Sofilikten Öncesi ve Sonrası


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 25 Haziran 2020 Kerim Usta

Sofilikten Öncesi ve Sonrası

SOFİLİKTEN ÖNCE – SOFİLİKTEN SONRA

Adamın biri, sofî olmadan önce kalbim temiz diyerek kendini (buna inandırarak) cenneti garantilemiş gibi görürdü. Nede olsa kelime-i şahadeti getirmiş, azda olsa cuma’dan cuma’ya uğradığı olur ama istikrarlı bir şekilde bayram namazlarını asla kaçırmaz, huşu içinde kılardı​. Eh…! Kurbanı da her yıl düzenli keser, ailece güzel ziyafetler tertip eder.Artakalan eti sıyrılmış kemikleri fakirlere vermeyi ihmal etmezdi. El insaf..! Cenneti garantilemek için daha ne olsun? Derdi kendi kendine…

Adam, tevbe edip sofi olduktan sonra adeta (hakikatte) yeniden doğar. Günde beş vakit namazı bütün vacip ve sünnet namazları ile birlikte kılmaya başlar. Başlangıç olarak günde 5000 kere Allah’ı zikreder.Hatme hayatının olmazsa olmazı olur. Rabıta hayatının anlamı haline gelir ki Yâr ksa’den ayrı kalmak onu sürekli derin düşüncelere (tefekküre-yaratılış gayesine) sevkeder. Görenlerin “son zamanlarda bayağı dalgınsın” serzenişlerini duymamaktadır bile. Çünkü aşk kavramı değişkenlik göstermiştir. Gerçek aşkı tatmak yolunda ilerlemektedir. Bunun yanında bir muhasebeci edasıyla başta kaza namazları,oruç ve diğer kul haklarını hesap ederek borçlu olduğunu kabul ve ifası için gecesini gündüzüne katarak çalışır. Derken hizmet nimetini keşfeder ve yaşına/ makamına/ kariyerine bakmadan soluğu bir koli/bir dergi dağıtmada alır. Ha, gecelerin sadece uyumak için yaratılmadığını anlaması çok sürmemiştir. Teheccüd nimetini asla kaçırmaz. Teheccüde kalkamadığı olursa “Acaba gündüz hangi günahı işledim de Rabb’im beni huzuruna kabul etmedi”diye günahın kaynağını bulmaya çalışır. Kur’an okumanın faziletlerini işitince yaşının geçmişliğine bakmaz. “Elifba’yı” cebinde taşıyarak bütün boş zamanlarını (kaldıysa tabi) bu nimete erişmek için vakfeder. Ama gelin görün​ki sofi olmadan önce “cenneti garanti sanan adam,” sofî oldukdan sonra o kadar amele/hizmete, taat ve ibadete rağmen “sonum ne olacak? Toprak beni kabul edecek mi? Cehemnemden nasıl kurtulurum? bunca hesabı nasıl veririm?” endişelerine çoktan girmiş​tir bile….
Arada küçük bir fark var sadece…
Abartmamak lazım….
Küçücük bir fark….TEVBE….
Herşey tevbeyle başladı.
Rabbim nasuh tevbesi nasip etsin.

Seyyid Kazım

Konuyu Paylaş

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?