Yüce Allah Niye Biz veya O Diyor?

Yüce Allah Niye Biz veya O Diyor?

Allah niye biz veya o diyor?

Sual: Araf suresinin 11. âyetinde, Allah, biz yarattık diyor. Birden çok ilah mı vardır?
CEVAP

Bu âyet-i kerimenin meali şöyledir:

(Sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Âdem’e secde edin” dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.) [Araf 11]

Buradaki ve diğer âyetlerdeki, yarattık, şekil verdik gibi ifadeler için, başka yaratıcılar da var sanmak yanlıştır. Büyüklüğünü, her şeye malik, hâkim olduğunu bildirmek için, ben yerine biz diyor. Mesela Resulullaha hitaben, (Biz sana Kevseri verdik) buyurdu. Verilen şey, verenin büyüklüğüne göre kıymet ve büyüklük kazanır. Verenin ve verilen şeyin kıymetinin büyüklüğünü bildirmek için, (Biz sana Kur’an-ı azimi verdik) buyuruyor. (Hicr 87)

Kur’an-ı Kerim’in İlk Türkçe Tercümeleri

Türkler Müslüman olduktan sonra, yeni dinin öğretilerini ve esaslarını öğrenmek ve ana kaynak olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için onu Türkçeye tercüme etmişlerdir. Eldeki bilgilere göre Kur’an önce, Samanoğulları’ndan Mansûr b. Nuh (350-365/961-976) zamanında, Taberî Tefsiri’nden Farsçaya tercüme edilmiştir. Bu tercüme Horasanlı ve Maveraünnehirli bilginlerden kurulan bir heyet tarafından yapılmıştır. Bu heyette Türk üyelerin de bulunduğu bildirilmektedir.

Kur’an’ın ilk Türkçe tercümesi ise Zeki Velidi Togan’a göre, Farsçaya yapılan ilk tercümeyle aynı zamanda, belki de aynı heyetteki Türk üyeler tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme “satır-arası” kelime kelime bir tercüme olup, Taberî Tefsiri’nden yapılan Farsça çeviriye dayanmaktaydı.

Kuran Deyiminle Kuranla Bir – Orhan Afacan

Şahadet dilinde elinde abdest..
Öyle konuşur ki duyan olur mest..
Biraz bilgin olsa etsen eğer test
Kuran deyiminle Kuranla bedbaht…

Geçirmiş eline gücü, imkânı…
Hayranlarıyla dolmuş dört bir yanı.
Muhalif boşaltmış birde meydanı..
Kuran deyiminle Kuranla bedbaht

Şüpesiz Allah İyiliği Emreder

Şüpesiz Allah İyiliği Emreder

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90)

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede toplumsal huzurun yapı taşlarından en önemlilerini sayarak bunları yerine getirmemizi emretmiştir. Her şeyi yerli yerine koyup, ölçülü hareket etmek, hakkı yerine getirmek anlamına gelen adalet; zulmün, haksızlığın, dengesizliğin karşıtıdır. Sahip olduğumuz konum her ne olursa olsun gücümüz nispetinde adaletli davranmak, adaletin sağlanması için gayret etmekle mükellefiz. Örneğin ailede ebeveyn olarak

Ayet ve Surelerdeki Faziletli Sırlar

Bir sure ve ayet okunduğu zaman okuyan veya dinleyen kişiye bazı manevi armağanlar verilir. Bunlara surelerin ve ayetlerin faziletleri denir. Surelerin ve ayetlerin çeşitli faziletleri pek çok hadis-i şerifte ifade edilmişlerdir.

Surelerin ve ayetlerin faziletlerini konu alan hadis-i şerifleri inceleyince genellikle bunlarla, ilgili surede ve ayette işlenen tema veya konular arasında yakın bir ilginin bulunduğunu görürüz. Örneğin peygamberimiz (s.a.s) bir hadiste Yasin suresini her gün okumaya devam edene şehitliğin nasip olacağını ifade eder. Gerçekten surede şehit edilen bir mümin konu olarak işlenir. Vakıa suresini daima okuyanlara dünya zenginliğinin ihsan edileceği hadis-i şerifte müjdelenir. İlgili surede cennet tasviri ve nimetleri bu dünyadaki zenginliğe işaret eder. Kehf suresi ile ilgili hadis-i şerifler daha ziyade Deccal’dan, zalim hükümdarlardan, bela ve musibetlerden korunmaları içerir.

Kuran’da Kelimeler Mucizesi

Kuranda Kelimeler Mucizesi

KURANDA KELİMELER MUCİZESİ
Kur’an’da hiçbir kelime gereksiz veya fazlalık olarak geçmez:
Yedi gök kelimesi Kur’an’da tam yedi kere geçer.
Ay kelimesi Kur’an’da toplam 12 kere geçer.
Gün kelimesi Kur’an’da toplam 365 kere geçer.
Melek ve şeytan kelimeleri Kur’an’da toplam 88’er kez geçer.
İman ve küfür kelimeleri 25’er kez geçer.
Dünya ve ahiret kelimeleri 115’er kez geçer.
Diriltmek ve Sırat 45’er kez geçer.
Cehennem ve azab 26’şar kez,
İlim ve iman 811’er kez,
Zekât ve bereket 32’şer kez,

Kur’an ve Zaman

Kur’an ve Zaman

KUR’AN VE ZAMAN

Kur’an-ı Kerim, (uzayın) ilk gaz kütlesinden başlayıp, kıyamet gününe ve cennet-cehennem hakkındaki bilgilere kadar insan öncesi ve insanın son mekanı hakkındaki bilgileri bizlere verir.

“ O Kur’an çok şerefli sahifelerdedir.” (Abese: 13)

“ Kur’an’ı göklerde ve yerdeki sırları bilen Allah indirdi.” (Furkan : 6)

Kainatın Oluşumu : Allah’ü Teala yer ve göklerden önce suyu yaratmıştır. İlk yaratılan madde sudur. Su daha sonra gaz haline dönüştürülmüştür. Gaz kümeleri kozmik çekimin tesiri ile sıklaşır. Yoğunlaşır, küçülür, toplanır.

Kavramlarla Kurân-ı Kerim’e Bakış

Kavramlarla Kurân-ı Kerim'e Bakış

BEYİN

“İNSAN”

MİCRO EVREN

“YERYÜZÜNDE HALİFE”

İsmi “ALLAH” olarak tanıtılanın, algıladığımız boyuttaki en büyük mucizesi…

Yeryüzündeki en mükemmel ve en muhteşem yapı …

Allah’ın mahlûkatı (mikro evreni) oluşturduğu Arz’da (Bedende) var olan meyvedeki(İnsandaki) tomurcuklu (açılıma hazır) hurma ağacı…(55/10-11)

“Rasûl’ün Hakikati”ne(Kuantum potansiyele(“Esmâ Mertebesi”ne) ayna olan yapı

Esmâ mertebesinin, yaşamakta olduğumuz boyuttaki aynası

Kişinin “Levh-i Mahfuz”u

Allah’ın Semâdan (Esmâ mânâlarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzâl ettiği, arzdaki (bedendeki) kaynak….

Sabah-akşam (âfakî ve enfüsî seyirde) Allah’ı tesbih eden ev…(24/36)

Allah’ın, “Nur = Hakikat ilmi”nin yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esmâ’sının elvermesiyle) izin verdiği ev…(24/36)

Kuran-ı Kerimde Allah’ın Tarifi

Kuran-ı Kerimde Allah'ın Tarifi

İşte “Kur’ân”daki “Allâh” Tarifi

Evet, şimdi “İHLÂS Sûresi”nde bize anlatılan Hz. MUHAMMED’in açıkladığı “ALLÂH”ı özetle tekrar ede­lim…

Bakalım bizim kafamızdaki “TANRI” anlayışıyla Kur’ân­-ı Kerîm’de anlatılan “ALLÂH” anlayışı birbirine uyuyor mu?..

“ALLÂH”, “AHAD” oluşu dolayısıyla, sınırsız-sonsuz, zerrelere cüzlere ayrılmaktan berîdir!

“ALLÂH”, “SAMED” oluşu dolayısıyla öyle bir tümel varlıktır ki, ne kendisine bir varlığın girmesi veya katılması söz konusu olabilir; ne de kendisinden ikinci bir varlığın çıkışı, meydana gelişi! Hiçbir eksiği, noksanı ve bu yüzden de bir şeye muhtaciyeti düşünülemeyecek olandır “ALLÂH”!

“ALLÂH”, “LEM YELİD” oluşu dolayısıyla, kendisinden meydana gelecek ikinci bir varlığın mevcudiyetinden söz

Taha Suresi

Taha Suresi

“Euzü Billahi mineş şeytanir racim”

BismillahirRahmanirRahıym

Ey İNSAN (Âdem’e talim edilen Esmâ’nın tamamı ve ruh olarak üflenen diye benzetme yollu anlatılan Muhammedî salt şuur – orijin BEN)!

Biz Kurân’ı sana, mutsuz olman için inzâl etmedik.

Sadece, haşyete (Allâh azametini hissetmeye) açık şuura (hakikatini) hatırlatmadır (inzâl olan bilgi)!

Arzı (bedeni) ve yüce semâları (Esmâ mertebenden açığa çıkan şuur boyutlarını ve bilinç kademelerini) yaratandan, bölüm bölüm indirilmiştir.

Rahmân, Arş’a istiva etti (El Esmâ’sıyla âlemleri yaratıp hükümran oldu. Kuantum Potansiyelde ilmini seyretti ilmiyle).

Semâlarda (şuur ve bilinçlerde), arzda (fiile döktüklerinde), ikisinin arasında (hayalinde ve vehminde) ve toprağın altında (bedenin derinliklerinde) ne var ise, O’nun (El Esmâ özelliklerinin açığa çıkması) içindir.