Bestami Hazretlerinin İblisle İmtihanı

Bestami Hazretlerinin İblisle İmtihanı

Hazret yola revân olmuş. Yıldızları rehber tutmuş, çölleri aşmış, varmış Mekke’ye. Kabe-i Muazzama’da tavafını etmiş. Hac farizesini bitirmiş, Kabe’nin avlusundan çıkarmış ki bir de baksın Kabe’nin kapısında iblis ! Kapıya yaslanmış, kolunda bileğinden dirseğine kadar at yularları. Hazret hemen tanımış tabi. Ehlullâh şeytanı gördü mü, bilir.. Bestami Hazretleri de tanıyıvermiş tabi hemen ve şaşırmış ! Bu iblisin Kabe’nin kapısında ne işi var diye düşünmüş. Demiş ki sen ne ararsın burada. Şeytanda dirseğine kadar sıra sıra yularları göstermiş . Benimkiler içeride tavaf ederler, bitirmelerini beklerim. Sonra vurup yularları binip sırtlarına gideceğim demiş. Bunun üzerine Bestami Hazretleri şöyle bakmış iblise.. Ben de var mıyım o beklediklerinin arasında demiş. İbliste ona bakmış, şöyle bi alaya alır gibi gülüvermiş derken eğilivermiş kulağına sana yularsız da binerim demiş.

Bayazid Bestami’nin İmtihanı

(r.a.) Hazretlerini bir gece uyku bastırıp, sabah namazına uyanamadı. Namazını kazâ edip o kadar ağlayıp inledi ki, bir ses işitti. “Ey Bâyezîd, bu günâhını affeyledim.Bu pişmanlık ve ağlamana da, ayrıca yetmiş bin namaz sevâbı ihsân eyledim.” diyordu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra onu, yine uyku bastırdı. Şeytan gelip, Bâyezîd´i Bistâmî´nin mübârek ayağından tutarak uyandırdı ve; “Kalk namazın geçmek üzeredir.” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî, Şeytan´a; “Ey mel´ûn! Sen hiç böyle yapmazdın. Herkesin namazının geçmesini, kazâya kalmasını isterdin. Şimdi nasıl oldu da beni uyandırdın? ” buyurunca, Şeytan şu cevâbı verdi: “Birkaç ay önce sabah

Beyazıd-i Bestami’ye Bir Delinin Öğretisi

bayezid-i-bistami-hz
Bayezid-i Bestamî Hazretleri,büyük velilerden.Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor.Tımarhane hizmetçisinin tokmakla bir şeyler dövdüğünü görüyor.
Hizmetçi: -Burası tımarhanedir.Delilere ilâç yapıyorum.
-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misiniz?
-Hastalığını söyle.
-Benim hastalığım günah hastalığı…Çok günah işliyorum..
-Ben günah hastalığından anlamam..Ben delilere ilâç hazırlıyorum. Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî Hazretlerine:
-Gel dede,gel! Senin hastalığının çaresini ben