Hıttin Muharebesi

Hıttin Muharebesi
Hazreti Ömer (r.a) döneminin 638’deki Yermuk Zaferi’nden 460 yıl sonra harekete geçen Batı, 1099’da Haçlı Seferiyle Kudüs’ü işgal edip, Kudüs`ü kendisine başkent yaptıktan sonra sınırları Filistin`den Antakya`ya kadar uzanan bir Latin Krallığı kurdu. Haçlılar işgal sırasında tarihte eşi görülmemiş bir barbarlıkla yüzbinlerce Müslümanı hunharca katletti. Yaşanan bu vahşet ve Kudüs’ün esareti

Hz.Ömerin Kudüs Fermanı

Hz.Ömerin Kudüs Fermanı

Ömer bin Hattab’ın Kudüs ile ilgili vermiş olduğu ferman

1) Allah’a hamd olsun ki, bizi İslam ile aziz kıldı; iman ile şerflendirdi; peygamberi Muhammed ile bize rahmet eyledi; bizi dalaletten hidayete götürdü; aramızdaki dağınıklıktan sonra bizi bir araya getirdi ve kablerimizi birleştirdi; düşmanlarımıza karşı zafer verdi; bize bu beldeleri nasip etti; bizi birbirini seven kardeşler haline getirdi. Ey Allah’ın kulları! Bu nimetlere karşı Allah’a hamd ediniz.

2) Bu Ömer bin Hattab’ın Kudüs-i Şerif’deki Tur-i Zeytun’da millet-i İseviyenin şerefli patriği Safranbos’a verdiği ve bütün re’aya ile papaz ve patrikleri içine alacak şekilde tanzim olunan yazılı ahidnamesidir.

3) Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlardan emana sahiptirler. Bütün

Fatih’in Kudüsteki Kutsal Mekanlar İçin Fermanı

Fatih'in Kudüsteki Kutsal Mekanlar İçin FermanıFATİH’İN KUDÜSTEKİ KUTSAL MEKANLAR İÇİN FERMANI
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Hatt-ı Hümayunları ile Sadaka ve İhsan Buyurdukları Emr-i Alişandır

1) Mucebince amel oluna; her kim hatt-ı hümayun-ı sa’adet-makrunu fesh ederse, Allah’ın la’netine uğrasun.

2) Sebeb-i tahrir-i tevkî`-i refî`-i hümâyûn, vâcib’üt-tastîr-i yarliğ-i belîğ-i hümâyûn –Nassarahullahu Te`âlâ ilâ-i yub`asûn- oldur ki;

3) Bi iznillahi Te’âlâ Hazret-i Resûl hurmetiyle Makam-ı Kostantınıyye feth u fütûh oldukda etrâf ve eknâfdanşahlar ve krallar Âsitâne-i Sa`âdetime elçiler gelüb feth u fütûhı arz edüb bu kerre Kudüs-i Şerif’de olan Rumların Patriği Atnasiyos (?) nam râhib rızalarıyla gelüb Âsitâne-i Sa`âdetime yüz sürüb ve Hazret-i Resûl-i Ekrem

Kanayan Yara Ortadoğu

Bir şehir… Hz. Peygamber A.Ş.’in miraca yükseldiği, Hz. Ömer R.A.’in müslümanlara hediye ettiği, hıristiyan ve musevilerin paylaşamadığı, yüzbinlerce insanın uğruna toprağa düştüğü bir şehir. Bu şehir Kudüs. Yavuz’un Osmanlı topraklarına kattığı Kudüs tam 401 yıl barış ve huzur içinde yaşamış. Binbir entrikayla bizden koparıldıktan sonra ise bir daha yüzü gülmemiş. Sadece orası mı? Şimdi kan deryasına dönen nice belde Osmanlı huzurunu yâd ediyor. Ve o zamanlar Osmanlı’ya ihanet edenler, hâlâ o ihanetin bedelini ödediklerini artık biliyorlar.

Bütün ilâhi kaynaklı dinlerin kutsal şehri Kudüs, tam 401 yıl, yani 144 bin 366 gün bizim ellerimizde yaşamış.

O günlerde, bugünkü görüntüsünün tam aksine barış ve esenlik içerisinde olan Kudüs, entrikalarla Osmanlı’dan koparılışının bedelini bugün ağır bir şekilde ödüyor. Adeta bir ateş çemberi içerisinde. Her gün insanlar öldürülüyor. Çoğu çocuk yaşta bedenler toprağa düşüyor. Barut, kan ve gözyaşı birbirine karışıyor.

Kudüs’ün bizden kopmasına sebep olanlar, yani onun gerçek muhafızlarına ihanet edenler, onu bir buçuk günde İsrail’e teslim ettiler. Yani biz Kudüs’ü tam 401 yıl muhafaza ederken, onlar sadece 36 saat dayanabildiler.

Fatih Sultan Mehmet’in Kudüs Fermanı

FATİH SULTAN MEHMED’İN KUDÜS FERMANI

Fatih Sultan Mehmet Han hz.lerinin kendi el yazısıyla yazıp tasdik ederek ihsan buyurduğu yüce emir (ferman) dir; ki, gereği yerine getirile. Her kim, bu, Padişah’ın kendi el yazısı ile yazarak tasdik ettiği fermanını feshederse (hükümsüz kılarsa) Allah’ın laneti onun üzerine olsun.-Allah’ın yardımı ve nusreti kıyamet sabahına kadar O’nunla olsun- Fatih Sultan Mehmed’in bu fermanı yazmasının sebebi ve gerekçesi şudur: