Etiket: çanakkale

Çanakkale Zaferi Yıldönümü Kutlu Olsun

Çanakkale Zaferi Yıldönümü Kutlu Olsun
18 Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir.Bugün, zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamlısı olan Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününü idrak etmekteyiz.Çanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.Dönmeyi hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Bu mukaddes yurt topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması Okumaya Devam Ediniz…

18 Mart Çanakkale Zaferi

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Çanakkale Zaferi, 18 Mart 1915 bütün imkansızlıklara rağmen kazanılmış bir savaş olarak tarihimize geçmiştir. Çanakkale, savaştan çok bir destan olarak müteala edebileceğimiz Müslüman Türk Milleti’nin, tarihe kendisini bir kez daha perçinlediği yer olmuştur.   103 yıl önce göğsündeki iman ile, güçlü görünen düşmana, unutamayacağı bir ders veren Mehmetçiklerimiz, Allah’ın kendilerine bahşettiği şehitliğe severek  kucak açmışlar  ve bir gül bahçesine girercesine kara toprağa girmişlerdir. Fiilen bir yıldan fazla süren Çanakkale savaşlarının seyrine ve yer  yerde kesitlerine bir göz atalım;Savaş başlamadan önce durum şöyledir: İngiltere’nin toplam 711 bin askeri, 250 savaş gemisi, denizaltı ve kruvazörü bulunmaktadır. Fransa’nın toplam 3.5 milyon askeri, 105 savaş gemisi, denizaltı ve kruvazörü vardır. Rusya’nın toplam 4.400 bin askeri, 65 savaş gemisi, denizaltı ve kruvazörü mevcuttur. Türklerin bütün cephelerinde toplam 2.300 bin askeri var. Kayda değer savaş gemisi, denizaltı ve kruvazörü yoktur. Bir tarafta dünyanın en güçlü devletleri ve donanmaları öbür tarafta bütün cephelerde saldırıya uğramış bir Osmanlı devleti vardır. Çanakkale dünya tarihinin en büyük savunma savaşıdır.

3 Ocak 1915’de İngiliz Bahriye Nazırı Çörçil, Çanakkale önündeki müttefik İngiliz-Fransız filosu Başkomutanı Amiral Karden’den Çanakkale’yi yalnız deniz kuvvetleriyle zorlamanın başarılı olup olmayacağını Okumaya Devam Ediniz…

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer

Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
Mehmet Muzaffer (d. ? – ö. 9 Nisan 1916; Kut’ül Ammare Kuşatması), I.Dünya Savaşı esnasında Osmanlı ordusunda Çanakkale’de asteğmen ve Irak’da yüzbaşı olarak görev yapmış Türk subayı.
I.Dünya Savaşı (Çanakkale Cephesi, Irak Cephesi)

1914 yılında savaşa katıldı. Çanakkale Savaşı’nda “Asteğmen” rütbesiyle görev alan, ordunun lastik teminatını sağlamak için bir gece kendi yazdığı 100’lük banknotu lastik tüccarına götürüp lastikleri temin etmesiyle de

Okumaya Devam Ediniz…

Seyyit Onbaşı Ruhun Şad Olsun

Seyyit Onbaşı Ruhun Şad Olsun

KAHRAMANLIK….

Köyünde onu herkes öldü bilmektedir.
Çanakkale’den Havran’daki köyüne kadar 145 kilometreyi 13 günde yayan yürür.
Geldiğinde evine giremez. Çünkü 9 yılda belki karısı, yeniden evlenmiş olabilir. Akşamdan geldiği evini sabaha kadar göz hapsine alır. Sabah koyunları çıkarmak için gelen bir akrabası ile karşılaşır.
“-Sen kimsin?
-Ben Seyidim.
-Biz seni öldü biliyoruz.
-İşte sağ döndüm. Benim hanım evli mi?
-Hayır evli değil. Bir çocuğun var içeride, çocuğu korkutursun. Bağırarak git, haberi olsun.”
Kapıdan eşinin ismini seslenir. 8 yaşında bir kız çocuğu kapıya gelir. “Anne” diyor, “kapıda sakallı biri var

Okumaya Devam Ediniz…

Kut-ül Amare Zaferi

Kut-ül Amare Zaferi

KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
Birinci Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi’ndeki Kut’ül Amare kuşatması Türk basınının en önemli gündemlerinden biri olmuş ve 140 gün süren kuşatma sırasında birçok haber ve makale yayımlanmıştır. Kut’ül Amare kuşatmasının basında sürekli haber olması, kamuoyunu bir zafer beklentisine itmiş ve bundan dolayı Kut’ül Amare zaferi Türk kamuoyunda coşkuyla karşılanmıştır. Çanakkale’nin hemen ardından Kut’ül Amare zaferinin gelmesi Osmanlı Devleti’nin ve İttifak Devletlerinin savaşı kazanacağına dair inancı artırmıştır. Tüm imkânlar seferber edilmesine rağmen General Townshend’in on beş bin askeriyle Türk ordusuna teslim olmak zorunda kalması İngiliz itibarının yerle bir olması olarak değerlendirilmiştir. İngilizlerin Çanakkale’den hemen sonra böyle bir yenilgiye uğratılması, Türk kamuoyunda yıllardır İslam dünyası üzerine çökmüş İngiliz baskısının sona ermesi olarak algılanmıştır. Okumaya Devam Ediniz…

Çanakkale Şehidi Mehmet Çavuş

Çanakkale Şehidi Mehmet Çavuş

Çanakkale Kara Savaşları içinde yer alan Seddülbahir ve Conkbayırı’nın büyük kahramanlarından biri de Kadir oğlu Mehmet Çavuş’tur. Mehmet Çavuş, 1. Kolordu, 1. Tümen, 7. Alay, 3. Tabur, 1. Bölük’e bağlı bir askerdi ve rütbesi de çavuştu. Bu kahraman Anadolu çocuğu, diğerleri gibi Çanakkale’de ülkemizi işgale niyetli düşmana dur demek için oradaydı. Okumaya Devam Ediniz…

Anzakların Türk Askeri Hakkında Söyledikleri

Anzakların Türk Askeri Hakkında Söyledikleri

( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 )
“Biz Çanakkale Yarımadası’ndan Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman Türk Milleti’ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla. ”

( Avustralyalı 94 yaşında Albert Roy Kyle )
“Cesur, girişken ve şakacıydılar. Jonny Türk’e ateş edip vuramadığımızda, tüfekle “ıskaladınız” işareti yapardı. Büyük lideriniz bize saygı ifade eden konuşmasından sonra duygu ve düşüncelerimiz değişti. O konuşma, yenen bir komutanın, yendiği düşmana yaptığı en büyük övgüdür. Nefret yok, saygı var. Olayın tümü bir trajedidir. Hiç olmaması gerekirdi. Cesur bir düşman ve sıcak dost bir ulusun anısını hep yaşatacağım. ” Okumaya Devam Ediniz…

Çanakkale Geçilemedi Çünkü!

Çanakkale Geçilemedi Çünkü!

ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ ÇÜNKÜ….!

Tarihi zaferlerle dolu şanlı bir milletin evlatları olarak Şimdi hatıralarımızda tazelenen tarihte görüyoruzki; üstün ve türlü imkanlarla silahlı düşmanlara karşı ,bir avuç sayılacak kadar az,kahraman Türk , imkansızlıklar içerisinde bir adım bile gerilemeden Çanakkale’yi “geçilmez bir kale” yapmıştır.

Çanakkale geçilemezdi!..

Çünkü orada tarihleşen bir ulus; milletleşen bir ordu; ordulaşan bir millet vardı.

Çanakkale’de Türk askeri ve onun arkasında Türk milleti, dünyaya şunu kabul ettirmiştirki; hukuk Kuralları değişşede, Türk boğazlarının coğrafi kaderi değişmeyecektir. Okumaya Devam Ediniz…