Vicdanımıza Göre Hayat Yaşamak

Vicdanımıza Göre Hayat Yaşamak

Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, dudakları susuzluktan kurumuş bir adama tastlamış. Adam bedeviyi görünce su istemiş.

Devesinden inen bedevi adama su vermiş. Suyu içen adam birden bedeviyi iterek deveye atlayıp kaçmaya başlamış. Bedevi arkasından bağırmış:

” Tamam deveyi al git; ama sakın bu olayı kimseye anlatma !”

Yüzleşme Şiiri- Mestan Karabacak

Yüzleşme Şiiri- Mestan KarabacakGökyüzünde savruluyor leylekler
Kırlangıçlar yine gelmiş bak hele
Sığırcıklar terk-i diyar ettiler
Merak eden kaç kişi var bu hale?

Kaz sesleri kayıp oldu kesildi
Güvercinler yaylımında basıldı
Kekliklerin niye sesi kısıldı?
Bir düşünsek kim getirdi bu hale?

Bir İnsana İşte Bu Kadar Toprak Yeter

Bir İnsana İşte Bu Kadar Toprak Yeter

Tolstoy’ un ” İnsan Ne ile Yaşar ” adlı kitabında, çiftçi Pahom’ un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir ağanın karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için ağaya gidip talebini iletir.

Gerçekten de ağa herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Pahom’a “Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar katettiğin bütün yerler senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım.” der. “Yoksa bütün

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak
Aldırma be gönül hayat bu işte
Yaşarsan coşkuyla yaşa da aç git
Hak vaki olursa bakma geriye
Bu fani dünyayı boşa da geç git.

Hayıflanma geçen güne bakarak
Zarar verme, mamureyi yıkarak
Kartal gibi zirvelere çıkarak
Vurmadan kanadın taşa da uç git.

Gülüm Şiiri – Mestan Karabacak

Gülüm Şiiri - Mestan Karabacak
Gidenler geri gelmiyor
Yaşlı, genç demiyor ölüm
Sıra bize de gelecek
Er geç gelecektir gülüm.

Geldi ömrün hazan çağı
Bülbül terk eyledi bağı
Hâlâ şendir gönül dağı
Hazzın alacaktır gülüm.

Bir Çiçek Olsaydın Şiiri – Kısıklı

Bir Çiçek Olsaydın Şiiri - Kısıklı

Bir çiçek olsaydın koklardım seni
Gece gündüz yüz kez yoklardım seni
Gölgede guruduf saklardım seni
Sızladıkça bakıp bakıp severdim

Diyorlar ki gülün ömrü az olur
Kış nefessiz yaşar yazda can olur
Korkarım havadan bir ziyan olur
Gözledikçe bakıp bakıp severdim

Kadınım Şiiri- Ulvi Emre

Kadınım Şiiri- Ulvi Emre

Tıpkı gökyüzü gibisin,
Bazen kararıyor, şimşek olup çakıyorsun,
Bazen yağmur gibi, rahmet olup yağıyorsun.
Bazen güneş gibi doğup,
Yuvama ışıklar saçıyorsun.

Kadınım ! Can yoldaşım!
Canımın yarısı, gönlümün sultanısın.
Yüzü güzel, huyu güzel, ruhu güzel olansın.

Gençlik Halleri-Ulvi Emre

Gençlik Halleri-Ulvi Emre
Geziyordum Adana sokaklarında,
Görünce onu yıldızlar çaktı şakaklarımda,
Gidiyorken Küçüksaat meydanına,
Ardından girmişim Atatürk parkına.

Peşinden gitmişim tâ İstasyona,
Oradan binmez mi bir faytona,
Kafam kızdı uydum şeytana,
Koşarak bende bindim faytona.

Dere Bulağı Şiiri -Kısıklı

Dere Bulağı Şiiri -Kısıklı
Akışında serçe kuşlar ötüşür
Âşıkları yorar dere bulağı
Doldururken mis güğümü gülüşür
Güzelleri sarar dere bulağı

Neler gizli bilinmeyen yaşında
Katık olmuş çobanların aşında
Sevdalılar sözleşirken başında
Eskileri arar dere bulağı

Çocukluğum Şiiri – Mestan Karabacak

Çocukluğum Şiiri - Mestan Karabacak
Elli küsur yıl geride
Kaldı benim çocukluğum
Neșe, coşku, sevinç içre
Baldı benim çocukluğum.

Acaba kaldı mı dersin
Benimle geldi mi dersin
İçimde güldü mü dersin
Güldü benim çocukluğum.