İman Amel İlişkisi

İman Amel İlişkisi

İman – Amel İlişkisi

Müminlerden kendi kendine zulmeden ise, iman ve takvası oranında Allah’ın velisi olduğu gibi, günahkarlığı (fücuru) oranında da bunun aksidir. Çünkü bir kişide ceza ve mükafat görebilecek şekilde hem sevabı gerektiren iyilikler (hasenat), hem cezayı gerektiren günahlar (seyyiat) bulunabilir.

Bu, bütün ashabın, imamların, ehli sünnet ve cemaatin görüşüdür. Bunlar, kalbinde zerre kadar iman olan kişinin cehennemde ebedi kalmayacağını söylerler.

Hariciler ve Mutezile gibileri ise; kıble ehlinden cehenneme giren kişinin orada ebedi kalacağını ve çıkmayacağını söylerler.

Büyük günahları (kebair) işleyenler hakkında cehenneme girmeden önce veya girdikten sonra ne peygamberin, ne başkasının şefaati olur, derler. Onlara göre bir kişide sevap ve ceza, iyilikler ve kötülükler birarada bulunamaz. Mükafatlandırılan kişi ceza görmez ve cezalandırılan kişi de mükafat görmez, derler. Bu konunun Kur’an, Sünnet ve icma’dan delilleri çoktur. Onları ilgili yerlerinde belirttik.

En İyi Amellerdendir Ağlamak

En İyi Amellerdendir Ağlamak
Meşhûr velîlerden Ahmed bin Ebü l-Havârî (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: “Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olma­yan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır.”

Gâziantep velîlerinden Aydî Baba (rahmetullahi teâlâ aleyh) Allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söyledi. Dîvânında hocasının vefâtı üze- rine yazdığı mersiye şöyledir:

AĞLAYU AĞLAYU
Şeyhim bekâya gitti ben kaldım ağlayu ağlayu
Aktıkça kan bu dîdeden sildim ağlayu ağlayu
Geldi dil deryâsı cûşa, döndüm ol demek bî-hûşa
İhtiyârsız başım taşa, çaldım ağlayu ağlayu
Arttı derdim âh ile, göz kan döker dilhâh ile
Ser-tâ-kadem eyvâh ile, doldum ağlayu ağlayu
Yandı dil nâr-i furkata, sabrolunmaz bu hasrete

Namazda Vesvese

Namazda Vesvese

“Namazda yersiz vesveselerden kurtulamıyorum. Neler yapmalıyım?”

Her hayırlı işte ve sâlih amelde olduğu gibi, namazda da şeytanın ve nefsimizin bir takım vesveseleri yer yer öne çıkmakta ve bizi rahatsız etmektedir. Hakkında bilgi sahibi olduğumuzda en az zararla veya zararsız olarak kurtulabileceğimiz bu vesveselerin ve şüphelerin, bilgi sahibi olmadığımız takdirde dev birer canavar vahşîliğinde bize saldıracağını hiçbir zaman akıldan uzak tutmamak gerekir.

Bazen en iyiyi ve en kâmili ararken, bazen bir gafletimize rast gelen boşluk ânında, bazen hayâlimizin serbest ve ölçüsüz tecessüslerinden, bazen de fazla titizlikten olmalı; ibâdet içinde veya dışında, ibâdete veya mukaddes

Hz. Muhammed s.a.v’den Altın Değerinde Öğütler

* AYVA ;
‘’Ayva yiyiniz, yürek sıkıntılarınızı alır, göğüsteki balgamı temizler. Kalbe kuvvet ve şecaat verir. Şayet hamile kadın yerse çocuğu güzel olur.’’

* BAKLA;
’’Bir kimse bakla yerse, Cenab-ı Hak o kimseden yediği baklanın misli kadar hastalık çıkarır.

* ÇÖREKOTU ;
’’Çörekotuna kıymet veriniz muhakkak ki o ; ölümden başka her derde şifadır. ’’

* ET ;
’’ Et yemek insanın ahlâk ve cemalini güzelleştirir. ’’
Dünya ve ahrette yiyeceklerin efendisi ettir. ’’

* HURMA;
Kim sabahları aç karnına Medine’nin ACVE denilen hurmasından yerse o gün ona zehir ve sihir tesir etmez. ’’
Hurma yemek kulunçtan kurtarır. ’’
ACVE hurması Cennet meyvelerindendir. Zehre karşı şifadır. ’’

İnsanları Allah’a Götüren Yollar

İnsanları Allah'a Götüren Yollar

“İnsanları Allah’a götüren yollar, mahlûkatın nefeslerinin adetleri kadardır.” Bu yollar ise gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin açmış oldukları yollardır. Her peygamberin kendisinden sonraki peygamberlerle Risâlet görevi sona ermiştir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v)’e gelinceye kadar her peygamber bir evvelkinin hükmünü nesh etmiştir. Böylece Efendimiz’e (s.a.v) gelinceye kadar bütün peygamberlerin yolları kapanmıştır. Kıyamete kadar Cenâb-ı Allah’a gidecek yegâne yol Rasûlullah (s.a.v)’in yoludur. Ve bu yol kıyamete kadar açık bir şekilde kalacaktır. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ın emri böyle tahakkuk etmiştir.