Etiket: konya

Sultan Veled Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin büyük oğlu olan Sultan Veled, 24 Nisan 1226 (25 Rebîülâhir 623) tarihinde şimdiki Karaman vilayeti Larende’de dünyaya gelmiş ve 11 Kasım 1312 (10 Recep 712) yılında Konya’da vefat etmiştir.

Sultan Veled, Hüsâmeddin Çelebi’nin ölümünden sonra babasını temsil etmeye başlamış; henüz kurulmamış olan Mevleviliği babası adına kurup etrafa halifeler göndermiş; sema meclislerini idare etmiş ve semayı birtakım kurallara bağlamıştır.

Sultan Veled, babasını takip ederek, onun divanının yarısı kadar bir Divan, Mesnevi’sinin yarısı nisbetinde Daha Fazlasını Oku

Ahmet Fakih Kimdir?

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hoca Ahmed Fakîh veya Sultan Hoca Fakîh adları ile de tanınan sanatçının yaşamı hakkındaki bilgiler genellikle Bektaşi ve Mevlevi kayıtlarda geçmektedir. Yaşadığı yerler olarak  Horasan ve Konya gösterilmektedir. Mevlana’nın babasından fıkıh dersleri aldığı için kendisine “fakîh” dendiği söylenilmektedir. Doğum tarihi kayıtlarda tam olarak geçmemekle  birlikte  ölüm tarihi 618 (1221) ve 650 (1252) olarak tahmin edilmektedir.

Ahmet Faki olarak beş ayrı kişi kaynaklarda görülmektedir.Bunlar sırayla :

  1. Ahmed Fakih. Azerbaycanlıdır (?). Muhtemelen Tebriz’in Asbust köyündendir. Anadolu’da ahî teşkilâtının kurucusu Kırşehirli Ahî Evran Şeyh Nasîrüddin Mahmûd el-Hûyî’nin şeyhi ve kayınpederi olan Şeyh Evhadüddin Hâmid b. Ebü’l-Fahr el-Kirmânî’nin mürididir. Şeyh Kirmânî’nin Konya’yı ziyareti sırasında 602’de (1206) Anadolu’ya gelmiş Daha Fazlasını Oku

1905 Yılında Konya İnce Minare Medresesi Fotografları

1905 yılı’nın 5. ayında ünlü ingiliz gezgin Gertrude Bell Türkiye gezisinde Konya’ya da uğradı.Bir ajan diye hakkında söylentiler olsa da Türkiye’nin bir çok yerinde fotoğraflar çekerek tarihimize birer belge bıraktı.İnce Minare Medresesi Konya İlimizin, Selçuklu İlçesi’nde, Alaeddin Tepesi’nin batısında olan ve Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus Devrinde Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, hadis ilmi öğretilmek üzere 663 H.(1264 M.) yılında inşa ettirilmiştir.

Günümüzde müze olarak her gün ziyaretçilere açık olarak hizmet vermekte olan İnce Minare Medresesi Fotoğraflarını görmek için okumaya devam edin.Fotoğraflarda o zaman kullanılan kadın ve erkek giyimlerini de göreceksiniz. Yıl 05/1905 ve Konya İnce Minare Medresesi…

1905 Yılında Konya İnce Minare Medresesi Fotografları Daha Fazlasını Oku

Aşkı Mevlana

AŞK’I MEVLANA
Değerli Arkadaşlar,
Esselamu Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berekatuhu…
Bu gün İnşallah sizlerle tasavvufun güneşi Hz.Mevlana’dan bahsetmek istiyorum.Geçtiğimiz hafta Mübarekin Bizce ölüm Mevlanaca Düğün gününü Allah’a Vuslatının 743.yılını rahmetle andık. Aşk’ın Merkezi,ışık kaynağı,yanmanın kor olmadan olmayacağını,sevginin ,muhabbetin ,teslimiyetin
İnanmanın,hamuşluğun tek kapısı olduğunu “Hamdım, piştim ve yandım”düsturuyla ” gönülleri feth eden Kalbin Daha Fazlasını Oku

Sahip Ata Kimdir?

Sahip Ata Kimdir?

SAHİP ATA FAHREDDİN ALİ’NİN HAYATI

Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçuklu Devletinin XIII. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş bir devlet adamıdır. Devlet kademesinde üstlendiği çeşitli görevler sonrası vezirlik makamına yükseltilen Sahip Ata, ülkenin Moğol tahakkümü altında bulunduğu 1258–1285 tarihleri arasında tüm yetkileri tekelinde toplamış ve önemli Daha Fazlasını Oku

Selçuklu’nun Mimarı Kınıklar

Selçuklu'nun Mimarı Kınıklar

Kınık Boyu, Oğuzlar Kınık Boyu Ne Zaman Nerede Kurulmuştur? Kime Bağlıdır?

