Bu Sabah Şiiri- Mestan Karabacak

Bu Sabah Şiiri- Mestan Karabacak

Meryemçil’in döşündeyim bu sabah
Sanki yirmi yaşındayım bu sabah
Pınarları büngüldeyip durulur
Bir sunanın peşindeyim bu sabah.

Sığınağım bir ardıcın gölgesi
Çıksa gelse aşiretin bilgesi
Bu yaylalar Karabacak bölgesi
Bir cennetin döşündeyim bu sabah.

Adam İndi Adam Sater Emoğlu- Kısıklı

Adam İndi Adam Sater Emoğlu- Kısıklı

Getti daha daş terazi devranı
Adam indi adam sater emoğlu
Yaradanın yarattığı insanı
Yaradana teppiy ater emoğlu

Gayıp oluf insanların imanı
Neredeyse gandırajağ şeytanı
İnsanoğlu bilmek olmor insanı
Ürəyində neler yater emoğlu

Berat Senin Neyine, Kadir Senin Neyine?

Berat Senin Neyine, Kadir Senin Neyine?
Kurulu düzene bakıp ibret alamıyorsan,
Yaratılmışa gönül gözü ile bakamıyorsan,
Yetime, yoksula yardım edemiyorsan,
Berat senin neyine, kadir senin neyine.

Açları sofrana çağırıp doyuramıyorsan,
Geceleri mide fesatından yatamıyorsan,

Yıllar Şiiri- Mestan Karabacak

Yıllar Şiiri- Mestan Karabacak

İlhamı bakıştan, umudu gözden,
Aldığımız yıllar geride kaldı,
Sevda kayığıyla aşkın gölüne,
Daldığımız yıllar geride kaldı.

Bazı zaman yağmur yağdı ıslandık,
Bazı zaman ağaçlara yaslandık,
Aya baktık, yıldızlara seslendik,

Zamana Sitem -Ulvi Emre

Zaman demişler adına,
Doyurmadın insanları
Dünyanın tadına.

Dur desem durmuyorsun,
Gittikçe hızlanıyorsun,
Hem başımı döndürüyor,
Hem canımı sızlatıyorsun.

Ey zaman!
Saçlarımı döktün belimi büktün,dişlerimi söktün,

Gel Gidelim Yunus’a Gönül- Ulvi Emre

Gel Gidelim Yunus'a Gönül- Ulvi Emre

Petek’siz balmı olur?
Gonca’sız gülmü olur?
Aşk’sız gönülmü olur?
Gel gidelim Yunus’a gönül.

Dergahında aşık olunur,
Aşk Od’unda yanan olur,
Yanmada şifa bulan olur,
Gel gidelim Yunus’a gönül.

Dağlar dağlar Ah yüce dağlar- Ulvi Emre

Dağlar dağlar Ah yüce dağlar- Ulvi Emre
Başın yükseklerde, zirvelerdesin,
Kimseler bilmez neler gizlersin,
Sırlarla dolu bir ahestesin,
Şairlere, aşıklara ilham verensin.

Yunus’un onsekiz bin âlemi gördüğü,
Mevlana’nın kırk gün, kırk gece geçirdiği,