Etiket: Divan

Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairler ve Yazarları

Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairleri-Yazarları harf sırasına göre sıralama yapılarak düzenlenmiş ve sitemizde tanıtımları yapılmış olanlar için link bağlantıları verilmiştir. Konu içerisinde bağlantı linkleri tarafımdan aralıklarla güncelleştirilmektedir. Son Güncelleme tarihi: 22 Tem 2019

13. 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı – 13.14.Yüzyıl Nazım

* Ahmedî, (Tacüddin)
* Ahmet Fakih
* Âşık Paşa
* Fahri
* Gülşehri
* Hoca Dehhani
* Kadı Burhaneddin
* Kemaloğlu
* Mehmed
* Mesud Bin Ahmed
* Mustafa Darir
* Pir Mahmud
* Seyyid İmadettin Nesimi
* Sultan Veled
* Şeyhoğlu Sadreddin Mustafa
* Şeyyad Hamza
* Yunus Emre
* Yusuf Meddah

Okumaya Devam Ediniz…

Cafer Çelebi Hakkında Bilgi

Cafer Çelebi,856 Şabân ayında (Ağustos 1452) Amasya’da doğmuştur. İlk öğrenimini Amasya’da babasından ve Amasya’nın önde gelen âlimlerinden almıştır. Eğitimini tamamlamak için Bursa’ya gitmiş ve Hâcı Hasan-zâde’den mülazım olmuştur. Önce Simav’da bir medreseye, sonra Simav kadılığına, 1489 yılında Edirne Bâyezîd İmâreti mütevelliliğine atanmıştır. 1492 yılına kadar süren bu görevden sonra İstanbul’daki Mahmûd Çelebi Medresesi müderrisliğine getirilmiştir. 1497’de Dîvân-ı Hümâyûn’a nişancı tayin edilmiştir.1497’de Dîvân-ı Hümâyûn’a nişancı tayin edilmiştir. 1511 yılındaki yeniçeri ayaklanmasından sonra padişah tarafından azledilmiş ve bir müddet devlet görevinde bulunmamıştır. Cafer Çelebi, inşâdaki kabiliyeti dolayısıyla II. Bâyezîd gibi Yavuz Sultân Okumaya Devam Ediniz…

Ahmed Paşa Hakkında Bilgi

Fatih döneminin önde gelen şairlerinden biri olan ve Türk edebiyatında Şeyhî ile Necâtî arasında yer alan Ahmed Paşa, II. Murad’ın kazaskerlerinden Veliyüddîn Efendinin oğlu olup Edirne’de doğmuş ve Bursa’da ölmüştür. Bursa’daki Muradiye medresesinde müderrislik yapan Ahmed Paşa, Edirne kadılığı sırasında padişahın dikkatini çekerek padişahın nedîmi ve hocası olmuştur. Şair, İstanbul fethine katılmış, daha sonra kazasker ve vezirlik rütbeleri de elde etmiştir.

Padişah’ın nedimlerinden birine ilgi duyduğu şeklindeki bir söylenti üzerine hapse atılan Ahmed Paşa, “Kerem kasidesi”ni yazarak Fatih’e kendini affettirmiştir. Sehî tarafından şiirlerinin halk arasında meşhur olduğu bildirilen şair, Necâtî ve Bâkî gibi döneminin ve sonraki devirlerin önde gelen şairlerini etkilemiş ve bu şairler tarafından üstad kabul edilmiştir. Ahmed Paşa’yı, Tâcizâde Cafer Çelebi gibi, devrinde İran edebiyatını Türk edebiyatına yansıtan ve nakleden bir şair olarak değerlendirenler de olmuştur. Okumaya Devam Ediniz…

Sultan Veled Hakkında Bilgi

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin büyük oğlu olan Sultan Veled, 24 Nisan 1226 (25 Rebîülâhir 623) tarihinde şimdiki Karaman vilayeti Larende’de dünyaya gelmiş ve 11 Kasım 1312 (10 Recep 712) yılında Konya’da vefat etmiştir.

Sultan Veled, Hüsâmeddin Çelebi’nin ölümünden sonra babasını temsil etmeye başlamış; henüz kurulmamış olan Mevleviliği babası adına kurup etrafa halifeler göndermiş; sema meclislerini idare etmiş ve semayı birtakım kurallara bağlamıştır.

Sultan Veled, babasını takip ederek, onun divanının yarısı kadar bir Divan, Mesnevi’sinin yarısı nisbetinde Okumaya Devam Ediniz…

Kadı Burhanettin Hakkında Bilgi

Asıl adı Ahmet olan Kadı Burhanettin, 1345 yılında Kayseri’de doğmuştur. Babası da kadı olan Kadı Burhanettin yirmi yaşlarında Haleb’de bir yıl ilmi çalışmalar yaptıktan sonra, 1364 yılında Kayseri’ye döner ve bir yıl sonra Eratnaoğlu Mehmed tarafından Kayseri kadılığına getirilir. Kadılığı sırasında adalete önem vermesinden dolayı halk arasında sevilerek her tarafa adını duyurmuştur. 1381 yılı sonunda artık hükümdarlığını ilan eden Kadı Burhanettin, 18 yıl hüküm sürer ama 1398 yılında Akkoyunlu Türkmenlerinden Karayülük Osman Bey tarafından ani bir baskın sonucunda öldürülür. Okumaya Devam Ediniz…

Divan Şairi Ahmedi Hakkında Bilgiler

Ahmedî, Divan Şiirinin kurucusu olarak kabul edilmiş bir şairdir. doğum yeri ve yılı hakkında kesin bir bilgi olmasa da muhtemelen 735 (1334-35) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı İbrahim, lakabı Taceddin, babasının adı Hızır’dır. Asıl adı Tacüddin olup, şiirlerinde Ahmedi mahlasını kullanmış ve bununla tanınmıştır.

İlk tahsiline Anadolu’da başlamış, daha sonra Mısır’a gitmiş, büyük alim Ekmelüddin Baberti’den ilim öğrenmiştir.Molla Fenari gibi meşhur alimlerle arkadaşlık yapmış, sonra Anadolu’ya dönerek Kütahya’ya yerleşmiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Hafız Divanından

Hâfız Dîvânı’ndan Seçme Beyitler, II
Şirâzi
Gazel 2

صلاح کار کجا و من خراب کجا

Salâh-ı kâr kucâ vu men-î harâb kucâ…

Ben nerde, nefsimi ıslah etmek nerde? Aradaki aykırılığa bak. Yol, nerden nereye gidiyor…
Sâlihlikle takvânın rintlikle ne münâsebeti var? Vaaz dinleme nerde, rebap sesini dinleme nerde?

İbâdet yerine gitmekten, riyâ elbiseni giymekten usandım artık. Muğların manastırı nerde, hâlis ve sâf şarâb nerde?

Vuslat zamânı, gelip geçti ve hâtırâsı kaldı. Allah, selâmet versin… Nerde kaldı o cilveler? Ne oldu o azarlayışlar?

Düşmanların gönlü, sevgilinin yüzünden ne hâz duyabilir? Sönmüş mum nerde, Güneş nerde?…

Okumaya Devam Ediniz…

Fuzuli Hakkında Bilgi?

Divan edebiyatının en büyük şairidir (1480-1556). Fuzuli’nin asıl adı Mehmet’tir. Irak’ta Kerbelâ’da doğdu, öğrenimini Bağdat’ta gördü. Gençliği, Safevi Türk İmparatorluğu’nun parlak dönemine rastlar. Bağdat’a yerleşti ve ömrü boyunca Irak’tan hiç ayrılmadı.. Kanuni Süleyman 1534′te Bağdat’ı fethettiği zaman padişaha kaside yazıp sunduğu gibi, veziriazam Damat İbrahim Paşa, vezir Rüstem Paşa, nişancı Celâlzade Mustafa Çelebi gibi devlet ileri gelenlerine de kasideler yazdı. Kanuni, şaire günde 9 akçe aylık bağladı. Fuzuli’nin bu aylığı alamaması Okumaya Devam Ediniz…

Divan-ı Hümayun

divanuhumayun Osmanlıdan önce Divan
Divan, eskiden İslam devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. Başlangıçta bir devlet dairesi olan divan, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.İslam tarihinde ilk divan, ikinci halife Ömer döneminde (634-644) bir devlet dairesi olarak kuruldu. Devlet gelirleri ve giderleriyle ilgili işler burada yürütülüyordu. Emeviler döneminde (661-750) divanların sayısı artırıldı. Devlet merkezi Şam’da, vergi işlerini yönetmekle görevli olan Divanü’l-Harac giderek ana divan durumuna geldi. Merkezde çeşitli devlet işlerini yürüten başka divanların yanında eyaletlerde de divanlar vardı. Okumaya Devam Ediniz…

Kazasker Nedir?

Kazasker Nedir?

Kazasker ya da kadıasker, Osmanlı Devleti’nde şeri davalara bakan askeri hakim. Yetkileri şöyle sıralanabilir: Kadı atamaları, müderris atamaları, din görevlisi atamaları, kadı kararlarını bozma-değiştirme-yeni kararlar oluşturma. Yani kadı kararlarına itiraz kazaskerliğe yapılırdı. Yetkilerinin çoğunu 16. yüzyıl’dan itibaren Şeyhülislama devretmiştir.Kazasker Osmanlı Devleti yapısında idari bir görev olup, kelime anlamı Kadı ve Asker kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Kazaskerlerin kıyafeti ilmiye kıyafeti olup, bu mesleğin en yüksek mertebelerinden biridir. Kazaskerler Divan-ı Hümayun’un tabiî azasıydı. Şeyhülislamlar divanda bulununcaya kadar divandaki şeri meseleler, kazaskerler tarafından hallolunurdu. Divan toplantılarinda veziriazamın sağında vezirler solunda da kadıaskerler yer almaktaydı. Şimdinin Adalet ve Milli Eğitim bakanı.

Kazaskerlik 1480 tarihine kadar Anadolu Kazaskeri olarakbir tane idi. Bu tarihten sonra Rumeli Kazaskeri ve Anadolu Kazaskeri olarak ikiye ayrılmıştır. Rumeli kazaskeri protokol ve rütbe olarak daha yüksekti. Görevleri divanda şer-i meselelere bakmakti ve örfi meselelere ise nişancı ve vezirler bakarlardı. Yavuz Sultan Selim Iran seferinden sonra ise merkezi Diyarbakır olan üçüncü bir kazaskerlik oluşturulmuştur ve boylece doğu eyaletlerinin Okumaya Devam Ediniz…