Etiket: şair

Şair Mehmed Hakkında Bilgi

Bu 14.YY şairi Mehmed hakkında bilinen pek azdır.Doğum ve ölüm tarihlerine ait bir bilgi bulunamışdır.Bugün elde Işknâme’den başka eseri bulunmayan ve kaynaklarda kimliği hakkında herhangi bir kayda rastlanmayan şairin bir adının da  Muhammed olduğu ve kendi eserinde bir kez zikretmesinden anlaşılmaktadır.

Işknāme veya doğru adıyla Ferruh-u Humā mesnevisi  31 Aralık 1397 yılında Sivas’ta valilik yapan Yıldırım Bayezid’in büyük oğlu Emîr Süleyman Çelebi’ye sunulmuştur.Tuhfenâme adını da kitabın Emîr Süleyman’a sunuluşunun bir ifadesi saymışlardır. Buna göre şair eserine Tuhfenâme demekle onu şehzadeye Mısır hediyesi olarak sunduğunu anlatmak istemiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Kadı Burhanettin Hakkında Bilgi

Asıl adı Ahmet olan Kadı Burhanettin, 1345 yılında Kayseri’de doğmuştur. Babası da kadı olan Kadı Burhanettin yirmi yaşlarında Haleb’de bir yıl ilmi çalışmalar yaptıktan sonra, 1364 yılında Kayseri’ye döner ve bir yıl sonra Eratnaoğlu Mehmed tarafından Kayseri kadılığına getirilir. Kadılığı sırasında adalete önem vermesinden dolayı halk arasında sevilerek her tarafa adını duyurmuştur. 1381 yılı sonunda artık hükümdarlığını ilan eden Kadı Burhanettin, 18 yıl hüküm sürer ama 1398 yılında Akkoyunlu Türkmenlerinden Karayülük Osman Bey tarafından ani bir baskın sonucunda öldürülür. Okumaya Devam Ediniz…

Şair Fahri (Fahrî) hakkında bilgi ve Eseri

Asıl adı Fahrüddîn Ya’kûb bin Muhammed olan “Fahrî ” 718/1318 tarihinde Aydıneli’nin Ayaslug (Selçuk) kasabasında doğmuştur. Anadolu sahasında ilk “Hüsrev ü Şîrîn”i Aydınoğlu Îsâ Bey adına 768’de (12 Mart 1367) “Fahrî ” mahlası kullanarak kaleme almıştır. Nizâmî’nin eserini tercüme eden Fahrî ayrıca Şâhnâme’den de faydalanmış ve mesnevinin konusunda bazı değişiklikler yapmıştır.Bilgiler arasında üç oğlunun olduğunu fakat üçününde kendinden önce öldüğünü anlıyoruz.Hakkındaki bilgiler kendi eserinden yola çıkılarak belirlenmiştir.Ölüm tarihi ise henüz tesbit edilememiştir.

Eseri: Okumaya Devam Ediniz…

Şair Gülşehir Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında çok az belge bulunmakta ise de kendisinin Kırşehir’de (Gülşehri) bütün şehir tarafından tanınan,zâviye sahibi bir şeyh olduğu söylenmektedir.

Yerleştiği yer olan Kırşehir eskiden Gülşehri adı ile bilindiği için eserlerinde Gülşehir mahlasını kullanmıştır.Asıl isminin ise Süleyman veya Ahmed olabileceği tahmin edilmektedir.En çok Mevlânâ, Ahi Evran,Attâr, Senâî, Sa‘dî ve Nizâmî’nin etkisinde kalmıştır. Gülşehir’in Mantıku’t-tayr adlı eseri tamamladıktan sonra (717 -1317)  epey ilerlemiş bir yaşta öldüğü sanılmaktadır. Okumaya Devam Ediniz…

Ahmet Fakih Kimdir?

Hoca Ahmed Fakîh veya Sultan Hoca Fakîh adları ile de tanınan sanatçının yaşamı hakkındaki bilgiler genellikle Bektaşi ve Mevlevi kayıtlarda geçmektedir. Yaşadığı yerler olarak  Horasan ve Konya gösterilmektedir. Mevlana’nın babasından fıkıh dersleri aldığı için kendisine “fakîh” dendiği söylenilmektedir. Doğum tarihi kayıtlarda tam olarak geçmemekle  birlikte  ölüm tarihi 618 (1221) ve 650 (1252) olarak tahmin edilmektedir.

Ahmet Faki olarak beş ayrı kişi kaynaklarda görülmektedir.Bunlar sırayla :

  1. Ahmed Fakih. Azerbaycanlıdır (?). Muhtemelen Tebriz’in Asbust köyündendir. Anadolu’da ahî teşkilâtının kurucusu Kırşehirli Ahî Evran Şeyh Nasîrüddin Mahmûd el-Hûyî’nin şeyhi ve kayınpederi olan Şeyh Evhadüddin Hâmid b. Ebü’l-Fahr el-Kirmânî’nin mürididir. Şeyh Kirmânî’nin Konya’yı ziyareti sırasında 602’de (1206) Anadolu’ya gelmiş Okumaya Devam Ediniz…

Divan Şairi Ahmedi Hakkında Bilgiler

Ahmedî, Divan Şiirinin kurucusu olarak kabul edilmiş bir şairdir. doğum yeri ve yılı hakkında kesin bir bilgi olmasa da muhtemelen 735 (1334-35) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı İbrahim, lakabı Taceddin, babasının adı Hızır’dır. Asıl adı Tacüddin olup, şiirlerinde Ahmedi mahlasını kullanmış ve bununla tanınmıştır.

İlk tahsiline Anadolu’da başlamış, daha sonra Mısır’a gitmiş, büyük alim Ekmelüddin Baberti’den ilim öğrenmiştir.Molla Fenari gibi meşhur alimlerle arkadaşlık yapmış, sonra Anadolu’ya dönerek Kütahya’ya yerleşmiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairler ve Yazarları

Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairleri-Yazarları harf sırasına göre sıralama yapılarak düzenlenmiş ve sitemizde tanıtımları yapılmış olanlar için link bağlantıları verilmiştir. Konu içerisinde bağlantı linkleri  güncellenmektedir.

13. 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı – 13.14.Yüzyıl Nazım

Okumaya Devam Ediniz…

Shams Beykoz Üniversitesi’nde konferans verecek

Eğitim-öğretim alanındaki yenilikleri ile yükseköğretimde fark yaratmayı başaran Beykoz Üniversitesi, aynı zamanda alanında uzman dünyaca ünlü isimleri de ağırlamaya devam ediyor. İranlı şair, yazar ve Pensilvanya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatemeh Shams, 19 Aralık saat 14.00’te Beykoz Üniversitesi Rektörlük Yerleşkesi Konferans Salonu’nda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelecek.
‘Bulanıklaşan Sınırlar: Modern İran ve Afganistan Şiirinde Muğlak Alanlar’ adlı konferansta İran ve Afganistan şiirinin derinliklerine, bilinmeyenlere doğru bir yolculuğa çıkaracak olan Shams, merak edilenler hakkındaki soruları da cevaplandıracak.
Ödüllü şair
2009 yılında hükümet karşıtı protestolarda bulunarak ülkesinden sınır dışı edilen Shams, bir süre İngiltere’de yaşadıktan sonra ABD’ye yerleşmişti. Özellikle devletlerin etkisi Okumaya Devam Ediniz…

Cemal Safi Vefat Etti

Ünlü şair Cemal Safi hayatını kaybetti
Şarkılara dönüşen şiirleriyle tanınan sanat camiasının önemli isimlerinden Cemal Safi tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 80 yaşındaki şair KOAH hastalığı nedeniyle yoğun bağımda tutuluyordu.

 

BENİM ADIM AŞK 

Var mı beni içinizde tanıyan
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Kalmasa da şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benimBülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için can evinden tutuştu
Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benimNiceler sultandı, kraldı, şahtı
Benimle değişti talihi, bahtı
Yerle bir eyledim taç ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benimKamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim Selimi

 

Okumaya Devam Ediniz…

Karaman’dan Bir Yazar Nasıl Çıkar?

Karaman’da doğmuş,şimdi ise kitapları çeşitli dillere çevrilmiş bir yazarın yaşam hikayesini okuyunca başarıyı elde etmenin o kadar da kolay olmadığını göreceksiniz.
Karaman'dan Bir Yazar Nasıl Çıkar?

