Honore Balzac Sözleri

* Altından zincirler en ağır olan zincirlerdir.
* Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.
* Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.
* Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.
* Dünyada bir kadın için, herhangi bir erkeği etkisi altına aldığını bilmesi kadar zevkli bir şey yoktur. Daha Fazlasını Oku

Iguazu Nehri ve Şelaleri

Brezilya ve Arjantin sınırında böyle çarpıcı bir manzaralar görülebilir. Iguazu Nehri tropik bir ormanda geçer ve birçok yerde girinti ve çıkıntılara raslar.Ortaya ise böyle harika bir nanzarayı seyretmekten başka bir şey kalmıyor.Toplam genişliği 2700 m olan Iguazu Şelaleleri’nde, ortalama 1.700 m³/s, uzun yağışlardan sonra ise 7.000 m³/s su, iki basamak halinde 75 metreden dökülür.
Tamamen doğanın gücünü ve keyfini görebileceğimiz dünyadaki sayılı yerlerden birni seyretmeye buyrunuz. 🙂

iguazu Nehri ve Şelaleri

Daha Fazlasını Oku

Yaşamayı Bilenlerin El Kitabı

SAĞLIK:

1. Çok su için.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın — Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın. Daha Fazlasını Oku

Anne Kimdir?

Anne kimdir diye sorsak, ne cevap verirdiniz?

* Anne; çocuk sahibi olduğu andan itibaren asla normal olmayan-olamayan kişidir.
* Anne; tepesine şimşek düşer diye yağmur yağarken çocuğuna dışarı çıkmayı yasaklayan kişidir.
* Anne; “zararlı” diye yasakladığı her şeyi, “bana bi şey olmaz” diyerek yapan kişidir.
* Anne; cep telefonunu asla açmayan, ama üç gün sonra “beni mi aradın sen?” diye cepten arayan kişidir.
* Aslında şarjı bitmiş telefonuna bozuk muamelesi yapan ve sizin de aynısını yapmanızı bekleyen kişiye de anne denir. Daha Fazlasını Oku

Yaşlı Çobanın Hikayesi

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:

“Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık”.

Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur’an’ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken : Daha Fazlasını Oku

Doğru Diş Fırçalama Nasıl Olur?

Doğru diş fırçalama en az iki dakika yani tam 120 saniye sürse de, çoğu yetişkin dişlerini bu kadar süre fırçalamaz. En az iki dakika fırçaladığınızdan emin olmanız için zaman tutabilirsiniz. Dişlerinizi doğru bir şekilde fırçalamak için kısa ve nazik hareketlerle fırçalayın, dişeti çizgisine özel önem gösterin ve dişlerin arka kısımlarına, bilhassa dolgu, kuron ve diğer restorasyonların çevresindeki alanlara ulaşmaya dikkat edin. Daha Fazlasını Oku

Ünlülerden Komik Gaflar

İZZET YILDIZHAN
“Fransızlar amma kültürlü, ufacık çocukları bile Fransızca konuşuyor.”
GÜLBEN ERGEN
“Sizin karşınıza iyi çıkabilmek için elimden gelenin en iyisini yaptım. Her geleni yaptım.”
SERDAR ORTAÇ
“Konuşmayın! Ağzınızı öldürürüm!..” (Konserde ses çıkaran hayranlarına itafen)

Daha Fazlasını Oku

Elektrik Devrelerinde Akım ve Gerilim

Elektrik devrelerinde akım ve gerilim konulu makalemizde elektrik devreleri, elektirk akımı, atomun yapı özellikleri gibi konulara ulaşabilirsiniz.

STATİK (DURGUN) ELEKTRİK

A. ATOMUN YAPISI VE ELEKTRİK YÜKLERİ

Atom, ortada çekirdek ve çevresinde dolanan elektronlardan oluşur. Atomun çekirdeği proton ve nötronlardan oluşmuştur. Çekirdekteki nötronlar yüksüz ve protonlar pozitif (+) yüklüdür. Çekirdeğin çevresinde dolanmakta olan elektronlar ise negatif (-) yüklüdür. Atomlarda hareketli olan parçacıklar sadece elektronlardır. Bundan dolayı elektrikte yük hareketi elektron hareketiyle gerçekleşir. Pozitif yükler hareketsizdir.

