Etiket: mesnevi

Hafız Halil Hakkında Bilgi-Halîl ibni İsmâîl bin Şeyh

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı

Doğum tarihi tam olarak belli olmayan Hâfız Halil’in künyesi Halîl ibni İsmâîl bin Şeyh’tir.Hayatına ait bilgiler ise dedesine ait olan menkıbeleri anlattığı Menâkıb-ı Şeyh Bedreddîn adlı eserde çok az mevcuttur.Dedesi Şeyh Bedreddîn’in ölümünden sonra Edirne’ye yerleşmiş ve Câmî-i Kebîr’e imam olmuştur.Bu esnada Mollâ Hüsrev isimli bir zâtın hizmetinde bulunmuştur.O sıralarda bir serserinin öldürülmesi hadisesi üzerine o da hapse atılmış, hapisten çıktıktan sonra önce Bursa’ya ardından Göynük’e gitmiştir. Orada Akşemseddîn’e tabi olmuştur. Bir müddet sonra amcasının kızı Kübrâ ile evlenmiştir. İsrâîl ve Mahmûd isimli iki oğlan ile bir de kız çocuk sahibidir. Kosova Savaşı (851/1448) sırasında II. Murâd’ın (öl. 855/1451) iltifat ettiği Hâfız Halîl ordu imamlığı yapmıştır. Hocası Akşemseddîn’in maiyetinde İstanbul’un fethine katılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra gördüğü bir rüya Okumaya Devam Ediniz…

Elvan-ı Şirazi Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmasa da,Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya yerleşen Türkleşmiş İranlı bir aileye mensup bulunduğu ve ataları Şîrazlı olduğundan Şîrâzî nisbesiyle tanındığı ileri sürülmektedir.

Şeyh Elvan-ı Şirazî, Mahmud Şebüsteri’nin Gülşen-i Râz adlı Farsça eserini 1426’da Türkçeye tercüme ederek II. Murad’a sunmuştur. Tercüme-i Gülşen-i Râz’ı tamamladığı 829 (1426) yılında elli yaşında olduğunu bildirmesinden hareketle (Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 173, vr. 7a) 779’da (1377) doğduğunu söylemek mümkündür.Elvân-ı Şîrâzî’nin ölüm tarihi de belli değildir.

Gülşen-i Râz’ın Farsça aslı 1000 beyit olduğu halde çevirisi 3000 beyte yakındır. Mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün Okumaya Devam Ediniz…

Derviş Şemseddin Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Latîfî Seferihisar’dan, Âşık Çelebi ve Kâtib Çelebi ise İran bölgesinden (Acem’den) geldiğini söylemektedirler. Her üç kaynaktan ve eseri Dehmurg’dan anlaşıldığına göre Yavuz Sultan Selim zamanında (1512-1520) eser vermiştir. Latîfî, “Ol ahd-i hümâyûnun âhirlerinde âhirete gitmiştir” (Tezkire, s. 209) demekle Yavuz Sultan Selim devrinin son yıllarında vefat ettiğine işaret etmektedir. Dehmurg adlı mesnevisini 919’da (1513) nazmettiğine göre bu tarihte hayatta olduğu kesindir.

Sade bir dile sahip olan Derviş Şemseddin şiirlerinde zaman zaman realist tasvirlere de yer vermiştir. Latîfî ve Âşık Çelebi’nin tezkirelerinde yer alan birkaç şiiri dışında mevcut olduğu ileri sürülen divanı henüz ele geçmemiştir.

Şairin günümüze ulaşan tek eseri Dehmurg’dur. Mesnevi tarzında ve aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılmış olan eser sembolik bir hikâye olup 710 beyit civarındadır. Vasfi Mahir Kocatürk’le Fahir İz’in ve bunlardan naklen bazı kaynakların ileri sürdüğü gibi eserin 909 (1503) yılında yazıldığını kabul etmek mümkün Okumaya Devam Ediniz…

Cemali Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Şeyhî’nin yeğeni olan Cemâlî, Fatih dönemi şairlerinden olup Akşehirlidir. 1410 yılına yakın bir tarihte doğduğu ve II. Bayezid’in saltanatının son yıllarında vefat ettiği göz önüne alınırsa, uzun bir ömür sürmüş ve bu üç padişah döneminde şiirler yazmıştır. Şeyhî’nin Hüsrev ü Şîrîn adlı mesnevisine zeyl yazmıştır. Gülşen-i Uşşâk adlı mesnevisini 1446 yılında yazan şairin Miftahü’l-Ferec mukaddimesinde yer alan,

Şâh içün düzmiş idüm bir hoş kitâb
Kim safâ bulurdı andan şeyh ü şâb
….
Anı tertîb eyledüm Sultân içün
Bunı tertîb it Mehemmed Han içün

şeklindeki beyitlerinden saraya yakın bir şair olduğu anlaşılmaktadır. Fetihten sonra İstanbul’a gelen şair, yazdığı kaside ve kıtalarında İstanbul’u n fethini anlatmış ve Fatih Sultan Mehmed’i övmüştür. Kasidelerinin yanında gazel ve kıtalarında da övgüye yer veren Cemâlî, sevgili ve aşk konulu gazeller de yazmıştır. Cemâlî’nin Okumaya Devam Ediniz…

Şeyyad Hamza Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmayan Şeyyâd Hamza’nın son araştırmalara göre XIII. yüzyılın son çeyreğinde doğduğu tespit edilmiştir. Fuad Köprülü, başta Latifî Tezkiresi olmak üzere bazı kaynaklarda Nasreddin Hoca ile görüşüp konuştuğu belirtildiği için önceleri on üçüncü yüzyıl şairlerinden olduğunu kabul etmiştir. Fakat son çalışmalar şairin 1348 yılında Akşehir civarında çıkan ve etrafı kasıp kavuran bir veba salgınını yaşadığını ve iki Okumaya Devam Ediniz…

Emîr Alî oğlu Pîr Mahmûd

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
14.yy ikinci yarısında yaşayan şair Emîr Alî oğlu Pîr Mahmûd (Pîr Mahmûd bin Pîr Alî)’un bilinen tek eseri Bahtiyâr-nâme isimli mesnevîsidir.Doğum ve Ölüm yılları hakkında bilgi bulunamamıştır. Kaynakların verdiği bilgilere göre 2975 beyitten oluşan eser, aruzun “mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün” kalıbıyla yazılmıştır. Konusu bakımından hem dinî-tasavvufî hem de aşk konulu mesnevîlerden farklı olan metin, ibret verici ilginç dokuz hikâyeden oluşmaktadır. Ahlakî nasihatlere de yer verilen manzume boyunca araya farklı kalıplarla söylenmiş gazeller yerleştirilmiştir. Eser, Kelile ve Dimne ile Okumaya Devam Ediniz…

Mustafa Darir Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Mustafa Darîr. Daha çok Sîretû’n-nebi adlı eseriyle tanınan, XIV.yüzyılın ikinci yarısında eser vermiş bir Türk müellif ve şairidir. Darîr’in, doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak belli olmasa da Erzurum’da doğup 1377 yılında Mısır’a gidene kadar burada yaşadığını bilmektedir.Daha siyerini yazdığı sırada yaşının hayli ilerlemiş olduğu oradaki ifadesinden anlaşılmaktadır Hayatının son dönemleri hakkında da bilgi yoktur.

Anadan doğma kör olduğu için şiirlerinde “Darîr”. bazan da onun yerine “Gözsüz” mahlasını kullanan şairin asıl adı Mustafa’dır. Babasının Yûsuf, dedesinin Ömer olduğu künyesinden anlaşılmaktadır.Ahmediye, Sultaniye, Yakutiye veya Hatuniye gibi devrin meşhur Erzurum medreselerinden en az birinde eğitim aldığını tahmin edilmektedir. Okumaya Devam Ediniz…

Mesud Bin Ahmed-Hoca Mesud Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında yeterli bilgi olmasa da babasının adının Ahmed olduğunu bizzat kendisi tarafından yazılmıştır.Şeyhoğlu Mustafa’nın 1400’de tamamladığı Kenzü’l-küberâ eserinde onu rahmetle anmasına dayanarak XIV. yüzyılın ikinci yarısında öldüğü tahmin edilmektedir. Eserlerini Farsça’dan nakil yoluyla meydana getiren Hoca Mesud her iki eserini de mesnevi tarzında yazmıştır.

Eserleri. Okumaya Devam Ediniz…

Şair Mehmed Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Bu 14.YY şairi Mehmed hakkında bilinen pek azdır.Doğum ve ölüm tarihlerine ait bir bilgi bulunamışdır.Bugün elde Işknâme’den başka eseri bulunmayan ve kaynaklarda kimliği hakkında herhangi bir kayda rastlanmayan şairin bir adının da  Muhammed olduğu ve kendi eserinde bir kez zikretmesinden anlaşılmaktadır.

Işknāme veya doğru adıyla Ferruh-u Humā mesnevisi  31 Aralık 1397 yılında Sivas’ta valilik yapan Yıldırım Bayezid’in büyük oğlu Emîr Süleyman Çelebi’ye sunulmuştur.Tuhfenâme adını da kitabın Emîr Süleyman’a sunuluşunun bir ifadesi saymışlardır. Buna göre şair eserine Tuhfenâme demekle onu şehzadeye Mısır hediyesi olarak sunduğunu anlatmak istemiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Kemaloğlu Hakkında Bilgi (14.YY )

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Kemaloğlu’nun hayatı hakkında tam olarak bilgiler elde edilememiş olup 14. ve 15. yy arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Bir adının da İsmail olduğu ve Türkmen Aşiretinden bir medreseli olduğu söylenmektedir.Beyrut ile Hatay arasında hayatını sürdürmüş ve ileri derecede Türkçe,Farsca ve Arapça bildiği eserinden anlaşılmaktadır.

1387 tarihinde yazdığı Ferahname adlı eseri günümüze kadar gelen tek eseridir.Ferahnâme “mefâilün mefâi-ün feûlün” kalıbıyla yazılmış 3125 beyitten oluşan bir mesnevidir. Okumaya Devam Ediniz…

Şair Fahri (Fahrî) hakkında bilgi ve Eseri

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Asıl adı Fahrüddîn Ya’kûb bin Muhammed olan “Fahrî ” 718/1318 tarihinde Aydıneli’nin Ayaslug (Selçuk) kasabasında doğmuştur. Anadolu sahasında ilk “Hüsrev ü Şîrîn”i Aydınoğlu Îsâ Bey adına 768’de (12 Mart 1367) “Fahrî ” mahlası kullanarak kaleme almıştır. Nizâmî’nin eserini tercüme eden Fahrî ayrıca Şâhnâme’den de faydalanmış ve mesnevinin konusunda bazı değişiklikler yapmıştır.Bilgiler arasında üç oğlunun olduğunu fakat üçününde kendinden önce öldüğünü anlıyoruz.Hakkındaki bilgiler kendi eserinden yola çıkılarak belirlenmiştir.Ölüm tarihi ise henüz tesbit edilememiştir.

Eseri: Okumaya Devam Ediniz…

Şair Gülşehir Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında çok az belge bulunmakta ise de kendisinin Kırşehir’de (Gülşehri) bütün şehir tarafından tanınan,zâviye sahibi bir şeyh olduğu söylenmektedir.

Yerleştiği yer olan Kırşehir eskiden Gülşehri adı ile bilindiği için eserlerinde Gülşehir mahlasını kullanmıştır.Asıl isminin ise Süleyman veya Ahmed olabileceği tahmin edilmektedir.En çok Mevlânâ, Ahi Evran,Attâr, Senâî, Sa‘dî ve Nizâmî’nin etkisinde kalmıştır. Gülşehir’in Mantıku’t-tayr adlı eseri tamamladıktan sonra (717 -1317)  epey ilerlemiş bir yaşta öldüğü sanılmaktadır. Okumaya Devam Ediniz…