Ordunun Duası

Ordunun Duası

Yılmam ölümden, yaradan, askerim
Orduma ‘Gazi’ dedi Peygamber’im
Bir dileğim var ölürüm isterim
Yurduma tek düşman ayak basmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destan’ı

Ak Şemsettin çıkar bir gün huzura
Mehmet yeni doğmuş
Dişleri süt kokan bebe
Hümâ Hatun’un oğlu Mehmet…
Babası Murat’ın naşı gelir Varna’dan
Oğlum Sultan Mehmet
14 yaşında
Sağ yanında Ak Şemsettin
Sol yanında Molla Hüsref…
Edirne üzerinden akın akın
Şehr-i İstanbul’a akar

Mehmet Talat Paşa Kimdir?

Mehmet Talat Paşa Kimdir?
Mehmet Talat Paşa Kimdir….?
İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üç liderinden (Talat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa) biridir. 280. Osmanlı Sadrazamı olarak görev yapmıştır.

Talat Paşa, 1874 yılında Kırcaali’de doğmuştur. Tam adı, Mehmet Talat’dır. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan Abdülhamit II Han’a karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Meşveret Gazetesi ile cemiyet bildirilerinin dağıtımını üstlendi. Bu çalışmalarından ötürü kovuşturmaya uğrayarak 1895’te tutuklandı. Selanik’te Posta ve Telgraf Müdürlüğünde memurluk ve başkatiplik yaptı.
Selanik’te bulunduğu sırada İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. İki defa İstanbul’a giderek İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı. Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa ile Üç Paşalar adlı bir grup kurdu.

1909 yılında kurulan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının ilk büyük üstadı olarak 1 yıl görev yaptı.

İkinci Meşrutiyet’in ilanında 1908’de İttihat ve Terakki’den milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa kabinesinde İçişleri Bakanlığı’na getirildi, Babıali Baskını’nı düzenleyenler arasında yer aldı.

Fatih Sultan Mehmet Hanın Türbesi

Fatih Sultan Mehmet Hanın Türbesi

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Türbesi…( Türbe İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Fatih Sultan Mehmet Camii ve Külliyesindedir )

Çanakkale Şehidi Mehmet Çavuş

Çanakkale Şehidi Mehmet Çavuş

Çanakkale Kara Savaşları içinde yer alan Seddülbahir ve Conkbayırı’nın büyük kahramanlarından biri de Kadir oğlu Mehmet Çavuş’tur. Mehmet Çavuş, 1. Kolordu, 1. Tümen, 7. Alay, 3. Tabur, 1. Bölük’e bağlı bir askerdi ve rütbesi de çavuştu. Bu kahraman Anadolu çocuğu, diğerleri gibi Çanakkale’de ülkemizi işgale niyetli düşmana dur demek için oradaydı.

5. Mehmet (Reşat) Kimdir?

5. Mehmet (Reşat) Kimdir?

5. Mehmet (Reşat) Kimdir…?

Osmanlı padişahlarının 35.’ sidir. Abdülmecit’in Gülcemal IV. Kadınefendi’den olan oğludur. İstanbul’da Çırağan Sarayinda doğdu, 73 yaşında Dolmabahçe Sarayı‘nda öldü. Ağabeyisi II. Abdülhamit, V. Mehmet in tahttan indirilmesi (Reşat) üzerine 1909’da tahta çıkmış, padişahlığı 9 yıl sürmüştür. Eyüp’teki türbesinde gömülüdür. İlk veliahdı amcasının oğlu Yusuf İzzettin Efendi idi; onun intiharından sonra veliaht olan 17 yaş küçük kardeşi Vahidettin, Sultan Reşat’ın yerine «VI. Mehmet» unvanı ile tahta geçmiştir.

V. Mehmet olağanüstü nazik, çekingen, ihtirassız, hiçbir işe karışmak istemeyen bir karakterdeydi. Meşrutiyet hükümdarına Anayasa’nın tanıdığı hakları bile kullanmadı. Bütün saltanatı İttihat ve Terakki partisinin amansız diktatörlüğü ile geçti.