Kınık, Oğuzların 24 boyundan biri. Üçokların Deniz Han Oğullan koluna bağlıdır. Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynamıştır. Selçuklu hanedanlarının bu boydan geldiği kabul edilir. Büğdüz, İğdir ve Yıva boylan gibi Kınıkların da ongunu (kutsal hayvan) çakırdır.Kaşgarlı Mahmud’un, Oğuz boylarıyla ilgi­li en eski bilgileri içeren yapıtı Divanü Lugati’t-Türk’te Kınık boyu, Oğuz boylarıy­la ilgili listenin en başında yer alır. Reşided- din’in Camiü’t-Tevarih, Yazıcıoğlu’nun Selçukname (Tarih-i Âl-i Selçuk) adlı yapıtlarında da bu boyla ilgili çeşitli bilgiler Daha Fazlasını Oku

İbn-i Bibi’ye Göre Karaman’lılar

İbn-i Bibi'ye Göre Karaman'lılarAsıl adı Nasreddin Hüseyin bin Muhammed olan 18.yüzyıl sonlarında yaşamış olan İran’lı tarihçi ve yazar  İbn-i Bibi (Karamanlıların Türemesi ve Cimri’nini Selçuk Tahtına  çıkması) bendinde Karaman’lılardan şöyle bahseder:

“Babaları Kamer-üd-dün İli adı ile tanınmış bulunana Ermenistan Vilayeti dağlarından Larende’ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman, 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından  fırsattan istifade ederek bütün oymağıyla çapulculuğa ve yol kesiciliğine başlamıştı.Bu yüzden piyade iken süvari oldu.Sultan izz-ed-din Keykavus II.memleketten ayrı düştükten ve Selçuk diyarının her iki parçası Sultan Rükn-ed-din,Karaman’ı itaat altına çağırdı.Ona beylik verdi.Karaman’a mal ve servet peyda etti.Zenginliği artınca kendisinin ve kardeşi Bunsuz’un kafalarında kötü düşünceler yer buldu.Her ne kadar saltanat makamına baş eğmek zorunda iseler de yol kesicilikten geri durmadılar.Sultan Rükn-ed-din bunlara son derce kızgınlığı nedeniyle ceza vermek istiyordu.Fakat evlerinin Ermenistan içinde bulunmasından ve isyan etmelerinden  çekindiği için yapamıyordu.Karaman öldükten sonra kardeşi Bunsuz ,Rükn-ed-din’in Candarlar emiri olmuş,salatanat dergahına yerleşmişti.Bir müddet sonra Rükn-ed-din Bunsuz’u hapsettirdi.Karaman’ın henüz küçük olan oğullarını Konya’da Kevele Kalesi’ne aldırdı.Sultanın ölümü sonrası kendi evlerine götürdüler” Daha Fazlasını Oku

Evhadüddîn Kirmânî Kimdir?

kirmani

EVHADÜDDÎN  KİRMÂNÎ KİMDİR…..?
Mutasavvıf ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Hâmid olup, Evhadüddîn lakabı ve Kirmânî nisbetiyle tanınır. Tanındığı nisbetinden, İran’da Kirman taraflarından olduğu anlaşılmaktadır. Bağdad’da ilim tahsil etti. Evliyâdan Rükneddîn Süncâsî’nin hizmetine girdi. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretleriyle görüştü. Abbasî halîfesi Nasır bin Müstedî, halifeliğini tanıyan bütün İslâm memleketlerine, fütüvvet teşkilâtını yeniden canlandırmanın lüzumuna dâir mektûplar gönderdi. Bu meyânda bu teşkilâtı canlandıracak, insanları, kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlıyacak, zâhir ve bâtın ilimlerinde kâmil kimseleri de o memleketlere gönderdi. Evhadüddîn Kirmânî de talebesi Ahî Evren ile birlikte 602 (m. 1205) yıllarında Anadolu’ya geldi. Muhyiddîn-i Arabî, Şems-i Tebrîzî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi zamanın büyükleriyle görüştü. Konya’ya yerleşti. Kendisi için kurulan dergâhta dersler verip talebe yetiştirdi. Kasaba ve köylere yetiştirdiği talebelerini gönderdi. Anadolu’nun birçok kasaba ve köyünü tek tek dolaştı, insanlara Allah aşkını, din kardeşine muhabbetin lüzumunu, din bilgilerini öğrenip tatbik etmenin gerekli olduğunu anlattı. Belâlara sabredip, ele geçen mala kanâat etmenin, din kardeşinin malını, namusunu, canını da korumanın lâzım olduğunu bildirdi. Yazmış olduğu şiirlerinde de bu sözlerini nakletti. Eserlerinden “Misbâh-ül-ervâh” ve “Menâkıb”ı meşhûrdur.

Daha Fazlasını Oku

Göksu Nehri

Batı Toroslar ile Orta Torosları biribirinden ayıran Taşeli Platosu’ndan doğan Göksu Nehri toplam 260 Km uzunluğundadır Seyhan ve Ceyhan’dan sonra Türkiye’nin önemli nehirlerinden biridir.Taşeli Platosu Yunanlılar zamanında Kilikia Trakheia yani taşlık veya dağlık kilikia adıyla bilinirdi.Bu neden kilikia Nehri olarakta bilinir.

Nehir çoğunlukla kar suları ile birleşerek çoğalır. Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akarak Akdeniz’e dökülen bu nehir üzerinde 300 den fazla kuş türüne yuva görevi yapar.Ayrıca Caretta caretta kapumbağaları ve mavi yengeç bu sulara yumurtalarını bırakırlar.Bu nedenle nehir devlet tarafından koruma altına alınmıştır.Mut ilçesinden başlayarak 90 Km uzunluğunda doğa sporu olan rafting için çok uygundur.Yavaş akıntı sebebiyle bu spora yeni başlayanlar için harika bir yerdir.

Bu kadar önemli olan nehir Konya/Hadim/Bademli yakınlarında 20 metre yüksekten  akan ve  500 metrelik  mağaradan çıkan su ile Daha Fazlasını Oku