Doğduğu andan itibaren hayat ile mücadelesi başladı.Bu mücadele sonra ki yaşamında da peşini bırakmadı.Aile bireylerinin bir araya gelememesi nedeniyle küçük yaşta öksüzler evine verildi.Artık bir ailesi olduğu halde öksüzlerin arasında geçireceği çok kötü günler o’nu bekliyordu… Kalabalık ve maddi durumu iyi olan baba tarafının sahip çıkmaması nedeniyle kimsesiz olarak öksüzlerin arasında büyümesi küçük bedenine çok ağır gelmişti.Bir çocuğun tek istediği bir aile sevgisidir ama öksüzler yurdu bu sevgiyi o’na vermesi çok uzaktı…Bu gerçek maalesef günümüzde de aynı çizgide devam ediyor.

Görevli çocukların arasından sessizce duran küçük yazarımızı alarak bir odaya getirdiğinde bir sürprizin kendisini beklediğinden habersizdi…Karşısında nur yüzlü anneannesini görünce ikisi de birbirlerini hasretle kucakladılar.Maddi durumu iyi olmayan anneanne torununun öksüzler yurdunda büyütülmesine dayanamamıştı. Bir lokma ekmeği gerekirse bölüşerek yiyeceğini ve torununa bakabileceğini söyleyerek torununu öksüzler yurdundan çekip aldı.Kocası ise şimdilerde açıkça ortada satılan ama o zamanlar kaçakçılık ile bir tutulan tütün satmaktan hapise girmişti.Şair ve yazarımız için artık yeni bir hayat başlıyordu…Anneannesi ile olan yaşantısını yazarımız bir ömür boyunca beynine kazıdı.Öyle ki mahalle,komşular ve etrafta bulunan evlerde yaşantı şekli daha dün gibi aklında kaldı.Bu durumu şiirinde şöyle anlatır.

“Fakir bir evin penceresinde
Paslı bir teneke içinde
Etrafına güzellik veren
Bir çiçek gibi
Büyüdüm ben.
Kimsesizdim.

Ne ana vardı
Ne baba
Ne kardeş, ne akraba;
İlgilenecek kimsem yoktu
Bir tek fakir anneannem vardı.
İlgisizdim.”

Okumaya Devam Ediniz…

Takılma – Necati Cebesoy

Necati CEBESOY

Ruhuna bak insanların yaşa TAKILMA
Gözlerindeki manâyı gör kaşa takılma
Yüreği katıysa onun boşa takılma
Engin toprakta yürü taşa TAKILMA

Maneviyat altındır .maddiyat bakır
Ruhu zenginlerle dost ol .olsada fakir
Aldanma gözlerine .olsada Çakır
Geçici renklere sakın TAKILMA

Kiracıyız bu dünyada sakın unutma
Helâl kazan. Haramdan hiç medet umma
Kanma cilvesine yalan dünyanın
Boyacıyı iyi tanı .boyaya TAKILMA

İki yüzlülere kapını kapa
Gönül tarlasına yeter bi çapa
Cahilin sözü gelmez .hiç ipe sapa
Cahili nadenlerle .oturup TAKILMA

Dertliyle otur .derdini dinle
O inliyorsa sende onunla inle
Çok fazla uğraşma. Bir ile binle
Rakamlarda geçicidir sakın TAKILMA

Necati CEBESOY

(11-12-2014)

Var redifli Gazeli ve Anlamı- Baki’nin Son Şiiri

Var redifli Gazeli ve Anlamı- Baki'nin Son Şiiri

Alâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var

Yakında ‘adem dirler bir şehre ‘azîmet var

 

Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânum

Arâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var

 

Nûş eylese bir ‘âşık tâ haşre dek ayılmaz

Bezm-i felekün bilmem câmında ne hâlet var

 

Bu hâlet ile ey dil sağ olmada ‘âlemde

Derd ü gam-ı dil-ber ile ölmekde letâfet var

 

Gitdükçe harâb eyler mülk-i dil-i virânı

Dehrün bu cefâsından bir şâha şikâyet var

 

Ser terkine kâ’ildür dünyâya gönül virmez

Terk ehlinün ey Bâkî başında sa’adet var

 

Baki (Mahmud Abdülbâkî)

Okumaya Devam Ediniz…