmanlı-Özbek Münasebetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Osmanlı Devleti Padişahı Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) XVI. yüzyılın başında Türkistan’da hüküm süren Özbek Hanları ile olan münasebetleri nasıl olmuştur?
Özellikle Şii-Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’e (1501-1524) karşı ortak siyasi karar ve davranışları bu araştırmada ortaya konmuştur. Özbek hanları ile Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in olumlu diyalogunu bu çalışmada görmek mümkündür.

THE OTTOMAN-UZBEK RELATIONS DURING THE REIGN OF YAVUZ SULTAN SELIM(1512-1520)
ABSTRACT
The Ottoman-Uzbek relations during the reign of Yavuz Sultan Selim (1512-1520) this study is to find out the establishment of the relations between the Ottoman Empire and the Uzbek Khans during the reign of Yavuz Sultan Selim. A special attention was given to the policy of the Sultan Selim against Shah Ismail (1501-1524). This topic was in detail analysed. Furthermore this study shows that good relations as far as the dowments were concerned, was established between the Uzbek’s and the ottomans.
Key Words:Yavuz Sultan Selim, Muhammed Seybani Khan, Shah İsmail, The Ottoman Empire, Safevids, Uzbek Khan, Central Asia.

GİRİŞ

Osmanlı Devleti tahtına dokuzuncu padişah olarak, 24 Nisan 1512’de cülus eden Sultan Selim (1512-1520), II. Bayezid Han’ın oğludur. II. Bayezid Han (1481-1512) tahta geçtiği sırada şehzade Selim’i Trabzon sancağına vali olarak tayin etmişti. Selim, Kefe’ye sancakbeyi olarak gidişine kadar, yaklaşık yirmi dokuz yıl (1481-1510) Trabzon’da valilik yapmıştır. Selim’in Trabzon’da; yönetim anlayışı, kumandanlık tecrübesi, kitleleri sulh ve idare kabiliyeti ve asker kişiliği iyice gelişmişti.