Sülfirik Asit’in Tarihi Gelişmesi

Sülfirik Asit'in Tarihi Gelişmesi
Sülfürik asit 18. yy’ın ikinci yarısında kimya sanayiinin ilgi alanına girmiştir. 1744 yılında indigonun sülfürlenmesiyle yün boyamacılığında kullanılabilen yeni bir ürün elde edilmesi, sülfürik asit için ticari ölçekte bir istem doğurmuştur. Sülfürik asit ayrıca ağartma işlerinde de kullanılıyordu.

Daha önceleri, olasılıkla İtalya’da, bir cam fanus alünda, su buharının varlığında kükürtün yakılmasıyla sülfürik asit üretimi için yeni bir yöntem bulunmuştu. Burada sülfüröz asit oluşuyor ve bekletildiğinde havanın etkisiyle sülfürik asite oksitleniyordu.

Londralı eczacı Joshua Ward (1685-1761), 1736’da az miktarda su içeren büyük cam küreler içinde kükürtü az miktarda güherçile ilebirlikte yakarak, ticari olarak büyük ölçekte ilk sülfürik

İstihale Nedir? İstihale Hakkında Bilgi

İstihale Nedir? İstihale Hakkında Bilgi

İstihale Arapça istiḥāle kelimesinden dilimize girmiştir. İstihale; biçim değiştirme, başkalaşma ve başkalaşım anlamlarında kullanılır. Bu anlamlandırma genelleşerek birçok yerde kullanılmıştır. Şimdi sırayla istihalenin kullanılışını inceleyelim.

Biyoji İstihale: Biyolojide istihalenin, başkalaşma (Metamorfoz) olarak anlamı vardır. Eklem bacaklı böcekler, çok ayaklılar, kabuklular ve kurbağa gibi canlıların yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliklere uğrayarak ana canlıya benzer hâle gelmesine başkalaşım adı verilir. Bunlara örnek olarak, kurbağa, Yengeç, kırkayak, kelebek, ipek

Entropi Hakkında Bilgi

Entropi Hakkında Bilgi

Fen bilimlerinin en önemli yasası her şeyin yıprandığını söyleyen yasadır. Entropi yi genellikle termodinamiğin ikinci yasası olarak tanımlamışlardır.Sembolü ise S’dir. Termodinamiğin ikinci yasasına göre “Entropi (düzensizlik) ya aynı kalır ya da giderek büyür. Evrendeki entropi asla küçülemez.” Fakat Termodinamiğin üçüncü yasası da Entropi ile oldukça alakalıdır.Üçüncü yasada “Sıcaklık mutlak sıfıra yaklaştıkça, en durağan halindeki bir elementin kusursuz bir kristalinin entropisi de sıfıra yaklaşır.” denilmektedir.Her iki yasadan da anlaşılacağı üzere Entropi özünde bir sistemdeki düzensizliğin ve rastgeleliliğin ölçülmesidir.Bu duruma göre faydalı iş enerji miktarını azaltırken,faydasız enerjiyi artırır. Günümüzde Entropi Fizik,İstatistik,Kimya,Felsefe ve daha bir çok alanda ele

Kimyanın Temel Kanunları

Kimyanın Temel Kanunları,yaklaşık olarak 1700 yıllarında oluşmaya başladı.Günümüze kadar bu kanunlar çoğalarak devam etmiştir.Bunlar sırayla;

* Kütlenin korunumu kanunu:
Antoine Lavosier tarafından bulunan kanuna göre ;bir tepkimeye giren maddelerin kütlelerinin toplamı,tepkimeden çıkan maddelerin kütlelerinin toplamına eşittir.

* Sabit oranlar kanunu:
Joseph Proust tarafından bulunan kanuna göre;Bir bileşiği oluşturan elementler birbirleriyle sabit bir oranda

Kimyanın Tarihi

Kimyanın Tarihi

KİMYANIN TARİHİ
Kimya sözcüğünün (Eski Mısır dilinde “kara” ya da “Kara Ülke”) sözcüğünden türediği sanılmaktadır. Bir başka sav da “khemeia” (Eski Yunanca khyma: metal dökümü) sözcüğünden türediğidir. Kimyanın kökenleri felsefe, simya, metalürji ve tıp gibi çok çeşitli alanlara dayanır. Ama kimya ancak 17. yüzyılda mekanikçi felsefenin kurulmasıyla ayrı bir bilim olarak ortaya çıkmıştır.Mezopotamyalılar, Çinliler, Mısırlılar ve Yunanlılar çok eski çağlardan beri bitkilerden boyarmadde elde etmeyi, dokumaları boyamayı, deri sepilemeyi, üzümden şarap, arpadan bira hazırlamayı, sabun üretimini, cam kaplar yapmayı biliyorlardı. Eski çağlarda kimya sanatsal bir üretimdi. Daha sonra Antik Çağın deneyciliği, Yunan doğa felsefesi, Rönesans simyası, tıp kimyası gelişti. 18. yüzyılda kuramsal ve uygulamalı kimya, 19. yüzyılda organoteknik ve fizikokimya, 20. yüzyılda ise radyokimya, biyokimya ve kuvantum kimyası gibi yeni dallar ortaya çıktı.

Kimya ve Simya Arasındaki Fark Nedir?

Simyayı kısaca tanımlayacak olursak doğadaki temel sayılan 4 elementi (Hava Su Toprak Ateş) kullanarak bunları altına çevirmeyi amaçlayan tarihin eski devirlerinde çokça yapılmaya çalışılmış ve özellikle de bilim tarihi içerisinde kimya biliminin oluşmasına,gelişmesine büyük katkısı olan bir çeşit ampirik çalışmadır.

Kimya ve Bilim Dalları

Kimya bilimi doğada mevcut olan bütün maddeleri inceleyen bir bilim dalıdır. Tüm madde-enerji ilişikleri baz alındığında Kimya, en genel tanımda bir mekanik, daha da ötesinde bir kinematiktir. Kısaca Kimya, hareketi ve sonuçlarını inceler. Burada hareket söyleminden kasıt, özünde elektronların hareketidir (buna “elektronik hareket” deniyor). Kimya bu bağlamda büyük ölçüde kuantum mekaniğinden, yani mikromekanikten güç alır. Kimya’da büyük (yığınla) maddenin makroskopik incelenmesi yalnızca Termodinamik ve Akışkanlar