Medinenin Vahabiler Tarafından Yağmalanması

Medinenin Vahabiler Tarafından Yağmalanması

Vehhâbîlerin Medîne’ye girmeleri ve yağmaları. (Mir’ât-ül haremeyn) den alındı.
İslâm halîfelerinin yetmişbeşinci ve Osmanlı pâdişâhlarının onuncusu olan sultan birinci Süleymân hân, Medîne-i münevvere şehri etrâfındaki duvarları yenilemişti. Duvarlar çok sağlam yapıldıkları için Medîne-i münevvere şehri ikiyüzyetmişdört sene, eşkiyâ baskınına uğramadı. Şehirdeki müslümanlar rahat ve huzur içinde yaşadılar. Fakat, 1222 [m. 1807] senesi ilk aylarında Sü’ûdün eline düştüler.
Sü’ûd, Mekke-i Mükerremeyi ele geçirdikten ve Mekke etrâfındaki köylere hâkim olduktan sonra, köylerden

Osmanlıda Evkaf-ı Hümâyûn

EVKAF-I HÜMÂYÛN

Osmanlı Devleti’nde pâdişâhlar ve hânedân tarafından kurulan vakıf müesseselerinin idaresinden mes’ûl teşkilât. Osmanlı Devleti’nin kurulup gelişmesinden sonra, idaresi altında bulunan memleketlerdeki vakıfların sayımı yapıldı. Daha sonra fethedilen yerlerde de pek çok vakıf kurularak, sayısı artırıldı, idaresine de büyük önem verilerek vakıflara nâzırlar ve müfettişler tâyin edildi.

Sultan Orhan Gâzi, Bursa’da yaptırdığı câmi ve zaviye vakıflarının nezâretini 1358’de vezir Sinân Paşa’ya verdi. Sinân Paşa ilk evkaf nâzırı oldu. Sultan Yıldırım Bâyezîd Han saltanatı sırasında, her vilâyete bir Ahkâm-ı şer’iyye müfettişi tâyin edildi. Vakıfların ve nâzırların kontrolü de bu müfettişler tarafından yapıldı. Çelebi Sultan Mehmed devrinde ise şer’î hâkimlerin nâzırlığına bakmak üzere Hâkim-ül-hükkâm-il-Osmânî ünvânı ile Mevlânâ Celâleddîn Muhammed tâyin edildi. Vakıfların umûmî nezâretini de o yürüttü.