Mehmet Akifi Anma ve İstiklal Marşı’nın Kabulü

Mehmet Akifi Anma Ve İstiklal Marşı'nın Kabulü

Üç kıtada şanlı zaferlerle fetihler yapmış, 23 milyon km2’ye sahip olmuş, küreselleşen dünyaya inat 6,5 asır adaletiyle ayakta durmuş olan Osmanlı İmparatorluğu, girdiği 1. Dünya Harbi’nden yenik çıkmıştır. Emperyalist devletlerce vatan toprakları işgal edilmiş, halkımız adeta her taraftan bir soykırıma tabi tutulmuş binlerce ocak acımasızca yok edilmiştir. Tarihi şanla şerefle yazılı Türk milleti Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Anadolu yarımadasında “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolası ile hareket ederek İstiklal Savaşı’na başlamıştır. Tabi bu savaşa yakışacak ömür boyu unutulmayacak bir şiire ihtiyaç duyulmuştur ve 1.TBMM hemen hazırlıklara başlamıştır.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Tababet’le İlgili Vasiyetnamesi

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Tababet'le İlgili VasiyetnamesiBen ki İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmet, bizzatihi alun terimle kazanmış olduğum akçelerimle satun aldığım İstanbul’un Taşlık mevkünde kâin ve malûmu’l-hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim. Şöyle ki:

Bu gayri menkulâtımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.

Bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezerler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükrükleri üzerine bu tozu dökerler ki yevmiye 20’şer akçe alsınlar; ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 de yara sarıcı tayin ve nasp eyledim.

Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkalar bilâistisna her kapuyu vuralar ve o evde hasta olup olmadığını soralar; var ise şifası, yada mümkün ise şifayab olalar. Değilse kendilerinden hiç bir karşılık beklemeksizin Darülacezeye kaldırılarak orada salâh bulduralar.

Ecdadımızın Adaleti

Ecdadımızın Adaleti

İstanbul’un fethinden sonra, Osmanlı askerleri, Bizans hapishanelerini kontrol ettiler. En ücra bir mahzende üç papaz buldular. Alıp Fatih Sultan Mehmed Han’a götürdüler. Sultan, onlara hapsedilmelerinin sebebini sordu. Papazlar, “Biz, Bizans’ın en ileri gelen papazları idik. İmparatorun zulüm ve işkencelerinden, yaptığı rezalet ve sefahetten dolayı kendisini ikaz edip, sonunun yakın olduğunu söyledik. O da, bize kızdı zindanlara attırdı” dediler.

Fatih Sultan Mehmed Han, papazların ellerine serbest dolaşma belgesi verip, memleketini gezip görmelerini, Osmanlı Devleti hakkında kendisine görüşlerini bildirmelerini istedi.

Papazlar, İstanbul’da bir çarşıya girip, sabahın erken vaktinde bir şeyler almak istediler. Siftah yapan bir dükkandan, komşuları siftah yapmadan ikinci bir şey alamadılar.

Anadolu’ya geçtiler dolaşırken, ezan okunmaya başladı. Kimse dükkanını kapatmaya bile lüzum görmeden camiye gittiler. Hiç kimse, bir başkasının malına, canına, ırzına, namusuna zarar vermeyi aklından bile geçirmiyordu.

Fatihin Mısır Azizi Esbal Şaha Gönderdiği Fetihname

Fatihin Mısır Azizi Esbal Şaha Gönderdiği Fetihname

FATİHİN MISIR AZİZİ ESBAL ŞAHA GÖNDERDİĞİ FETİHNAME
Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a (c.c) hamd olsun, seçtiği kullarına selâm olsun. Resulullah Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve tealaya salat olsun. (Allahümme salli ala seyyidina Muhammed) Osmanlı Padişahı İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han bin Murad Han’ım. Allah yolunda cihad yapmak “Ayıplayanların ayıplamasından korkmamak (Maide Suresi 54. ayet) şanlı ecdadımızın güzel adetlerinden idi. Biz de o adet üzere yürüyor ve o gayelerle Allah (c.c.)ın “Allah’a iman etmeyenlerle harp ediniz” (Tevbe Suresi 29. ayet) sözüne sarılarak, Peygamber (s.a.v.)’in “Kimin ayağı Allah yolunda tozlanırsa Allah o kişiyi cehenneme haram kılar”(Buhari) hadisine tutunarak devam ediyoruz. Bizim bu yıl ki arzumuz: Allah (c.c.)ın ipi olan Kur’ana sarılarak, her şeyi bilen Melik’in fazlü keremine tutunarak “Sizin yakınınızda olan kafirlerle harp edin”(Tevbe 23. ayet) emri üzerinde toplanarak İslam’da farz olan gaza (İslam için savaş) görevini yerine getirmektir. Allah bu yılın tamamında bereket ve nimetlerini bol eylesin. İslam memleketlerinin ortasında kalan, kafirliğiyle öğünen, içi küfür ve fitne fücurla dolu olan şehri fethetmek için karadan ve denizden mücahidlerle gazi askerlerimizi donattık.