Samt (Susmak) Hakkında Bilgiler

Samt (Susmak) Hakkında Bilgiler

Samt, lüğaten susmak ma’nasınadır. [Men samete necâ. Essamtu hikmetun. Men kesura kelâmuhu kesure sakatuhu.] vârid olmuştur.

Samt, âfât-ı lisândan bâis necât ve selâmet ve müvâfık-i hikmet ve mûcib-i vakar ve rezânettir. Bil’aks (aksiyle) kesret-i kelâm sebeb-i kesret-i hatâyât ve zellât olduğundan müntic-i nedâmettir. Ancak vâcib olan şer’-i şerifin i’tibârıdır. Muktezâyı emr ve nehyi gözeterek mizân-i şer’ tekellümi iktizâ ederse tekellüm ve sukûti iktizâ ederse sukût eylemektir.

Ba’zı evkâtte sukût sifât-i haseneden ve gâh nutk simât-i müstahseneden olur. Hakdan sukût eyleyen şeytân-i ehres (dilsiz şeytân). Hakkın ğayriden sukût âdâb-ı hazaretdir.

Hukemâ; samt ve tefekkür ile vâris-i hikmet olmuşlardır. Ba’zan bir meclisde hikem ve hakâikden tekellüm eden zâta bilâ ihtiyâr samt ve sukût âriz olur. Ve bu keyfiyyet kendisinden a’lem ve ekdem bir zâtın meclis-i tekellüme dâhil ve hâzır olmasındandır. O zâtın vürûdundan ma’lûmât olmazsa te’sîrât ve kuvvet-i uluvviyyet hâl-i makamından neş’et eder. Ba’zan bilâ ihtiyâr hâl-i sukût âriz oluyor. Bu, meclisde îrâd olunan kelâmı istimâa ehl-i mahrem olmayan kimse mevcûd olmasındandır.

Lisân-ı mütekellim hıfz ve vikâye buyuruluyor. Meşâyih-i tarîkat ba’zan meclisde cereyân eden kelâmı istimâa ehl olmayan ecsâm ve ervâhin mevcûd olması sebeb-i sukût olur, demişlerdir. Avâmın samt ve sukût-i lisân ile urefânın (ariflerin ) kulûb ile muhibbînin esrâr-ı muhabbetden samt ve sukût olur.

  • Metnin evvelindeki Arabi üç cümlenin tercemesi:
  • Men samete necâ (kim sukût ederse kurtulur).
  • Essamtu hikmetun (susmak hikmettir).
  • Men kesura kelâmuhu kesura sakatuhu (kimin kelamı çok olursa kelamında hatası da çok olur).

Kaynak:

  • Erriyâd ut-Tasavvufiyye -Abdülhakîm Arvâsî (Üçışık) Hazretleri

 

Günümüz Türkçesi ile konuya ışık tutalım. (Düzenleyen:Kerim Yarınıneli)

Susmanın Önemi

Susmak, sözlükte “konuşmamak” anlamına gelir. Arapça “samt” kelimesinden gelir.

Susmanın faydaları

Susmak, dil felaketlerinden kurtuluş, selamet, hikmete uygunluk ve vakar ve ciddiyete sebep olur.
Aksine, çok konuşmak, hataların ve alçalmanın sebebi olduğundan pişmanlığa yol açar.

Susmanın ölçüsü

Ancak, yapılması gereken şer’i hükümleri gözetmektir. Emr ve nehyi gözeterek, şeriat terazisi konuşmayı gerektiriyorsa konuşmak, susmayı gerektiriyorsa susmaktır.

Susmanın yeri ve zamanı

Bazı durumlarda susmak güzel bir huyken, bazen konuşmak daha uygun olur. Hak’tan susan dilsiz şeytandır. Hakkın gayrisinden susmak ise, huzur adabıdır.

Hikmet sahipleri susarak hikmete sahip olmuşlardır. Bazen bir mecliste hikmet ve hakikatlerden bahseden bir kişiye, istemeden susma ve sessizlik gelir. Bu durum, kendisinden daha alim ve ekdem olan bir kişinin o meclise dahil olması ve hazır bulunmasından kaynaklanır. O kişinin gelişinden haberi olmazsa, yücelik kuvvetinin hal ve makamından neşet eden tesirlerdendir. Bazen de, istemeden sessizlik hali gelir. Bu, mecliste söylenen sözleri dinleme ehline mahrem olmayan birinin bulunmasından kaynaklanır.

Konuşma ve susma, konuşmacının dilini koruması için gereklidir. Tasavvuf büyükleri, bazen mecliste cereyan eden sözleri dinleme ehline mahrem olmayan cinler ve ruhların bulunmasının susma sebebi olduğunu söylemişlerdir.

Halk, diliyle susarken, ariflerin kalbiyle, aşıkların ise sevgi sırlarından susmaları vardır.

 

Yorum yapın