Sidretül Münteha – Göğün Son Katı


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 22 Mayıs 2020 Kerim Usta

Sidretül Münteha - Göğün Son Katı

Sidretül Münteha
Sidretül Münteha, göğün yedinci (ve son) katında olduğuna inanılan bir yer ya da bir inanışa göre bir ağaç (hünnap ağacı)’tır. Miraç gecesi Cebrail’in Hz. Muhammed’e ikinci duyurusunu (vahiy) burada yapmış olduğuna inanılır.[1]

Sidretürl Münteha, bir izafet terkibi olup “müntehâ sidresi”, yani sidrenin sonu, nihayeti demektir.[2] Sözlükte ise “Arabistan kirazı denilen hoş gölgeli nebk ağacı” anlamındaki sidre ile [3] müntehâ kelimesinden oluşan sidretü’l-müntehâ terkibi “son noktada bulunan sidre” demektir. Terim olarak “Hz. Muhammed’in Miraç gecesi

yanında ilâhî sırlara mazhar olduğu ağaç ya da makam” diye açıklanabilir. Kurân’da bir yerde sidretü’l-müntehâ [4], bir yerde yalnız sidre [5] şeklinde geçer. Sidr iki âyette de [6] “ağaç” mânasına gelmektedir. Çeşitli hadis rivayetlerinde yapraklarının yıkanmada kullanılması sebebiyle sidr, ayrıca âyetteki konumu itibariyle sidretü’l-müntehâ yer alır.[7][8]

 

Mütercim Âsun Efendi meşhur Kamus’unda “sidre” kelimesini şöyle açıklamaktadır:

“Sidre, Arabistan kirazı denilen bir ağaca verilen isimdir. Trabzon hurması bu ağacın cinsindendir, gölgesi gayet koyu ve latiftir”.

Ayrıca Sidretül-Müntehâ’, “Allah’ın zât âlemi demektir ki, buraya ne meleklerin büyükleri, ne de Peygamberlerin büyükleri dâhil olabilir. Nitekim hadis-i şerifte de Hz. Muhammed’e refakat eden Cebrâil de Hz. Muhammed’i buraya kadar götürmüş, buradan ileriye geçmeye izinli olmadığını ifade ederek, bundan sonra Allah’ın daveti sebebiyle Hz. Peygamberin yalnızca gideceğini bildirmiştir. İşte bu yüzden bu terkip, “son sınır, son hudut ya da sınırın sonu” diye anlaşılmıştır.[2]

Sidretü’l-müntehâ terkibiyle ilgili olarak başlıca iki görüş ileri sürülmüştür. Daha çok kabul gören anlayışa göre sidretü’l-müntehâ semada bulunan, Miraç gecesi yanında Hz. Muhammed’in ilâhî sırlara mazhar olduğu bir ağaçtır. Çünkü terkibin yer aldığı Necm sûresindeki âyetler, Hz. Muhammed’in miracıyla ilgilidir. Yaygın kanaate göre Hz. Muhammed, Miraç gecesi sidretü’l-müntehânın yanında aslî sûretiyle Cebrâil’i görmüştür. Sidretü’l-müntehâyı bürüyen şey ise Allah’ın nuru, melekler ya da bilinmeyen başka şeylerdir.

Sidretü’l-müntehâya bu ismin veriliş sebebi konusunda da çeşitli görüşler vardır. Cennetin son noktasında bulunması, aşağıdan yükselen ve yukarıdan inen şeylerin orada neticelenmesi, yaratılmışlara özgü bütün bilgilerin orada son bulması, ötesinin Allah’tan başkası için gayb âlemi olması gibi görüşler bunlardan bazılarıdır. Taberî, farklı ihtimallerin hepsinin âyetin lafzına uygun olup tercih için kesin bir nakil bulunmadığından bunlardan birinin ya da hepsinin mümkün olabileceğini belirtir.[9] Bu açıklamaların ortak noktası sidretü’l-müntehânın bir sınırı ifade etmesidir. Burası, Miraç gecesi Hz. Peygamber’in mazhariyeti dışında büyük meleklerin ve peygamberlerin ötesine geçemediği, yaratılmışların ilminin ulaşabileceği son nokta olarak kabul edilir. Yaygın kanaate göre Hz. Muhammed, Miraç gecesi Cebrâil ile sidretü’l-müntehâya kadar gitmiş ve Cebrâil’in daha ileriye gitmesine izin verilmediği için kābe kavseyne olan yolculuğuna refrefle devam etmiştir.[8]

Sidre kelimesinin kökünde (seder / sedâre) “hayret anlamı” da bulunduğundan bu terkibe “en büyük hayret” anlamı verenler de olmuştur. Burası en çok hayret edilen bir makam olduğu halde Kurân-ı Kerîm’de belirtildiği gibi, Hz. Muhammed, ne hayrete düşmüş ne de kendini kaybetmiş, gördüğünü tam ve doğru olarak algılamıştır.[17] Bu görüşü aktaran Râzî ilk anlayışın daha isabetli olduğunu belirtir.[18] Sidretü’l-müntehâ, hadis rivayetlerinde beyan edildiği üzere cennetin son noktasında kendine özgü bir ağaç da olsa ya da hayret makamı konumunda da bulunsa sınırlı idrak imkânlarına sahip insanların onun mahiyetini bilmesi mümkün değildir. Cebrâil’in bile idrak etmekten âciz olduğu gayb âlemine ait bu varlığın ya da makamın sırrının Allah’a havale edilmesi en isabetli yoldur.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir