Samt Nedir?


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 10 Mayıs 2020 Kerim Usta

Samt Nedir?

Samt
Samt, lüğaten susmak ma’nasınadır. [Men samete necâ. Essamtu hikmetun. Men kesura kelâmuhu kesure sakatuhu.] vârid olmuştur.

Samt, âfât-ı lisândan bâis necât ve selâmet ve müvâfık-i hikmet ve mûcib-i vakar ve rezânettir. Bil’aks (aksiyle) kesret-i kelâm sebeb-i kesret-i hatâyât ve zellât olduğundan müntic-i nedâmettir. Ancak vâcib olan şer’-i şerifin i’tibârıdır. Muktezâyı emr ve nehyi gözeterek mizân-i şer’ tekellümi iktizâ ederse tekellüm ve sukûti iktizâ ederse sukût eylemektir.

Ba’zı evkâtte sukût sifât-i haseneden ve gâh nutk simât-i müstahseneden olur. Hakdan sukût eyleyen şeytân-i ehres (dilsiz şeytân). Hakkın ğayriden sukût âdâb-ı hazaretdir.

Hukemâ; samt ve tefekkür ile vâris-i hikmet olmuşlardır. Ba’zan bir meclisde hikem ve hakâikden tekellüm eden zâta bilâ ihtiyâr samt ve sukût âriz olur. Ve bu keyfiyyet kendisinden a’lem ve ekdem bir zâtın meclis-i tekellüme dâhil ve hâzır olmasındandır. O zâtın vürûdundan ma’lûmât olmazsa te’sîrât ve kuvvet-i uluvviyyet hâl-i makamından neş’et eder. Ba’zan bilâ ihtiyâr hâl-i sukût âriz oluyor. Bu, meclisde îrâd olunan kelâmı istimâa ehl-i mahrem olmayan kimse mevcûd olmasındandır.

Lisân-ı mütekellim hıfz ve vikâye buyuruluyor. Meşâyih-i tarîkat ba’zan meclisde cereyân eden kelâmı istimâa ehl olmayan ecsâm ve ervâhin mevcûd olması sebeb-i sukût olur, demişlerdir. Avâmın samt ve sukût-i lisân ile urefânın (ariflerin ) kulûb ile muhibbînin esrâr-ı muhabbetden samt ve sukût olur.

Metnin evvelindeki Arabi üç cümlenin tercemesi:

Men samete necâ (kim sukût ederse necât bulur).

Essamtu hikmetun (susmak hikmettir).

Men kesura kelâmuhu kesura sakatuhu (kimin kelamı çok olursa kelamında hatası da çok olur).

Erriyâd ut-Tasavvufiyye

Abdülhakîm Arvâsî (Üçışık) Hazretleri

Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir