Ramazanın Kalbi Mukabele

Bu Konuyu Yazdır
Mukabele nedir?

Mukabele karşılık verme, karşılıklı okuma anlamına gelir. Bir kimsenin Kur’an’ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve onu dinleyen topluluğun da sessizce Kur’an’dan takip etmesine “mukabele” denirmukabele
Edebiyat terimi olarak mukabele nedir?Aralarında tezat ve tekabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurma diye tanımlanmıştır.
Mukabele nasıl ortaya çıkmıştır?Hz. Muhammed’e 610 yılında ilk vahyin gelişiyle başlayan Kur’an’ın indiriliş süreci, 632 yılına kadar, yaklaşık yirmi üç yıl devam etmiştir. Peygamberimizle Cebrail, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur’an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlardı. Önce Cebrail okur Peygamberimiz dilerdi. Daha sonra da Peygamberimiz okur, Cebrail dinlerdi. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez tekrarlanmıştır. Böylece Kur’an ayetlerinin unutulmasına meydan verilmemiştir. Peygamberimizin bu davranışını kendilerine örnek alan Müslümanlar, bunu dini bir gelenek olarak günümüze kadar sürdürmüşlerdir.
Mukabele’de Kur’an-ı Kerim okumanın adabı

1- Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek

2- Kur’an’ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak.

3- Kıbleye yönelmek.

4- Allah Teala’nın: “Kur’an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” ayeti (Nahl, 98) mucebince Kur’an okumaya başlarken euzü çekmek.

5- Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek.

6- Okunan Kur’an ayetlerini huşu ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek.

7- Sesi güzelleştirmek ve Kur’an’ı tane tane okumak.

8- Aceleci davranmamak.

9- Med kaidelerine uymak.
Sözlükte mukabele hangi anlamlara gelmektedir?

1- Karşı karşıya bulunma, karşılık, karşılama: Biri diğerinin mukabelesindedir.

2- Karşı gelme, karşılık verme, karşı durma, aynen karşı koyma.

3- İki şeyi, mesela müsvedde ile temizini yan yana koyarak veya okuyarak uygunluğuna bakma, tatbik etme, karşılaştırma.

4- Karşı karşıya yapılan zikir ve sema.

5- Camilerde hafızlarla Kur’an’ı açık tutanların karşılıklı Kur’an okumaları.

Bilmukabele nedir?

Bilmukabele; Karşılık olarak. (Davranış töresinde) Ben de, size de, sizlere debilmukabele

Birinin söylediği söze karşılık söylenen “ben de, size de, sizlere de” anlamında kullanılan bir söz.

Hazreti Peygamber (asm) ve Mukabele Sünneti…

Mukabele kelimesinin manasıMukabele lugatta; karşılaştırma, yüzleştirme, karşılık verme; aralarındaki farkı ortaya çıkarmak için metinleri mukayese etme, Ramazanda hafızların cemaat huzurunda Kur’ân okumaları manalarını taşımaktadır.

Hazreti Peygamber (asm) ve mukabele sünneti “Mukabele”, Kur’ân tarihi ile ilgili bir terimdir. Cibril’in (as) her sene Ramazan ayında gelip Kurân’ı Hz. Peygamber (asm) ile karşılıklı müzakere etmelerini, birbirlerine okumalarını ifade eder.

Kurân’ın Allah (cc) tarafından indirildiği şekilde muhafazası, ayet ve surelerin tertibinin doğru olarak tespiti ve bunun kontrolü için Cibril (as) her sene Ramazan ayında, bir rivayete göre Ramazan ayının her gecesinde, Hz. Peygamber’e (asm) gelirdi. Hz. Peygamber (asm) Kur’ân ayetlerini Cibril’e (as) okurdu. Buna “arz” denir. Aynı ayetleri, mukayese için, bir de Cibril (as) okurdu ki buna da “mukabele” denir.

Kur’ân, Hz. Peygamber’e (asm) ayet ayet nazil olduğundan her ayetin yeri, hangi surenin neresine yazılacağı Cibril (as) tarafından bildirilirdi. Resul-i Ekrem (asm) de vahiy katiplerine bu şekilde yazdırır, hafızlar da buna göre ezberlerdi. Kur’ân böyle özel bir itina ile ezberlenir ve yazılırken; Cibril (as) her senenin Ramazanında Resul-i Ekrem’e (asm) gelir, nazil olan ayetler müdarese ve tekrar arz edilmek suretiyle takrir edilirdi. (Sahih-i Buhari Muhtasarı)

Cibril’in (as) Peygamber’e (asm) Kurân’ı her sene muaraza etmesinin gayesi, Allah’tan (cc) Peygamber’e (asm) vahy ettiği Kurân’ı kendisindekiyle karşılaştırmasıdır. Bunu da baki kalanın kalması, nesh olunanın gitmesi için bir pekleştirme, sabitliğini ebedi kılma ve bir koruma olarak yapıyordu. Bu maksat için Hz. Peygamber (asm), ömrünün son yılı içinde Kurân’ı Cibril’e (as)iki defa arz etti. Cibril (as)de Kurân’ı onunla böylece iki kere mukabele etti. “Mukabele”, Kurân’ın yazılması ve hafızlar tarafından ezberlenmesi dışında her sene tekrarlanan üçüncü ve önemli bir “koruma garantisi” niteliği taşımaktadır. Bu “Zikri (Kurân’ı) biz indirdik, O’nun koruyucusu da elbette biziz.” (Hicr, 9) ayetinin Asr-ı Saadet’te gerçekleşmiş bugün de devam etmekte olan bir mucizesinden başka bir şey değildir.

Ramazan ve mukabele Kurân’ın Ramazan’da nazil olması (Bakara, 185), Kur’ân okumanın özellikle Ramazan’da kat kat mükâfatlandırılacağı müjdesi, Müslümanların bu ayda en çok Kurân’la meşgul olmalarına sebep olmuştur. Bu sebeple “Kur’ân ayı” olan Ramazan’da cami ve evlerde “mukabele”ler okunur, hatimler yapılır.

Aslı, Cibril’in (as) Kurân’ı Hz. Peygamber’e (asm), doğru tespiti ve korunması için, okuması olan “mukabele”, Müslümanlar arasında köklü bir gelenek halinde günümüze kadar gelmiştir. Bu gelenek bugün de bütün canlılığıyla sürdürülmektedir. Kur’ân okuma bilsin, bilmesin, Müslümanlar dinlemek suretiyle huzur bulmakta ve sevap ummaktadırlar. Mukabele suretiyle Kur’ân okuyup dinlemenin başkalarını Kur’ân okumaya teşvik etmesi, okuyan ve dinleyenler üzerinde ruhi bir sükûnet meydana getirmesi, sevap kazandırması gibi birçok faydası vardır. Ancak para karşılığında okumak ve okutmak caiz değildir.

Osmanlılar zamanında da özellikle ikindi namazından sonra mukabele okunurdu.

Mukabele ve meal-tefsir Kur’ân, hükümleri öğrenilip anlaşılmak ve tatbik edilmek için gönderilmiştir. Bu bakımdan “mukabele”, okunan ayetlerin kısa açıklaması yapılarak dinleyenleri bilgilendirmek açısından iyi bir fırsattır. Ehil kişiler tarafından belli bir program dahilinde bu uygulanırsa İslami bilgi ve kültür düzeyinin yükselmesine önemli katkıda bulunabilir.