Fatih Sultan Mehmet Han’ın Namaz Fermanı

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Namaz Fermanı

FATİH SULTAN MEHMET HANIN NAMAZ FERMANI
Allahü Teala, emirlerinin yerine getirilmesini bize nasib ve müyesser eylesin. Bu hükümde bildirmek istediğim husus şudur. Rum diyarındaki şehir ve kasabalarda ve buraların köylerinde yaşayan Müslüman ahali, İslam dininin emir buyurduğu farzları yapıp, sünnetlerine riayet etmekte, Kelam-ı Kadime, Furkan-ı Mecid’e Kuran-ı Kerim’e hadisi şeriflere uymakta gevşeklik gösterip muhalefet ederler imiş. Allahü Teala’nın “Namazı ikame ediniz” emrini çiğneyip; “Namaz dinin direğidir. Onu dosdoğru kılan dinini ikame etmiş olur. Terk eden dinini yıkmış olur.” Hadis-i Şerif’ine uymayıp tuğyan yoluna saparlar ve böylece mescid ve camileri viraneye ve harabeye döndürüp fısk

Fatih’in Kudüsteki Kutsal Mekanlar İçin Fermanı

Fatih'in Kudüsteki Kutsal Mekanlar İçin FermanıFATİH’İN KUDÜSTEKİ KUTSAL MEKANLAR İÇİN FERMANI
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Hatt-ı Hümayunları ile Sadaka ve İhsan Buyurdukları Emr-i Alişandır

1) Mucebince amel oluna; her kim hatt-ı hümayun-ı sa’adet-makrunu fesh ederse, Allah’ın la’netine uğrasun.

2) Sebeb-i tahrir-i tevkî`-i refî`-i hümâyûn, vâcib’üt-tastîr-i yarliğ-i belîğ-i hümâyûn –Nassarahullahu Te`âlâ ilâ-i yub`asûn- oldur ki;

3) Bi iznillahi Te’âlâ Hazret-i Resûl hurmetiyle Makam-ı Kostantınıyye feth u fütûh oldukda etrâf ve eknâfdanşahlar ve krallar Âsitâne-i Sa`âdetime elçiler gelüb feth u fütûhı arz edüb bu kerre Kudüs-i Şerif’de olan Rumların Patriği Atnasiyos (?) nam râhib rızalarıyla gelüb Âsitâne-i Sa`âdetime yüz sürüb ve Hazret-i Resûl-i Ekrem

Fatih’in İstemem Şiiri

Fatih'in İstemem Şiiri

Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Fatih Sultan Mehmet Han’dan Bir Gazel

Fatih Sultan Mehmet Han'dan Bir Gazel

” İmtisal-i Cahidü fi’llah olubdur niyyetüm
Din-i İslam’un Mücerred Gayretidür Gayretüm

Fazl-ı Hakk u Himmet-i Cünd-i Ricaullah İle
Ehl-i Küfri Serteser Kahreylemekdür Niyyetüm

Enbiya Vü Evliyaya İstinadum Var Benüm
Lütf-i Hakk’dandur Heman Ümmid-i Feth ü Nusretüm

Nefs ü Mal İle N’ola Kılsam Cihanda İctihad
Hamdülillah Var Gazaya Sadhezaran Rağbetüm

Ey Muhammed Mücizat-ı Ahmed-i Muhtar İle
Umarum Galib Ola A’da-yı Dine Devletüm ”

Gazelin Günümüz Türkçesine Çevrilmiş Şekli :

” ALLAH Yolunda Şavaşmaktır Niyetim
İslam Dininin Yanlızca Yücelmesidir Gayretim

Fatih Sultan Mehmet’in Bir Gazeli

Fatih Sultan Mehmet'in Bir Gazeli0

” İmtisal-i Cahidü fi’llah olubdur niyyetüm
Din-i İslam’un Mücerred Gayretidür Gayretüm

Fazl-ı Hakk u Himmet-i Cünd-i Ricaullah İle
Ehl-i Küfri Serteser Kahreylemekdür Niyyetüm

Karamanoğulları

İ- SİYASİ TARİH

a- Beyliğin menşeî ve kuruluşu

Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve yıkılması sırasında kurulan Türk beyliklerinin en uzun ömürlülerinden birisi olan Karamanoğulları Oğuzlar’ın Afşar boyuna mensuptur. Bu Afşar Türkmenleri, Xİİİ. yüzyılın ilk yarısından itibaren devam eden Moğol istilâsi sırasında ülkelerini terk ederek önce Azerbaycan ve Şirvan taraflarına gelmişler ve buradan Anadolu’ya geçerek Türkiye Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykübad (1220-1237) tarafından Ermenek vilâyetine yerleştirilmişlerdir (1228).

Bu Türkmenlerin başında Nûre Sûfî b. Sâdeddin isimli bir reis bulunuyordu. Nûre Sûfî bu sıralarda Anadolu’da yayılmakta olan Babaîler tarikatına girmiş ve böylelikle o bölgedeki Türkmenler üzerinde nüfuz kurmuştur. Nûre

İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akifi Anma

İstiklal Marşının Kabulü Ve Mehmet Akifi Anma

İstiklâl Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin millî marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921’de Birinci TBMM tarafından “İstiklâl Marşı” olarak kabul edilmiştir.Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921’de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine, Ankara’daki Taceddin Dergahı’nda yazdığı ve İstiklal Harbi’ni verecek olan Türk Ordusu’na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif’in yazdığı İstiklal Marşı coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı’nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.

Gentile Bellini Fatih Sultan Han’ın Resmini Çizen Ressam

Gentile Bellini Fatih Sultan Han'ın Resmini Çizen Ressam

Eserin Adı: Fatih Sultan Mehmet Yapım tarihi: 1480 Orijinal Ebadı: 69,9 × 52,1 cm Tekniği: Tuval Üzeri Yağlıboya Bulunduğu Yer: National Portrait Gallery, / Londra – İngiltere

Gentile Bellini (1429-1507), Rönesans döneminde Venedik’te yaşamış İtalyan bir ressamdır. 1478’de Venedik Cumhuriyeti tarafından Fatih Sultan Mehmet’in portresini yapmak üzere İstanbul’a gönderilmiştir.

Mehmet Ali Birand Hayatını Kaybetti

Kanal D Haber sunucusu Mehmet Ali Birand’ın, tedavi gördüğü Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde hayatını kaybettiği bildirildi.Mehmet Ali Birand’ın ölüm haberini oğlu Umur Birand, göz yaşları içinde açıkladı.Safra yollarındaki darlığa yönelik bir girişim geçiren Mehmet Ali Birand, gözlenen kardiyak sorunlar nedeniyle yoğun bakımda izlenmekteydi..

71 yaşındaki Mehmet Ali Birand uzun habercilik dönemiyle orantılı bir çok değerli eserini de okuyucusu, izleyicisi, kamuoyuyla buluşturdu.

İstiklal Marşımızın Açıklaması

İSTİKLAL MARŞIMIZIN AÇIKLAMASI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
O benimdir, o benim milletimindir ancak

Bu kıtada Mehmet Akif Türk Milletine sesleniyor.
Ümit ve güven içeren sözleriyle:
“Ey Millet’ im! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak sönmeden, en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.
Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda da bir alev gibi dalgalanan bayrağımın, milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el sürülmediği gibi, milletimin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O, Türk milletinindir ve daima öyle kalacaktır.