Oliver Cromwell Hakkında Bilgi


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 21 Ekim 2019 Kerim Usta

Oliver Cromwell (d. 25 Nisan 1599 Huntington – o. 3 Eylül 1658 Londra) bir İngiliz siyaset adamı, asker ve devlet yöneticisi olup İngiltere’nin yönetim biçimini krallıktan Cumhuriyet’e çevirmiş ama 1650′den ölünceye kadar Devlet Koruyucu Lord unvanı ile ülkeyi tek başına idare etmiştir.

Erken yaşamı
Annesi tarafından Tudor hanedanı sırasında devletin baş idareciliğini yapmış reformcu Thomas Cromwell’e dayanır. Oliver Cromwell 1599da ülkenin doğusunda bulunan Hauntigton şehrinde iyi tanınmış bir Çiftlik sahibi aileye doğmuştur. Yüksek tahsilini Cambridge Üniversitesi’nde yapmıştır. İngiliz devletinin resmi Protestant mezhebi dışında daha köyü dinsel ve yaşama kaidelerine uymaya çalışan Puritan mezhebine bağlı olup çok dindar bir kişi idi. İngiliz hükümeti tarafından din muhalifleri olarak devamlı sıkıştırıldıkları için genç Oliver Cromwell Amerika’ya göç etmeye karar vermişti ama krallık Puritanların göç etmesini yasaklayınca ailesi yanında kaldı. 1620de Elizabeth Bourcier ile evlendi.

1628 yılında hayatının yönünü değiştiren bir olay olarak Londra Parlementosu’na mebus olarak seçildi. Bu Parlamento’da özel siyah fakat tam uymayan sade giysileri ile ve yaptığı konuşmalarda ki gösterdiği hareretili basitlik ve belagat oldu. Fakat bu Parlemento 1629de feshedilid. Cromwell babasının çiftliğine çekilip çok dinsel inanış gösteren bir kırsal gentilmen olarak yaşamaya başladı. 1640da sonradan Uzun Parlamento adı verilecek Parlemento’ya Cambridge Üniversitesi mebusu olarak seçildi. Bu Parlemento’da papalık ve krallık konularında yaptığı çok telin edici konuşmalarala tanındı. İngiliz Kralı İ. Charles tarafından yapılan yüksek harcamaları karşılama için vergi artırma gerefğiyle çağrılmış olan bu Parlemento kralın istediği vergileri artırmayı kabul etmediği için krala karşı düştü ve Ocak 1642de Parlamento ile Kral I. Charles’in çekişmeleri bir İç Savaş’a dönüştü. Ülke Parlemento taraftarı ve Kral taraftarı olarak ikiye ayrıldı. Oliver Cromwell bu resmi Protestan mezhebi episkoplizm ve o mezhebin başı olan kralın aleyhinde olan gelişmeleri Allahın inanmazlara karşı gönderdiği bir işaret olarak kabul etmekteydi ve bu çekişmede Allahın yeğlediği Puritanların bu mücadelede galip çıkacağına inanmıştı.

Bir gentilmen-çiftçi olarak ve kırsal bir alanda yüksek tabakadan bir kişi olarak Oliver Cromwell çiftliğinde çalışanlara Parlemento tarfından kurulan yeni orduya yazılmaları izini vermişti. Kendisi de Parlemento hizmetinde subay olarak askerliğe başlamıştı.

Siyaset yaşamı bir çok çelişki ile doludur. Kurmuş olduğu parlamentoyu askerlere verdiği emirle dağıttırmış, dinde inanç özgürlüğünü savunurken, dine hakaret edenlere işkence uygulanmasına izin vermiştir.

İrlanda’ya yaptığı bir seferden sonra Cromwell’in sağlık durumu kötülemiş, en sevdiği kızı Elizabeth’in kanserden öldüğü Ağustos 1658′de sıtmaya yakalanmış ve 3 Eylül’de Whitehall’da olmuştur. Naaşı 10 Kasım’da gizlice Westminster Abbey’ye getirilerek toprağa verilmiş; 13 gün sonra da devlet töreni yapılmıştır.
Kalıntı Parlamento’yu dağıtma söylevi
Kalıntı Parlamento (Rump Parliament) adıyla anılan, birbirleriyle klik çatışmaları ile vakit geçirip hiçbir siyasi karar alamıyan, hatta yeni parlamento üyelerini seçimi konusunda da bile bocalayan bu Parlemento’yu 20 Nisan,1653de General Oliver Cromwell 40 tüfekli asker getirerek bir söylev verdikten sonra feshetmiştir. Bu söylevin sözleri şunlardır:

Acele Edin ve Defolup Gidin……’Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim. Siz ki fitneci, fesatçı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her şey!! Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar, ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar, birkaç kuruş için Tanrı’ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı? Bir parça vicdan da mı yok? Atım kadar bile dindar değilsiniz! Altın sizin yeni Tanrınız olmuş! Satılığa çıkarmadığınız bir değer de kalmadı.. Ulusunuz adına iyi bir şey düşünemez misiniz? Sizi çıkarcı sürüsü, bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla kirletiyorsunuz! Tanrının kutsadığı bu meclisi, ahlak yoksunu davranışlarınızla hırsızların ini haline çevirdiniz! Halkın size verdiği yetkiyi kötüye kullandınız. Siz ki, halkın umutsuz dertlerine çare olmalıydınız. Kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz! Ama ülkeniz beni asırlardan beri temizlenmemiş bu ahiri temizlemeye çağırdı! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi. Bu şeytan ocağını yönetmeye geldim. Vay halinize! Şimdi derhal defolun!!! Acele edin rüşvetin köleleri! Acele edin, gidin!Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve defolup gidin!..

Oliver Cromwell’den sonra
Oliver Cromwell’i oğlu Richard Cromwell Devlet Koruyucu Lord unvanı alarak takip etmiştir. Fakat kısa bir müddet sonra onun ülke idaresi yeteneğinin çok az olduğu görülmüş ve ülkenin bir siyasal, ve ekonomik karmaşalık gölgesi altına girdiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine Commonwealth rejiminin İskoçya’ya gönderdiği vali olan General Monck monarşiyi tekrar geri getirme kararı ile İskoçya’dan ordusuyla gelip Şubat 1660da Parlemento’yu fesh edip Richrad Cromwell’i görevinden feragat ettirmiştir. Stuart Hanedanı’ndan (babası idam edilmiş kral I. Charles olan) II. Charles Londra’ya 23 Nisan 1661′de gelip taç giymiştir. Bu yeni Krallık rejimi İngiliz tarihçileri ile Restorasyon devri olarak anılır.

Kral II. Charles yeniden tahta çıkınca, babasının idamının öcünü gayri-insanî bir şekilde almıştır. Oliver Cromwell’in tahnit edilmiş cesedi 1661′de mezardan çıkarılarak zincirlere bağlanmış ve türlü işkencelerin ardından suçluların idam edildikleri Tyburn’da asılmış, başı kesilmiştir. Cesedi darağacının altına gömülmüştür. Kafası ise Westminster Hall’un tepesinde bir kazığa geçirilmiş ve II. Charles’in hükümdarlığı süresince burada kalmıştır.

SÖZLERİ
* Sizi alkışlayanlara aldanmayın, asıldığınızda daha çok alkışlayacaklardır.
* Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak da kalamaz.
* Tanrıya güven ama barutunu da kuru tutmaya bak.

Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir