Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Batı Toroslar ile Orta Torosları birbirinden ayıran Taşeli Platosu’ndan doğan Göksu Nehri toplam 260 Km uzunluğundadır Seyhan ve Ceyhan’dan sonra Türkiye’nin önemli nehirlerinden biridir. Taşeli Platosu Yunanlılar zamanında Kilikia Trakheia yani taşlık veya dağlık kilikia adıyla bilinirdi. Bu neden kilikia Nehri olarakta bilinir.

Nehir çoğunlukla kar suları ile birleşerek çoğalır. Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akarak Akdeniz’e dökülen bu nehir üzerinde 300 den fazla kuş türüne yuva görevi yapar. Ayrıca Caretta caretta kaplumbağaları ve mavi yengeç bu sulara yumurtalarını bırakırlar. Bu nedenle nehir devlet tarafından koruma altına alınmıştır.

Dendan ve Seğirdim Yeri Nedir?

Dendan ve Seğirdim Yeri Nedir?

Dendan Kalelerde askerlerin beden ve burçlar üzerinde sığındıkları yerlere denir. Buralar  genellikle diş gibi sıralı halde oldukları için Farsça (Diş) anlamında olan Dendan denilmiştir. Buralardan düşmanlara ok, tüfek, top atarlardı. Kızgın yağları ise dendanlarda değil kalede açılan küçük pencerelerden askerlerin üzerine dökerek  haşlarlardı. Bu pencereleri Dendan ile karıştırmamak lazım…

Bunlara en güzel örnek günümüze kadar gelebilen  İstanbul Surların da ki dendan’lar gösterilebilir. Türkiye ‘de bulunan bir çok kalede dendanlar günümüze kadar gelebilmiştir. Fakat bir çoğu ya bakımsızlıktan ya da restrasyon yapılırken yok edildiler.

Buna örnek olarak verebileceğimiz Karaman Kalesi’nde de bir zamanlar dendanlar mevcuttu… Daha sonra üst zemin düzeltmesi veya restore edelim derken dümdüz hale getirildi.

Beş Yaşım Nerde Benim?

Beş Yaşım Nerde Benim?

Beş Yaşım Nerde Benim?

Dem ki sual demidir, dert yüklü bir duvara.
Kaç asır tanık olmuş, ha yokluğa ha vara.

Duvarlar yangın yeri, yaşanmışlık celbidir.
Bir yetim kızın sanki, zemheride kalbidir.

Gönlüme düşen tozu, dem ki üfleme demi.
Mazi paslı bir bıçak, nasıl keser Adem’i.

Yunus Emre Şiiri – Sami özdağ

Yunus Emre Şiiri - Sami özdağ

Yunus Emre bahanedir,
Arayışların, arayanların, aradıklarımızın.

Yunus bir araçtır,
Gidişlerin, gidilen yerin, hedefin.

Yunus bir yoldur,
Sessiz sedasız adımlarla yürünesi iz bırakılası.

Yunus bir yoldaştır,
Yolun, yolcularla yolculuğun.

Yunus bir basamaktır,
Çıkışlarla çıkılan adım,
Adım ve koşarak yükselişin.

Yunus bir kapıdır,
Çıkmazların içindeki kalmışlığın girişi.

Yunus bir tüneldir,
Derinlere dalışın, sırlara erişin.

Yunus bir hayaldir,
Erişildi sanıldıkça uzaklaşanı yakalanası.

Molla Fenari Hakkında Bilgi

Molla Fenari Hakkında Bilgi

Molla Fenari

751 yılının Safer ayında (Nisan 1350) doğdu. Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza’dır. Fenârî nisbesi hakkında kaynaklarda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu nisbenin, Mâverâünnehir bölgesinde ya da Bursa civarında Yenişehir ile İnegöl yakınlarındaki Fenâr köyünden geldiğini söyleyenler bulunduğu gibi babasının fenercilik mesleğiyle ilgili olduğunu ileri sürenler de vardır.

Kahire’de ondan icâzet alan İbn Hacer el-Askalânî’nin İbnü’l-Fenerî diye tanındığını belirtmesi, Zeynüddin el-Hâfî’nin halifesi İbn Gānim el-Kudsî’ye gönderdiği Arapça bir şiirinde kendisinden İbnü’l-Fenârî diye söz etmesi babasının da bu nisbeyle anıldığını göstermektedir. Açık bilgi bulunmaması sebebiyle kaynaklar bu rivayetleri nakletmekle yetinmiş, Uzunçarşılı ise bir gerekçe göstermeden Yenişehir ile İnegöl taraflarındaki Fenâr kasabasından olduğunu kaydetmiştir.

Karamanlı Aşık Hottoğlu Hakkında Bilgi

Karamanlı Aşık Hottoğlu Hakkında Bilgii

Karamanlı Aşık Hottoğlu

Karaman’ın tanınmayan ve kendisini tanıtmayan bir Halk Şairi olan Hottuoğlu, Aladağ’ın engin eteklerinin kuytu bir köşesinde; üst tarafları Çam ormanları aşağı tarafları Gök su nehrinin çevrelediği, Cennet meyvesi Zeytin Ormanları ile bezenmiş olan Çukur Köyündendir.

Asıl adı Ali olup 1863 doğumludur. Cahil olan Hottuoğlu; tabiatın latif ve hırçın, Göz ve gönül çekici bütün görevlerini etrafında toplayan, Çam ve Zeytin kokulu, küçük Köyünden sanki hiç dışarı çıkmamış, çok çekimser ve kabına çekilmiş, sakin ve latif mizaçlı bir Aşıktır. Hiç evlenmemiştir. (Hunsa olduğu da söylenirdi)

Çok kıymetli bir Horozu ile bir de Kedisinden başka hiçbir can yoldaşı yoktur. Temiz ve tertipli olup Köy kadınlarının yaptıkları işleri hiç beğenmez, ekmeğini, yemeğini kendisi yapar hatta elbiselerini de çok güzel bir dikişle kendisi dikerdi. Çok temiz ve titiz olmasına rağmen o nispette de alçak gönüllüdür. Köyünde ve civar köylerde, kadın erkek, küçük büyük her boy insanlarla ahbaptır. Herkesinvefakâr bir dostu sadık bir arkadaşıdır.

Şair Neşri Hakkında Bilgi

Şair Neşri Hakkında Bilgi

Şair Neşri

Neşrî mahlası olup asıl adı bilinmemektedir. Karamanlı ve Sultan Selim’in hizmetlilerinden olduğu bilinmektedir. Bursa şer‘iyye sicillerine dayanarak tam adının Hüseyin b. Eyne Bey olabileceği belirtilir.

Şuarâ tezkirelerinde sadece Neşrî diye geçen müellif kaynaklarda bazan Mevlânâ Neşrî ve XIX. yüzyıldan itibaren Mehmed Neşrî adıyla zikredilir. Tahsilini Bursa’da tamamladığı ve uzun yıllar burada ikamet ettiği kesindir. Mevlânâ sıfatı ilmiye mensubu olduğunu gösterir.

II. Murad döneminde Bursa subaşılığı yapan Koca Nâib’in meclislerinde bulunduğu ve 1481’de Fâtih Sultan Mehmed’in ölümünün ardından çıkan hadiselere şahit olduğu anlaşılır.

1965 Yılında Karaman’da Eğitim Durumu

1965 Yılında Karaman'da Eğitim Durumu

  • Karaman merkezde bulunan 7 ilkokulda 1965’i kız, 2161’ i erkek olmak üzere toplam 4126 öğrenci vardı.
  • Köylerde 87 ilkokulda 5396′ sı erkek ve 4276’sı kız olmak üzere toplam 9672 öğrenci vardı.
  • 16 köy okulsuz olup bunlardan üçünün nüfusu 250 ile 300 arasındadır. Diğer köylerin nüfusu 90 ile 200 arasındadır.
  • Merkezde 58 erkek, 28 kadın; köylerde, 170 erkek, 26 kadın öğretmen vardır.
  • Karaman Lisesinde, 32 erkek, 13 kadın öğretmen vazife görmektedir. Öğrenci sayısı, 1087 erkek, 1338 kızdır. Orta ile

Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Karamanlılar, Anadolu’nun iç ve güney kesimi ile Karadeniz Bölgesi, Balkanlar ve Kırım’da yaşamışlardır.  Karamanlıların etnik kökenleri konusunda bugüne kadar çok çeşitli kaynaklardan bilgiler günümüze kadar gelmiştir. Bu bilgiler ışığında Karamanlılar ve etnik kökenleri hakkında bilgileri detaylıca inceleyeceğiz.

Kerim Yarınıneli-Kerimustacom

İbn-i Bibi’ye Göre Karamanlılar

Babaları Kamer-üd-din İli adı ile tanınmış bulunan Ermenistan vilâyeti dağlarından Lârende’ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından fırsattan istifade ederek bütün oymağıyle çapulculuğa ve yol kesiciliğe başlamıştı. Bu yüzden piyade iken süvari oldu. Sultan İzz-ed-din Keykâvüs

Şair Dede Ömer Ruşani Hakkında Bilgi

Şair Dede Ömer Ruşani Hakkında Bilgi
Dede Ömer Rûşenî de Fatih devrinde yaşayan tekke şairlerindendir. Tire kazasının Ruşen köyünden olduğu için Rûşenî lâkabıyla anılmıştır. Öğrenimine memleketinde başlayan Rûşenî, Bursa’da öğrenimini tamamlayınca müderris oldu. Karaman’a ve Bakü’ye gitti. Seyyid Yahya Şirvânî’ye bağlandı ve Halvetîlik tarikatı içinde yer aldı.