• Bir atomda pozitif yükler ile negatif yükler birbirine eşit ise buna nötr (yüksüz) atom denir. Daha Fazlasını Oku

Hasan Boğuldu Efsanesi

Bugün olduğu gibi 1800’lü yılların sonlarında da Edremit Pazarı çarşamba günleri kurulurdu. Yörenin tüm köylüleri çarşamba günleri Edremit’e gelir malını satar, ihtiyacını alırdı. Kazdağı’nın 1500 m. yüksekliğinde, Sarıkız Zirvesi’nin eteğinde kıl çadırlardan kurulu Yüksek Oba’nın güzeller güzeli kızı Emine de böyle bir çarşamba günü Edremit pazarına iner ve Zeytinli Köyü’nün yakışıklı delikanlısı Hasan ile gözgöze gelir. Sevdalanan iki genç her çarşamba günü buluşurlar. Emine, beş saatlik yoldan getirdiği sütü, peyniri, balı Hasan’a verir; bahçıvan olan Hasan’dan da ihtiyacı olan en güzel sebzeyi, meyveyi alırdı. Pazar dönüşü birlikte Zeytinli Köyü’ne kadar yürürler, Emine oradan ayrılır ve daha dört saat sürecek olan zahmetli dağ yolundan obasına dönerdi.

Gençler evlenmeye karar verirler. Hasan’ın iç güveysi olarak obaya gitmesi söz konusudur. Onu babasız büyüten annesi, oğlunun mutluluğu uğruna yalnız kalmaya razıdır. Emine’nin ailesi ise bu evliliğe karşı çıkar. Oba, yörük obasıdır. Emine de yörük kızı. Aile, Hasan’ın zor doğa şartlarına dayanamıyacağını, onun ovalı bir hanım evladı olduğunu düşünür. Fakat gençler birbirlerini çok sevmektedir. Emine ve Hasan’ın gittikçe büyüyen aşkı karşısında aile, töre gereği Hasan’ı sınamaya karar verir. Sınav başarılı olursa Emine’yi istemiş olan obanın gençleri de yiğitlik gösteren Hasan’ı kabulleneceklerdir. Hasan annesi ile helalleşir, anlaşma gereği 40 okka (yaklaşık 60 kilo) tuz dolu çuvalı sırtlanır ve Emine ile obaya doğru yola çıkarlar. Önlerinde dört saatlik zorlu bir dağ yolu vardır. Bir saat sonra Beyoba Köyü’ne varırlar. Tuz Hasan’ın sırtını yakmaya başlar. İkinci saatte Sutüven şelalesine ulaşırlar. Yol dere içinde kaybolurken, büvetin içinde taştan taşa atlayarak ilerlemek zorunda olan Hasan iyice yorulur. Dizleri titremeye başlayan ve Emine’nin arkasında çabalayan Hasan, terleyen sırtına nüfuz eden tuzun da yakıcı etkisiyle artık dayanamaz hale gelir ve Gökbüvet’e (Hasanboğuldu Göleti) geldiklerinde gücü biter ve dayanılmaz bir acıyla yere düşer. Emine çaresizlik içinde Hasan’ı yüreklendirmeye çalışır. O, erkeğinin başaracağına ve köye başları dik varacaklarına inanmıştır bir kere. Ancak Hasan ayağa kalkamaz. Emine’ye yalvarır, başka yerlere kaçmayı teklif eder. Emine ise katıdır, ailesine ve obasına söz vermiştir. Hasan’ın yakarışlarına yanıt vermez ve çuvalı sırtladığı gibi, Gökbüvet’in yanından yokuş yukarı yardırarak, obanın yolunu tutar. Hasan ise ardından: ”Beni bırakma, senin köyüne gelemiyorum, köyüme de dönemem” diye acı acı haykırır. Emine derenin uğultusuna karşın Hasan’ın umutsuz çığlıklarını hep duyar. Obaya vardığında bile Hasan’ın yakarışları hâlâ kulaklarında çınlar, çok pişman olur ve geri dönmek ister; ancak ailesi gece vakti onu ormana bırakmaz.

Sabahın ilk ışıkları ile Emine, doğru Gökbüvet’e koşar ama Hasan yoktur. Annesine gider, Edremit’e koşar; ancak kimse Hasan’ı görmemiştir. Bir daha obasına dönmeyen Emine kulaklarında Hasan’ın onu çağıran sesiyle dere boyunca mecnun gibi dolaşır durur. Günler sonra Hasan’a hediye ettiği çevreyi Gökbüvet’in çılgın suları içinde farkeder. ”Yanına geliyorum Hasan” diyerek bu çevre ile kendini ulu çınara asar. O günden sonra Gökbüvet’in adı Hasanboğuldu, dallarını büvetin suları içine sallandıran çınarın adı da Emine Çınarı adı ile anıldı.