Nisargadatta Maharaj Sözleri


Son Güncelleme Zamanı:

Nisargadatta Maharaj Sözleri

* Unutmayın, bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz.Kendinizi aşmak için kendinizi bilmek zorundasınız.
* Yapılacak birşey yok. Kendinizi bilmek, kendiniz olmak. Kendiniz olmak, kendinizi şu veya bu olmak hayalinden kurtarmak. Sadece olun. Bırakın hakiki fıtratınız zuhur etsin. Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.
* Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir? Diğer yolu deneyin; hazza ve acıya kayıtsız, onları ne isteyerek, ne de reddederek, bütün dikkatinizi “Ben-im”in ebediyyen var olduğu düzeye verin. Çok geçmeden idrak edeceksiniz ki huzur da, mutluluk da sizin kendi doğanızdır ve onları belli kanallarla aramanız karışıklık ve sıkıntıya neden olmaktadır.
* İçinizden ne yapmak geliyorsa onu yapın. Kendinize zorbalık etmeyin. Şiddet sizi katı ve donuk hale sokar. Yolunuza engel olarak dikildiklerini düşündüğünüz şeylerle savaşmayın. Sadece, onlarla ilgilenin, onları gözlemleyin, sorgulayın. Bırakın olsunlar iyi ya da kötü. Fakat kendinizi onlara sakın kaptırmayın.
* Hiçbir şey olmadığımı gördüğümde bu, hikmettir. Herşey olduğumu gördüğümde bu, sevgidir. Hayatım bu ikisi arasında gidip gelmekten ibarettir..
* Beden kendi ölçüsünü bilir ama zihin bilmez. Onun istekleri sayısız vesınırsızdır.Zihninizibüyük bir dikkatle,sebatla gözlemleyin. Çünkü tutsaklığınızın da özgürlüğünüzün de anahtarı onda yatar…
* Gerçek bir arayış içinde olan kişi, kendini arayan kişidir.
* Gerçek bir arayış içinde olan kişi, kendisini arayan kişidir. Biri dışında tüm sorulardan vazgeç: Ben kimim ? Her şeyden sonra, emin olduğun tek gerçek senin var olduğundur. “Ben” kesindir. “Ben buyum” ise değildir. Gerçekte ne olduğunu bulmak için uğraş. Ne olduğunu bilmek için ise önce ne olmadığını araştırıp bilmelisin. Sen olmayan her şeyi -bedeni, duyguları, düşünce-leri, zamanı, uzayı, şunu ya da bunu- somut ya da soyut, sen olarak algılayabileceğin her şeyi keşfet. Algılama fiilinin kendisi, senin algıladığın şey olmadığını gösterir. Akli düzeyde, ancak negatif (sen olmayan) terimlerle tarif edilebileceğini ne denli açık ve kesin bir biçimde anlarsan, arayışın da o denli çabuk sona erer ve sınırsız varlık olduğunu idrak edersin.
* Hiçbir şey olmadığımı gördüğümde bu, hikmettir. Herşey olduğumu gördüğümde bu, sevgidir. Hayatım bu ikisi arasında gidip gelmekten ibarettir..
* Mükemmellik, bütün canlı varlıkların ve insanın kaderidir. Aydınlanma fikri zihinde belirince, ‘olasılık’ bir kesinlik halini alır. Bir canlı varlık, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır; çünkü bu içeriden doğru gelen ilk mesajdır. O kök salacak, gelişecek ve zamanı geldiğinde en mübarek şeklini alacaktır.
* Başkalarını kendiniz gibi sevdiğiniz yapmacığına girmeyin. Siz onların sizinle bir olduklarını idrak edinceye kadar onları sevemezsiniz. Olmadığınız gibi görünmeye kalkışmayın, olduğunuz olmayıda reddetmeyin.
* Sizin başkalarına olan sevginiz sizin kendinizi bilmenizin sonucudur,nedeni değil… Kendini idrak olmadıkça Hiçbir erdem hakiki değildir. Ne zaman bütün kuşkulardan uzak olarak bilirsinizki aynı hayat, var olan her şeyin içinden akıp gitmektedir ve siz o hayatsınız, işte o zaman her şeyi doğal olarak ve kendiliğinden seversiniz.
* Dünyanızın zihninizden bağımsız olduğunda ısrar ediyorsunuz… Bu nasıl olabilir ? Başka insanların zihinlerini bilme arzunuz, kendi zihninizi bilmeyişinizden dolayıdır… Önce kendi zihninizi bilin, o zaman başka zihinler sorusunun ortaya çıkmadığını fark edeceksiniz; çünkü başka insanlar yoktur. Siz ortak faktörsünüz, zihinler arasındaki tek bağlantı sizsiniz.
* Öğretebileceğiniz tek şey anlayıştır. Gerisi kendiliğinden gelir.
* İhtiyaç duyacağınız tek şey sükuna kavuşmuş bir zihindir. Diğer her şey zihniniz sükuna kavuştuğunda doğru bir şekilde olacaktır. Tıpkı güneş doğduğunda dünyadaki hayatı canlandırdığı gibi benliğinizin farkındalığı da zihninizi değiştirecek, sakin ve istikrarlı öz farkındalığın ışığında iç enerjileriniz uyanacak ve zahmetsizce mucizeler yaratacak.
* Yalnız bir tek hata yapıyorsunuz: Siz içi dış, dışı iç gibi kabul ediyorsunuz. İçinizde olanı dışınızdaymış gibi, dışınızda olanı ise içinizdeymiş gibi algılıyorsunuz. Zihin ve duygular dışsaldırlar, fakat onları yakın ve mahrem iç hayatınız olarak kabul ediyorsunuz. Dünyanın nesnel olduğuna inanıyorsunuz, ama o tümüyle psişenizin bir projeksiyonudur. Temel yanılgı budur…

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir