Şah İsmail ile Sultan Selim’in Mücadelesi

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 17 Eylül 2021 Kerim Usta

Bu arada Şadi Paşa: “Bana padişahımızın fermanı ancak Amid’e kadardı” diyerek, askerini toplayıp Sivas’a doğru yönelmiştir. Bunun üzerine İdris-i Bitlîsî ile Bıyıklı Mehmed Paşa da Pâdişah’tan tekrar yardım istemiştir. Sultan Selim, Karaman Beylerbeyisi Husrev Paşa’yı yirmi bin kadar askerle Diyarbakır-Mardin taraflarına yardımcı göndermişti. Harput Kalesi’ni yolda iken üç gün muhasaradan sonra almışlardı.

Bu sırada Kara Han, Şah İsmail’den gelen taze kuvvetler ile Mardin Kalesi’ni tahkim etmişti. Husrev Paşa Fırat nehrini geçti ve Bıyıklı Mehmed’in ordusu ile birleşti. Kara Han’da Safevî askerini Pîr mevkiindeki Türkmen aşiretleriyle birleştirmek için ilerlemişti. Mardin civarında Koçhisar yakınında Dede-kargın mevkiinde iki ordu karşılaştı

Koçhisar ya da Dede-kargın zaferinin tesiri çok büyük olmuştur. Savaşı müteakip, Ergani, Sincar, Çermik, Birecik, Rakka, Hasankeyf, Urfa, Siirt kapılarını Türk ordularına açmışlardır. Ayrıca Güneydoğu Anadolu’daki, Rûşeni, Hariri, Sencarî, Cezirevî gibi bazı Arap ve Kürt aşiretleri de Osmanlı kuvvetlerinin itaatı altına alınmıştır

Mardin Kalesi kumandanı olan Ustacaluoğlu Kara Han’ın kardeşi Süleyman Kale’yi teslim etmemişti. Bir yıl kadar sonra Sultan Selim, Arap diyarının fethinden dönerken, Bıyıklı Mehmed’i Mardin Kalesi’nin fethi için gönderdi. Bıyıklı Mehmed Paşa, bir miktar askerle varıp şehri zorla alarak, Ustacalu Süleyman Bey’i öldürmüş, bölgeyi Safevî-Kızılbaşlar’dan Nisan 1517’de temizlemiştir

Mardin Kalesi’nin ele geçirilmesi ile mesele nihayete ermemişti. Safevîler’in elinde kalan Hısn-ı Keyfa Kalesi de Bitlis hâkimi Şeref Bey, Sason hâkimi Mehmet Bey, Hizan hâkimi Davud Bey, Melik Halil Bey ve diğer Kürt ümerası ile birlikte İdris-i Bitlîsî’nin aracılığı ile sulhen teslim olmuştur. Burası tekrar Melik Halil Eyyubî’ye verilmiştir. Bundan sonra Savur, Urfa ve Çermik kaleleri de alınmıştır

Güneydoğu Anadolu’nun Osmanlı Devleti’ne bağlanmasında en çok emeği geçen Bıyıklı Mehmet Paşa ile İdris-i Bitlîsî’ye Sultan Selim, hil’at, bahşiş ve kılıçlar hediye etmiştir. Ayrıca Kürt beyleri için yirmi beş yük akçe, beş yüz hil’at ve on yedi sancak ihsan buyurmuşlardır

Sonuç: Sultan Selim’in Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu siyaseti başarıya ulaşmış gözükmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki teshir harekâtı sonucu Diyarbakır ve havalisi itaat altına alınmıştır. Nusaybin ve Urfa dahil olduğu halde Irak-ı Arab’ın kuzey kısmı ve Musul, Osmanlı Devleti’ne dahil olmuştur. Güney’de ise Bağdat’a doğru ve Mısır Memlukları’nın hükümettiği yerlerden; Tarsus, Adana, Antakya, Halep Osmanlı Devleti’nin hedefi altına alınmıştır

Nihayet 1516’da Mercidâbık’ta yapılan savaşta Mısır Sultanı Kansu Gavri öldürülerek, ordusu mağlup edilmiş ve Mısır Memlûkluları’nın elinde olan; Malatya, Divriği, Darende, Behisni, Gerger, Birecik, Kahta, Ayıntâb (Antep), Şam, Halep, Antakya, Hama, Humus gibi önemli şehirler ve kaleler Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır

Sultan Selim ise, tamamen İran topraklarını zaptederek Safevî Devleti hâkimiyetine ve Şiilik Mezhebi’ne son vermek istediğinden barış teklifı sonuçsuz kalmıştır. Safevî elçisi Saru-Şeyh Yedi Kule zindanına gönderilip hapsedilmiştir

Sultan Selim, Anadolu’nun birliğini sağlamış, Osmanlı Devleti’nin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu sınırlarını aleyhte değişmeyecek şekilde genişletmiştir. Anadolu’daki Osmanlı topraklarını; Çoruh boyunda Yusufeli, Fırat nehri başında Erzurum, Aras başında Karayazı, Murat Suyu boyunda Hınıs ile Muş, Dicle nehri boyunda Pervâri, Zaho ve Musul’a varıncaya kadar genişletmiştir. Bu çizginin batısındaki; İspir, Tercan, Kiğı, Bingöl, Kulp, Bitlis, Hizan, Siirt, Cizre, Şırnak, Te’1-Afer ve Sincar bölgeleri Osmanlı ülkeleri hudutları içerisine alınmıştır.

Sultan Selim, Anadolu’nun birliğini sağlamada Akkoyunlu beylerinden de yararlanmış, bunlara Doğu Anadolu’da dirlikler vermiştir. Bu sayede, Kuzey Irak, Musul, Kerkük, Erbil  vilayetleri Türkiye’ye katılmıştır. Sultan Selim, Safevîler ve Memluklar’dan şimdi ki; Adana, Gaziantep, Hatay, Urfa, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Muş, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Erzincan vilayetlerini aldığı gibi Dulkadırlu Beyliği’ni de -Maraş ve Elbistan havalisi- doğrudan doğruya Türkiye’ye ilhak etmeyi başarmıştır

Sultan Selim, Osmanlı ülkelerine kattığı Anadolu topraklarını, ilelebet Şii-İran tehlikesinden ve Fars kültüründen korumak istiyordu. İran’a ikinci bir büyük sefer yaparak Safevîler’i ortadan kaldırmayı düşünen Sultan Selim, “İbrişim yasağı” olarak bilinen İpek ticaretinde İran’a boykot kararı almıştır. İran’daki Safevî Devleti ile her türlü iktisadî ilişkileri yasaklamış, Antep konağından valilere tamim göndererek, yasağa uymayan tüccarların mallarının müsaderesini istemiştir. Ayrıca İran’a silah ve demir ihracı da yasak edilmiştir

Sultan Selim, Ehl-i Sünnet ve bu mezhepler üzerinde kurulan “Din yolu”nda bütün Müslümanları birleştirip, onların başı ve Peygamber vekili olmak için uğraşıyordu. İslamiyeti fetih yolu ile Avrupa Kıtası’na yaymaya çalışıyordu ve bunun içinde Roma İmparatorluğu ile Abbasi Devleti’nin hükmettiği bütün ülkeleri idaresi altına almak, Dünya’nın bu yarısında; Pâdişah, Sultan ya da Halife olmak istiyordu. Bunu yapmak içinde kendine göre, ilk önce İslam Dini’ne aykırı giden Alevilik ve Şiiliği kaldırmak gerektiğine inanıyordu

Sonuç olarak; Şiilik anlayışı bugünkü gibi, yalnız İran’ın içinde kalmaya mahkum olmuştur. Anadolu coğrafyası Safevî-Kızılbaş tehlikesinden kurtarılmış, Safevîler’in gücü iyice zayıflamıştır.

Konuyu okumaya devam et.  Sayfa 5

Yazar: Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

1 yorum

  1. muhterem hocamız saygılar sunarak yazınız mükemmel,şu hususu hatırlatmak isterizki,akkoyunlu,nun
    kuruluş noktası “Bayburt”sünür,dür”daha sonra d.bakır ve tebriz olmuştur.”Türkiyemize müjde”hoca ahmet
    yesevi ve hacı bektaşı velinin”soyu ve boyu”hz.ali.r.a..oğlu Muhammet hanefi,dir”türbesi “Bayburtta.
    not:Bayburtta 60 yakın Sahabei kiramların kabir ve makamları vardır.
    “Yavuz sultan selimi rahmetle anıyoruz.ruhu şad olsun.saygı ile.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir