Sultan II. Abdülhamid’in Fransa’ya Ültimatomu


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Sultan II. Abdülhamid'in Fransa'ya ÜltimatomuSultan II. Abdülhamid’in Fransa’ya Ültimatomu..

* Danimarka ve Norveç’in tetiklediği Hz. Peygamberimiz’e hakaret eden karikatür krizi Osmanlı döneminde de yaşandı. Bundan 116 yıl önce de, Fransız Henri de Bourneir’in yazdığı “Muhammed” adlı piyes de benzer bir infial meydana getirmişti. O zaman İslam dünyasının siyasi otoritesini Sultan II. Abdulhamit temsil ediyordu. Fransa’nın tanınmış simalarından Bourneir’in Paris tiyatrolarında sahneye koydurmak istediği piyes, Sultan Abdulhamit’in büyük tepkisiyle karşılaştı. Konu, Fransa ve Osmanlı Devleti arasında ciddi bir krize dönüştü. Araştırmacı-yazar Ahmet Uçar, “II Ahdülhamit’in Avrupa Sahnelerine Müdahalesi Dünya’ya Konan Ambargo” başlığıyla 1997’de, Tarih ve Medeniyet Dergisi’nin 36. sayısında yayınladığı makalede, belgelerle gelişmeler anlatıldı.

NOTA ÜSTÜNE NOTA

Sözkonusu tiyatro oyununun Fransa, Ingiltere ve Amerika’da sahneye konulması bekleniyordu. Piyesle ilgili biletler ve davetiyeler basılmıştı. Hz. Peygamber’i tahkir eden piyesten Bab-ı Ali Hükümeti ve Sultan Abdulhamit derhal haberdar edildi. Osmanlı Dışişleri Bakanlığı ile Osmanlı’nın Paris’tekielçiliği arasında bir dizi yazışma başladı. Yazışmaların başlığı “Hz. Muhammed Aleyhisselatü vesselam hazretlerinin nam-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair” şeklindeydi. Yazışmalarda ‘facia-i mahude’ olarak nitelen piyesin oynatılmaması için her türlü girişimin yapılması bildiriliyordu. Hz. Peygamber’in tahkir edilmesi karşısında aslan gibi kükreyen Sultan Abdulhamit, Fransa’nın Istanbul’daki Büyükelçisi Kont Montebella aracılığıyla Fransa Hükümeti’ne sert

uyarılarda bulundu. Paris Büyükelçisi Esad Paşa derhal Fransız Hariciyesi ve Eğitim Bakanlığı’na başvurdu. Fransa Eğitim Bakanlığı’nın ‘hakaret-name’de bazı değişiklikler yapılması suretiyle sahneye konulması yönündeki teklifi de Abdulhamit’ten red cevabı aldı. Oyun hiçbir şekilde sahneye konmamalıydı. Sultan Abdulhamit, oyunun sahnelenmesi halinde Osmanlı-Fransız ilişkilerinin son bulacağı ültimatomunu Fransız Büyükelçisi Montebello aracılığıyla Fransa Hükümetine bir kez daha bildirdi.

AMERIKA CESARET EDEMEDI

Osmanlı Devleti ile bozuşmayı göze alamayan Fransa Hükümeti köşeye sıkışmıştı. Konu Fransız Kabinesi’nde tartışıldı. Kabinenin kararı ‘hakaret-name’nin Fransa’da hiçbir tiyatroda sahnelenmemesi yönündeydi.

Fransızların verdiği karar Fransa Sefiri Montebello tarafından 22 Mart 1890’da Osmanlı Dışişlerş Bakanlığı’na bildiriliyordu. Sefir, hükümetinin kararının acilen Sultan Abdulhamit’e iletilmesini rica ediyordu. Sefir, telgrafında “Hazret-i Hünkar’ın Hükümetim tarafından alınan bu kararı, hem kendilerine hem de Osmanlı Hükümeti’ne karşı hükümetimin dostluğuna bir delil olarak değerlendireceğine inanıyorum. Bu karar yeniden başlayacak dostluğumuzun teminatı olur ümidindeyim” diyordu. Fransa ile Osmanlı Devleti arasındaki kriz böylece sona ermişti. Sultan Abdulhamit, Fransa Cumhurbaşkanı Sadi Carnot’ya bir nişan vererek karardan duyduğu memnuniyeti ifade ediyordu. Ne var ki Mösyö Bornier, ‘hakaretname’sini Ingiltere’de sahneye koymak için girişimlerde bulundu. Ancak Abdulhamit’in müdahalesi üzerine Ingiltere de oyunu yasakladı. Islam Peygamberi’ne hakaret etmekte ısrar eden Bornier, bu kez de, 1892’de Amerika’yı şovuna alet etmek istedi. Osmanlı’nın Amerika sefiri Mavroyani’nin oyunun sahnelenmemesi için verdiği mücadele de sonuç verdi. Bornier’in ‘hakaret-name’si Amerikan tiyatrolarından da kendine sahne bulamadı.

ÜLTIMATOM KORKUTTU

Sultan Abdulhamit daha önce de Voltaire’nin yazdığı “Muhammed yahut Taassup” adlı piyesinin Fransa’da sahnelenmemesi içinde sert uyarılarda bulunmuştu. Fransızlar oyunu sahneden kaldırmışlar, ancak oyun Ingiltere’de oynanmıştı. Ingiltere’ye de ültimatom veren Sultan Abdulhamit, oyunun durdurulmaması halinde, Halife sıfatıyla bir beyanname yazarak Islam dünyasının her yerinde yayınlanacağını ve dağıtacağı uyarısında bulundu.

Ingiltere’nin sömürgelerinde, başta Hindistan olmak üzere 70-80 milyon Müslüman yaşıyordu. Bu rakamlar Osmanlı Müslümanlarının yedi sekiz katıydı. Abdulhamit’in ültimatomu etkili oldu. Müslüman sömürgelerinde sorun istemeyen Ingiltere, ‘hakaretname’yi sahneden kaldırttı.

Dini şov haline getirenleri engelledi

Sultan Ikinci Abdulhamit, dini değerlerin rencide edilmesine izin vermezdi. Hollanda’da Osmanlı’yı küçük düşüren “Harem” konulu oyunu durdurduğu gibi, New York’ta halk önünde Mevlevi ayini yapılmasını da engelledi. Amerikalılar, Mısır’dan getirtilen sahte dervişlerin yol parasını karşılayarak ABD’den ayrılmalarını sağladılar.

Abdulhamit, Şikago’da açılan bir fuarda teşkil edilen Osmanlı reyonunda cami maketi yapılması ve ücretli olarak gösterilmesini rencide edici bularak engelledi.

Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir