Sevgi ve Özlem Üzerine Bir Yazı

Sevgi ve Özlem Üzerine Bir Yazı

Her zaman istediğin gibi devam etmez her şey …
Bitmesin istediğin şeyler biter, gitmesini istemediklerin gider… “Gitme!” diyesin gelir ama susarsın, çünkü
çoktan kararını vermiştir
Gitme desen de gider …
Hiç uyumadan sabahladığın gecelerin olur, ağlamaktan gözlerinin şiştiği gecelerdir onlar. Onu en çok özlediğin,

Hamuş ve Bişnev ”Sus ve Dinle”

Hamuş ve Bişnev ''Sus ve Dinle''

Hamuş!.. Dedi Mevlana kendisine Hamuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hamuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına Aşk dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

Aşk Nedir ?

Aşk Nedir ?

Aşk Nedir ?

Aşk

Sordular bana aşk nedir? diye.
Dedim ki

Aşkı bana sormayın tarifim tarifsizdir.
Israr ediyoruz dediler.

Dedim ki
Sizin aşk sandığınızı mı anlatayım?
Yoksa aşkı mı anlatayım?

Şaşırarak dediler ki
Aşk sanılan nedir?
Aşk nedir?

Dedim ki aşkı kirletenleri mi anlatayım?
Aşkı yaşayanları mı anlatayım?
Yoksa aşkı mı anlatayım?
Aşkla…
Azizim aşk öyle bir çırpıda hadi demekle anlatılacak bir şey değil,

Muhteşem Aşk

Muhteşem Aşk

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsça’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.

Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Aşk meselesi işte !

Aşk meselesi işte..!

Aşk meselesi işte..!
Aşığın şirazesi bozulmuştur bir vakit.
Aşık oldun mu bir kere akıl beden evini terk edip gider.
Mecnun’un hali bir çeşit görmezlik halidir.

Hamuş ve Bişrev

“Hâmuş!..” dedi Mevlana kendisine, Hâmuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hâmuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına “Aşk” dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde

Kırmızı Gülün Hikayesi…

Kırmızı Gülün Hikayesi...

Kırmızı gülün hikayesi…
Bir delikanlı güzel bir kıza ölümüne sevdalanış…Yüreği daha fazla dayanamaz olmuş onu uzaklardan seyretmeye. Bir gün o adını bile henüz bilmediği,dış görünüşünden başka hayatı hakkında hiç bir bilgi edinmediği o genç güzel kızın yolunu kesip durdurmuş delikanlı.

Güzel kız azarlayıcı ve manidar bakmış adamın gözlerine;

-Durup dururken neden kestin yolumu böyle?Yoksa yeni haramiler mi tünedi buralara?
Delikanlı:

-Yok,demiş.Harami filan değilim.Sadece sonunun ne olacağını bilmediği karşılıksız bir sevdaya düştü gönlüm.Günler var ki ben o ateşte kavrulur dururum.

Güzel kız şaşırıp kalmış duyduklarına…

-Ne kadar tanıyorsun ki beni?Diye sormuş tanımadığı delikanlıya.

İlahi Aşk

İlahi Aşk

İLAHİ AŞK
“Aydınlanmanın Duygu Alanı”

” Aşk nedir? dediler Mansur’a. Sabredip bekleyin dedi.
Üç güne varmaz görürsünüz. Önce kollarını ayaklarını kestiler
Her uzvu Aşk dedi. Astılar, bedenini o yine Aşk dedi.
Yakıp küllerini nehre saçtılar
Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi.”

Aşk Sözleri

Aşk Sözleri

Aşk, akıllı aptal demeden tüm insanlara bulaşan bir hastalıktır.
Albert Camus

İlk aşkımız biraz sersemlikle, bir hayli meraktan ibarettir.
George Bernard Shaw

İnsan iki şeyi saklayamaz: Sarhoş olduğunu ve aşık olduğunu.
Antiphanes

Aşk birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.
Antoine de Saint-Exupéry

Mantıkla beslenmeyen şey mantıkla yönetilemez.
Arthur Schopenhauer

Aşık olan herkes sonunda zevke ulaştıktan sonra olağandışı bir düş kırıklığı yaşayacaktır; ve bu kadar büyük bir özlemle arzuladığı şeyin diğer cinsel tatminlerden daha fazla bir şeye neden olmadığını görüp şaşkına dönecek, böylece kendisini bu ilişkiden fazla yararlanmış olarak görmeyecektir.
Arthur Schopenhauer

La Tahzen

La Tahzen
LA TAHZEN

La-tahzen/üzülme
Çünkü hüzün
Düşmanını sevindirir,
Dostunu üzer,
Hased edenin diline düşürür.

* * *
La-tahzen/üzülme
Çünkü hüzün.
Kaybolanı getirmez,
Öleni diriltmez,
Kaderi değiştirmez,
Hiçbir fayda getirmez.