Etiket: Ashab

Hazret-i Ebu Hüreyre Kimdir?

Hazret-i Ebu Hüreyre Kimdir?

Hazret-i Ebu Hüreyre
Hazret-i Ebu Hüreyre (radıyallahü teâlâ anh), eshab-ı kiramın büyüklerindendir. Adı Abdurrahman’dır. Eshab-ı kiram arasında Abdullah bin Ömer’den sonra, en çok hadis bilen budur. Yemen’in Devs kabilesindendir. Künyesi Ebu Hüreyre’dir. Resulullah efendimiz, bir gün eteğinde kedi yavrusunu severken görünce kedi yavrusunu seven anlamında Ebu Hüreyre ismini verdi.

Yemen’deki Devs kabilesinin ileri gelenlerinden ve meşhur şair olan Tufeyl bin Amr’ın İslam’a davet etmesiyle (Daha Fazlasını Oku)

Rasulu Ekrem Efendimizden Bir Dua

Rasulu Ekrem Efendimizden Bir Dua

RASULU EKREM EFENDİMİZDEN BİR DUA
Allah’ım, Hz. Muhammed’ e, âline ve ashabına salat eyle!
Komşularım, dostlarım haklarımızı gözetenler ve düşmanlarımızla mücadele edenlerin haklarını en iyi şekilde gözetmem için bana yardım et!
Onları da; senin yolunun gereklerini hakkıyla yerine getirmeye, edeb ölçülerini gözetmeye muvaffak eyle! (Daha Fazlasını Oku)

Ashabın Sünnete Bakışı

Ashabın Sünnete Bakışı
Ashab-ı Kiram’ı “en büyük ve yegâne dâvası Allah’ın rızasını aramak olan nesil” olarak târif edebiliriz. Onlar hayatın gerçek mânasını, yaratılışın hakiki gâyesini hakkıyla bilen insanlardı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara öncelikle bu dersi vermiş idi. Bu sebeple, her hareketleriyle, her yaptıklarıyla, her düşündükleriyle sâdece ve sâdece Allah’ın rızasını arıyorlardı.
Onların, Nebîlerinden (aleyhissalâtu vesselâm) ve kitapları olan Kur’ân-ı Kerîm’den aldıkları derse göre, hayatlarının gâyesi olan Allah’ın rızasını kazanmanın da tek yolu vardı: Sünnet’e uymak, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in yolunda gitmek.[1] Çünkü Cenâb-ı Hak, en güzel olanı, en ideal olanı en iyiyi, en hayırlıyı Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vasıtasıyla kendilerine öğretiyordu, her şeyin, bütün yolların, tarzların en iyisi onda vardı.[2]
O’nda olanlar mutlak güzeldi, her çeşit kirlilikten, bulanıklıktan, şâibeden uzak, güzeldi. Çünkü ilâhî garanti vardı: O başıboş, hevâsına tâbi değildi. Vahiyle konuşur, ilâhi murakabe altında hareket eder davranırdı.[3] Öyle ise ona koşmalı, onun sünnetine sarılmalı, onun sünnetinde olmayan her şeyden kaçmalı, sünnetine zıd düşen her şeyi, yakıp yutucu ateş bilmeli idi. Rabb’ül-âlemin de böyle emrediyordu: Mü’min, Resûlünü tam bir aşkla sevecek, sünnetine eksiksiz teslim olacak idi:

(Daha Fazlasını Oku)

Ashabı Uhud Şehitleri

1. Vebi Seyyidinâ Hamza İbni Abdulmuttalib el-Muhâcirîyy (R.A.)
2. Vebi Seyyidinâ Ebî Eymen Mevlâ Amr el-Ensariyy (R.A.)
3. Vebi Seyyidinâ Ebî Hanne el-Ensariyy (R.A.)
4. Vebi Seyyidinâ Ebî Suryan İbni el-Haria el-Ensariyy (R.A.)
5. Vebi Seyyidinâ Ebî Hubeyre ibn-i el-Hâris el-Ensariyy (R.A.)
6. Vebi Seyyidinâ Enes ibn-i Nadr el-Ensariyy (R.A.)
7. Vebi Seyyidinâ Uyens ibn-i Katade el-Ensariyy (R.A.)
8. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i el-Erkam el-Ensariyy (R.A.)
9. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i Sabit el-Ensariyy (R.A.)
10. Vebi Seyyidinâ İyas ibn-i Evs el-Ensariyy (R.A.) (Daha Fazlasını Oku)